HUZUR ORTAMINDAKİ NEVROZ’UN ÖNEMİ!..

Abone Ol

Bu kentte ve bölgede Nevroz Bayramı’nın huzur ortamında kutlanmaması için ne provokasyonların yapıldığını çok iyi bilenlerden biriyim.

Çünkü bu kentte 32 yıldır aralıksız günlük köşe yazıları yazan(Son aylarda haftada üç gün yazıyorum) ve yakın tarihe tanıklık eden bir gazeteci olarak toplumun karşısındayım.

90’lı yıllarda özellikle gerilimli Nevrozlar söz konusu oluyordu.

Yüz binlerce vatandaşın katılımıyla gerçekleştirilen Nevrozlarda olayların yaşanması için dua etmekle yetinmeyen, kışkırtıcı yayınlarıyla gerilime hizmet eden büyük bir kısım yaygın medya gerçeğini unutmak mümkün değildir.

Tansiyonu yükselten yayınlar yapan malum medya, muhabirlerini bölgemize, kentimize gönderiyor, pireyi deve yapan haberlerle de kamuoyunu yanıltıyorlardı.

Huzur ortamındaki Nevroz kutlamaları için gösterilen bir çaba yoktu.

Günümüzde huzur ortamında Nevroz kutlamaları yapılırken, 90’lı yıllarda ve sonraki bazı Nevrozlarda da yasaklar söz konusuydu. Etkiye karşı tepki kaçınılmaz olduğundan, vahim olaylar da yaşanıyordu.

**

**

EFSANE/MİTOLOJİLERE İNANMIYORUM…

Bugün 21 Mart. Bugünün önemli kılan 21 Mart’ın ‘Nevroz Bayramı’ olarak kutlanmasıdır. Ön Asya, Ortadoğu’dan Balkanlara kadar neredeyse bütün halklar topluluğu farklı efsane-mitolojilere dayanarak 21 Mart’ı ‘Nevroz Bayramı’ olarak kutlamaktadır..

Bahse konu coğrafyada halklar kendilerine göre farklı bir anlam yükleyerek bayramı, kimi yumurta tokuşturarak, kimi örs üzerinde demir döverek, kimi ateşler yakarak, kimi eğlenceler düzenleyerek kutlamaya devam ediyorlar.

Hangi halkın Nevroz’u ne amaçla kutladığı meselesi üzerinde uzun uzadıya durmayı gereksiz buluyorum. Çünkü Nevroz’un yasaklı olduğu dönemlerde bu konuda çok yazı yazdım.

Tarih öncesi mitoloji ve efsanelere pek itibar etmediğimi de daha önce defalarca belirtmişimdir. Özellikle Kürt halkının Newroz’u kutlama gerekçesini bir iki cümle ile izah edeyim.

Kendisine ‘Zalim Dehak’ denilen bir diktatör, Kürt halkına kan kusturuyormuş. Zalimlikte sınır tanımayan Zalim Dehak, iki omuzu üzerinde çıkan yaraya her gün iki Kürt gencinin beynini sürüyormuş. Demirci Kawa, Zalim Dehak’ı öldürme kararı almış, amacına ulaştığında büyük bir ateş yakacağını söylemiş.

Zalim Dehak’ın öldürülmesini müjdelemek için Demirci Kawa’nın ateşler yaktığı 21 Mart günü, Nevroz Bayramı olarak tarihe geçmiş. Her 21 Mart’ta ateşler yakılmasının nedeni kısaca bu.

Efsanelere itibar etmesem de, halkıma saygılı olduğumu belirteyim. Madem halkımız Nevroz’u bu amaçla kutluyor, zalimlere karşı duruş ifade ettiğinden kutlanmasında bir sakınca görmüyorum.

**

**

Sonu ‘bayram’ ile biten her ifade, sevgi, saygı, barışı ve kardeşliği içerir. Nevroz ifadesinden sonra ‘bayram’ geldiği için, 21 Mart’tan korkmamak, ürkmemek gerekir.

Bu yazıyı 19 Mart Cumartesi günü kaleme aldığımdan, 20 Mart’ta kutlanan bayramın nasıl geçtiğini bilmiyorum. Ancak kutlamaya davete izin verildiğinden bir sorunun yaşandığını sanmıyorum.

Bu köşenin yazarı olarak 90’lı yıllarda, en zorlu süreçlerde Nevroz kutlamalarının bir parçası haline getirilmiş her sokak başında onlarca araç tekerlekleri lastiklerin yakılmasına karşı çıkıyor, bu nedenle illegal örgüt sempatizanlarının tepkileriyle karşılaşıyordum. .

“Batman’da binlerce KOAH hastası bulunuyor. Kentimizde binlerce astım, bronşit, akciğer ve

kalp hastası yaşarken, yakacağımız her lastik onların sağlığını tehdit edecektir…

Sadece hastalar değil, yaşlılar ve çocuklar da lastik dumanlarından olumsuz etkilenmektedir.

Zaten kentimiz hava sirkülasyonu açısından sorunlar yaşıyor. Hava kirliliğinin şu kış

günlerinde tavan yaptığı kentimizde bir de mahalle aralarında lastikler yakılırsa, emin olunuz

bundan son derece olumsuz etkileneceğiz. AB kapısında bekleyen bir ülkeyiz. Sokaklarında lastikler yakılan bir ülkeyi AB kabul etmez. Ama AB için değil, kendimiz için bu duyarlılığı gösterelim. Bir sokak başında yakılan lastiklerin yarattığı kirlilik, aylarca halk sağlığını tehdit etmektedir. Bu bilinçle hareket edelim” diye uyarıcı yazılarımdan asla vazgeçmedim.

Annelerimizin, bacılarımızın burunlarının simsiyah olarak evlerine döndükleri günleri de hatırlıyorum.

Şimdi bayramların serbestçe kutlandığı süreçten geçiyoruz. Lastik yerine Nevroz ateşi için odunlar yakılıyor.

Nevrozda lastik yakan siyasetçiler de beni geç anladılar.

Diğer illerde olduğu gibi Batman’da da her yaştan kadınlar, erkekler, yaşlılar, gençler, hamileler, çocuklar buldukları araçlarla veya yaya olarak bayrama katılıyorlar. Gerilimsiz, huzur ortamındaki Nevrozlar için duyarlı olalım. Bu duygu ve düşüncelerle Nevroz Pirozbe diyorum.