İHD ÇÖZÜM İSTİYOR

Abone Ol
İnsan Hakları Derneği Batman şubesi bir yıldan fazladır sürdürdüğü kayıp eylemleri nedeniyle yapmış olduğu basın açıklamasında son dönemde artarak gelişen çatışma sürecine dikkat çekerek siyasilerin çözüm üretmeleri gerektiğini hatırlattı. Açıklamada şunlar ifade edildi; “İnsan Hakları Derneği olarak bir yılı aşkın bir süredir sürdürdüğümüz eylem ve etkinlikler ile 1990’lı yılların kâbuslarından biri olan “insanların kaybedilmelerinin” hikâyelerini paylaşmakta ve faillerinin bulunup yargılanmaları konularında kamuoyunu ve yetkilileri duyarlılığa davet etmekteyiz.
Bilgileri bizlere ulaşan insanların nasıl, ne şekilde kaçırılıp kaybedildiklerinin hikâyelerini hep beraber dinlemekte ve acılarını paylaşmaktayız.
Dün yaşananları tekrar yaşamamak için dayanışma ve sahiplenme anlayışını geliştirmek isterken ne yazık ki çözümsüzlükte ısrar eden anlayışlar nedeniyle yeniden ateş çemberinin içende yaşamak zorunda bırakıldık.
Mevcut durumda gelişen olaylara seyirci kalarak,”bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın” mantığına sığınarak ne kendimize, ne ülkemize ne de çocuklarımıza özgür ve adil bir ortam ya da gelecek bırakamayacağımızın bilinmesi gerekmektedir.
Şüphesizdir ki meydana gelen olaylarda hayatını kaybedenlerin, yaralananların aileleri en büyük acıyı yaşamaktadır. Ancak insan Hakları savunucularının ve duyarlı kesimlerin görevi bir yandan yangını söndürmek için çaba gösterirken diğer yandan evlatlarını kaybedenlerin acılarını paylaşmaktır.
İnsan Hakları savunucularının tankı, topu, silahı yok. Buna rağmen tankla, topla, silahla birbirini öldüren aynı vatanın evlatlarının kanlarının dökülmesinin önüne geçilmesi için elinden gelen çabayı gösterme zorunluluğu var.
Bunun için de insanların vicdanlarına seslenerek, yetkilileri ve sorumluları duyarlılığa davet ederek her gün yeni aileleri yakan bu ateşe “dur” diyoruz.
Değerli insan hakları savunucuları,
Ülkenin içine girmiş bulunduğu kaotik ortam muhataplık tartışmalarını ortadan kaldırmıştır. Doğru adımları atmak için illa da muhatap aramak da gerekmiyor. Kürt sorununun çözümü için atılması gereken adımlar bellidir. Yıllardır bu ülkenin aydınları, düşünürleri, bilim insanları, siyasetçileri, toplum bilimcileri ve araştırmacıları bu konudaki fikirlerini kamuoyuyla paylaşmaktadırlar.
Sorunun önündeki engeller kaldırılırsa çözüm mecrasını kendiliğinden bulacaktır. Çözümü engelleyen barikatlar ise kafatasçı, evrensel insan haklarını sindirememiş, kardeşlik söylemini diline dolandırıp gerçekleri gizleyen siyasal anlayışlardır.
Siyasal liderlerden ve mekanizmadan talebimiz siper siper gezerek naralar atma yerine ülkenin kangreni haline gelen Kürt sorununa siyasi çözümler bulmalarıdır. Askeri yetkililerden beklenen ise siyaset ve sivil anlayışları dağlara davet etmek değil rollerinin gereği olarak susmalarıdır.
Dağları mücadele alanı olarak zorunlu kılan anlayışlar nedeniyle bu ülke insan hakları alanındaki karnesinde artı yüzü görememektedir. Yargının görevini yapmaya çalıştığı ve tutukladığı Cemal Temizöz gibi insanların yapmış oldukları işler nedeniyle yargılanmamaları gerektiği iması bile demokrasiye ve evrensel insan Haklarına nasıl bakıldığının bir göstergesi olarak karşımızda durmaktadır.
Biz İnsan Hakları savunucuları olarak tek bir insanımızın bile yaşamını yitirmesini istemiyoruz. Bu nedenle yetkililerden 1 Haziran öncesi duruma geri dönülmesini, operasyonların durdurulmasını ve çatışmasızlık kararının tekrara devreye alınmasını talep ediyoruz.”