*Bu şehirle yaşıt olan TPAO’nun yıldönümleri olan 10 Aralık tarihi geldi mi hüzünlenir, duygulanırım ben. 1955 Yılında ‘Belde’ olan ‘İluh’ nahiyesini önce ‘ilçe’ye sonra da ‘İl’e dönüştüren petrol şehrinin lokomotifidir TPAO…
*Gözümüzü açtığımız TPAO’da görev yapan güzel insanların çoğu şimdilerde aramızda yok ama isimleri yaşıyor. Tam 66 Yıl önce bu dağlarda ‘kara altın’ı arayan Selahattin Özkan, Süreyya Ekim, Rıfat Bayazıt, Abdurrahman Durukal, Mehmet Yamaç ve Melih Genca gibi petrolcülerin TPAO camiasına altın harflerle yazdıran o emektarları saygı ve rahmetle anıyoruz…
BU ŞEHİR ONLAR BORÇLU…
MTA’nın ilk Genel Müdürü İhsan Ruhi Berent, ilk petrolcü Cevat Eyüp-eşi Mehlika Taşman ve beraberlerindeki bazı ABD’li petrolcülerle, bu topraklarda petrol aramalarına başladıkları tarih 1934’tü. Onlar bir damla petrol bulmak için ne zorluklarla karşılaştıklarını bu sütunlarda dillendirmenin de gereği yok.
Neredeyse 70 yıl önce petrol aramalarına başlayan petrolcüleri denetleyen isim ise; dönemin İktisat yani Ekonomi’den Sorumlu Bakanı eski Cumhurbaşkanı Celal Bayar’dı.
1934 Yılında Cevat Eyüp Taşman, MTA Genel Müdürü Reşit Gencer, Hadi Galip Yener, ABD’li Harold Moses ve Woodson Batman-Midyat arasındaki petrol sızıntısını fark ettiklerinde bu coğrafyada ‘kara altın’ı keşfetmişlerdi.
Midyat-Basbirin ve Siirt-Reşan petrol sahaları derken, Raman-8’deki kuyuda fışkıran ‘kara altın’ Batman gibi bir şehri doğuruyordu.
Yukarıda isimlerini saydığımız petrolcüler aramızda yok.
Mekanları cennet olsun.
Yolların olmadığı, araç sayısının da iki elin parmak sayısı kadar olduğu bir dönemde; onlar Dicle nehrini kelek ve sallarla geçmiş, katır sırtlarında petrol sahalarına yolculuk yapmışlar.
Raman’da petrol kulesinin altında hayatını kaybeden petrol emekçileri var.
O isimsiz kahramanların adları günümüzde unutulmuş ne yazık ki.
TPAO BATMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ
GENEL MÜDÜRLÜK GİBİYDİ…
Çok değil, 30-40 yıl önce TPAO Batman Bölge Müdürlüğü’nde çalışanların sayısı 8000 civarındaydı.
Batman’ı besleyen ve bu şehrin lokomotifi olan TPAO idi.
O dönemler TÜPRAŞ, İGSAŞ ve BOTAŞ gibi kuruluşlar da TPAO bünyesindeydi.
TPAO’da çalışmak bir ayrıcalıktı.
Ankara’daki Genel Müdürlük yetkisi Batman Bölge Müdürlüğü’ndeydi.
Büyük ihaleler, alım-satım işleri Batman’da olurdu.
Batman’da yetişip Ankara’ya giden eski petrolcüler, petrol sahalarının daha da genişletilme yetkisini petrolün başkenti yani bu şehre vermişti.
İmkanlar sınırsızdı.
Ağır bakım atölyesinden İnşaat’a, Jeoloji’den Sondaj’a, Log servisinden Makine İkmal’e olan sayısız ünitelerin olduğu o TPAO artık günümüzde yok.
TPAO son yıllarda küçüldükçe küçüldü.
Yüzlerce işçinin çalıştığı o eski üniteler bir bir kapandı.
1990’a kadar TPAO altın yıllarını yaşıyordu.
Sonrasını anlatmaya gerek yok.
Çünkü imkanları sınırsız olan ‘TPAO’ artık günümüzde yok…
O BÖLGEDE UNUTAMADIKLARIM…
TPAO bünyesindeki TED Koleji, yüzlerce sporcunun yetiştiği Petrolspor Kulübü bünyesindeki milli güreşçiler ve diğer branşlarda adından söz ettiren güzel simaların bir bölümü aramızdan ayrıldı.
TPAO ve Site Kültürü kim ne derse desin, Batman’a çok ama çok güzel günler yaşattı.
Ne değerler bu camiadan gelip geçti.
Hala onların ayak izleri var TPAO’da.
Onları unutmak imkansız.
TPAO tesisleri içindeki sembol konumundaki Beyaz Saray, eski binaların bir bölümü de yok.
O taş konaklar ve eski bakım-onarım atölyeleri yerinde şimdilerde yeller esiyor.
TPAO’nun tarihine tanıklık yapan 1 nolu Misafirhane, Ekonoma ve Park resatourant da kapatılalı yıllar oldu.
Akşam saatlerinde gün batımında dolup taşan aile parkları da çoktan kapandı.
Kapalı ve Yazlık sinema yıkılalı yıllar geçti.
TPAO’nun o eski günlerini hele hele yıldönümleri geldiğinde etkinliğin yapıldığı ‘Beyaz Saray’ tesislerindeki o törenleri görünce o günlere bir başka özlem duyuyorum.
O günler gözümün önünde canlanınca unutamıyorum ve özlüyorum.
İyi ki Batman’ın TPAO’su var.
Nice yıllara TPAO…