HUZUR NASIL SAĞLANIR?

Abone Ol
 
Herkes huzur diyor. Huzursuzluk çıkaranlar da huzur deyip durmaktadırlar. Çünkü herkes huzuru kendi çıkar ve zevkine göre tanımlar. Nemrud’un Hz. İbrahim’i ateşe atması göye huzur için yapılmıştır. Firavun, göye huzuru sağlamak için Mısırda doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini emretmiştir. Ayette ifade edildiği gibi kendi yandaşlarına derdi ki: ‘’Bırakın beni Musa’yı öldüreceğim. Rabbini bir çağırsın bakayım. Çünkü sizi dininizden çevirip yeryüzünde fitne çıkarmasından endişeliyim. ’’ Bakın firavun göye huzur için bebekleri öldürmeye kalkışıyordu. Hz. Ömer cahiliyet döneminde göye huzuru sağlamak için kız çocuğunu kuma gömdü. Fatih Sultan Mehmet göye huzur için bebek yaşındaki kardeşini öldürttü. ABD. Hiroşima ve Nagazaki’ye atom bombasını atması, senelerdir Afganistan’ı bombalaması göye huzur için yapılmıştır. Mısır, Libya, Tunus, Irak ve Suriye’de yapılan katliamlar göye huzur u sağlamak için yapılmaktadır. Türkiye’de otuz sene içinde 40 bin kişinin öldürülmesi göye huzur için yapılmıştır. Dersimde 50 bin kişinin zehirli gazlarla yok edilmesi bunun için yapılmıştır. İstiklal mahkemelerinde on binlerce alim ve Kürt aydının asılması göye huzur için yapılmıştır. Okul ve resmi kurumlarda başörtünün yasaklanması ve Kürt dilinin okullarda okutulmasına müsaade edilmemesi, göye huzur için yapılmaktadır. Şer’i hükümler yerine batı hukukunun tercih edilmesi göye huzur için yapılmıştır.
       Acaba bunları yapmakla huzur sağlanmış mıdır? Zorbalık olmadan gönüller birbirine bağlanmış mıdır? İnsanlar nefsinden, malından, çoluk çocuklarından ve ev halkından güvenli bir şekilde yatabilmişler midir? Hz. Ömer’in tek başına çıkıp mahalleleri teftiş ettiği gibi Valiler, Kaymakamlar, Bakanlar, Başbakan ve Cumhurbaşkanı polis koridoru olmadan çarşı ve pazarları rahatlıkla gezebiliyorlar mı? Herhangi bir vatandaş kollarını sallayarak yanlarına çıkabiliyor mu? Cezaevleri tıklım tıklım dolup dört kişilik odalarda on kişi yerleştiriliyor mu?  Cezaevlerinde çocuk yaştaki tutuklulara yapılan tecavüz huzurla nasıl tarif edilebilir? Şer’i hukuk talebinde bulunanlar soluğu cezaevinde buluyorlar mı? Uyuşturucu, kumar, zina, hırsızlık, faiz, tefecilik ve her türlü ahlaksızlık çoğalmış mıdır? Saymakla bunları bitirmek mümkün değildir.
  O halde huzuru bulmak için başka alternatifler üzerinde durmak gerekir. Gayri Müslim olan Avrupalılar, huzuru sarhoşlukta, meyhanede ve diskotekte bulabilirler. İslam coğrafyasındaki diktatörler de aynen Firavun gibi katliamlar yaparak geçici bir süre için de olsa keyiflenebilirler. Ancak Kur’an’da ifade edilen ve Hz. Peygamber tarafından uygulanıp bizlere tavsiye edilen ilahi emirler göz önünde bulundurulduğunda acaba yukarıdaki örneklerde zikredilen durumlara bir müslümanın huzur demesi mümkün müdür?
       Cenabı Allah yüz yirmi dört bin peygamber göndermiştir. Bu peygamberler, huzursuzluğun olduğu yerlerde huzuru sağlamaya çalışmışlardır. Bunlar her şeyin sahibi olan ve huzurun nasıl sağlanacağını en iyi bir şekilde bilen Cenabı Allah’ı temsil edip onun namına çalışmış, dünya ve ahrette huzurun nasıl sağlanacağının plan ve programını onlara sunmuşlardır.
        Cenabı Allah’ın programına bağlı kalıp gereği gibi ondan korkan bir kişi veya toplum, hiç kimsenin can, mal ve namusuna göz dikmez; nefsi için istediğini başkası için de ister; gerektiğinde mal ve elindeki diğer nimetleri mümin kardeşiyle paylaşır. Komşusu aç iken tok karınla yatamaz; yalan söylemez, verdiği söze bağlı kalır, güvenirliliğini yitirmez. Büyüklere saygı, küçüklere sevgi gösterir. Anne babaya itaatkâr olur. Rüşvet yemez, adam kayırmaz. Zararına da olsa hakkı söyler ve haktan ayrılmaz. Irkçılık yapmaz, en az kendi ırkı kadar başka ırklara da saygı gösterir. Zulüm yapmaz. Müslümanların adalet ve takva içinde yaşamaları için çaba harcar. Af edici olur ve kindar olmaz. Dünyanın ahret için bir kazanç tarlası olduğunu anlar, gerçek saadetin ahrette olduğunu bilir ve bu saadeti kaçırmamak için Kur’an ve sünnet doğrultusunda hayatını düzenler. Kumar, içki, uyuştururcu, zina, katl, hırsızlık, gıybet ve dedikoduculuk gibi onur kırıcı fiillerden uzak kalır.
        İşte bu değerler üzerine yetişen bir nesil ve bu nesilden meydana gelen bir toplum dünya ve ahret huzurunu yakalar. Maddi bazı sıkıntıları varsa da kalben huzurlu olur. Allah’a emanet olun!