Hizmet eden herkesi Batmanlıymış gibi bağrımıza basmak

Abone Ol

80–85 Yıl önce ‘Kara altın’ın başkenti Batman’ın temelini atanların çoğunun yurt dışından veya Batı illerinden geldiklerini biliyoruz. Batman’ın göç hareketliliğinde önemli bir merkez olmasının en büyük etkeni kuşkusuz ‘Kara altın’dır. Eğer o yıllarda petrol ürünleri sanayisine yönelik paralel bir şekilde yatırımlar yapılabilseydi, bugün birçok neslin refahının nasıl sağlandığını konuşuyor olacaktık.

Geçen hafta konuğu olduğumuz Batman Vakfı’nda konuşan Batman eski Milletvekili Afif Demirkıran’ın konuşmasında söz ettiği; “1990’lı Yılların sonunda TEİAŞ Bölge Müdürlüğü’nü Diyarbakır’dan Batman’a getirdiğimizde hedef olmuştuk ama biz bu şehrin geleceğini o yıllarda görmüştük. Her zaman söylüyorum; bu şehre hizmet eden herkesi Batmanlı olarak görelim…” cümleleri çok anlamlıydı.

GÖÇ HARİTASINDA ÖZEL YERİ OLAN BATMAN

1940’lı Yılların sonunda petrolün başkenti Batman’ın göç haritasında özel bir yere sahip olduğunu her zaman yazıyoruz.

Özellikle 1950’li yıllarda başlayan ve sonrasında devam eden yoğun bir göç hareketinin yerleşim, sonuç ve varış noktalarından biri olan Batman’ın temel harcını atanların bilinmeyen öykülerini “Sana Raman Güllük Gülistanlıktır Diyemem” eserimde değerli okurlarımla paylaşmıştım.

Her zaman yazıyoruz; Batman’ı sosyal ve kültür mozaiğine dönüştürenler ülkenin ilk petrolcüleri olmuştur.

1953’te ilk rafinerinin satın alınıp Batman Rafinerisi’nin kurulması, göç hareketliliğinde önemli bir etken olmuştur.

1990’lı Yıllarda Adıyaman’ın çevresindeki bazı petrol sahalarında kara altının peş peşe bulunması, o şehirde bulunanlara “Biz petrolün başkentiyiz” dedirtmişti.

Şimdi de aynısını komşu il Şırnak yapmaya çalışıyor ama asla bu iki şehir ‘Kara altın’ın öyküsünde Batman’ın unvanını alamazlar çünkü her başkentin tarihsel geçmişi olmalıdır.

Bu yüzden her iki şehrin de başkent unvanı alması söz konusu değil. Lakin Adıyaman’ın Şırnak’a göre; petrol tarihi daha eskiye dayansa da Adıyaman bu unvanla hiç anılmadı.

Kaldı ki ‘Kara altın’ ile özdeşleşen hep Raman ve Batman olmuş, olmaya da devam edecektir.

1955’te ülkenin ilk rafinerisinin bacaları tüttüğünde petrol ürünleri sanayisi de paralel gelişseydi, bugün farklı şeyleri, farklı ticari aktiviteleri konuşuyor olurduk kuşkusuz.

Bilindiği gibi bu şehir coğrafi konumuyla “Her yere yakındır.”

Batman’ın ulaşım yönünden de avantajını yazdığımızda, turizm potansiyeline de dikkat çekiyoruz. Şehrimiz her yönüyle zengin, bizler bu zenginliği aktif etmek zorundayız.

Batman’ın 85 yıllık kentleşme süreci, belki de üniversiteli öğrenciler için bir tez konusu da olabilir.

Batman, olumlu ve olumsuz durumlar sonucunda yaşanan göçlerle büyüyor ve gelişiyor; aynı zamanda kültürel anlamda her geçen gün zenginleşen bir ‘şehir’ olarak karşımıza çıkıyor.

O SOHBETTEN GERİDE KALAN

Yukarıda da değinmeye çalıştım…

Kısa adı BAVA olan Batman Eğitim ve Dayanışma Vakfı’nın davetinde eski Milletvekili Afif Demirkıran’ın konuşmasında dikkatimi çeken bir cümle olmuştu.

O konuşmada:

“Petrol şehrine hizmet eden herkesi Batmanlı olarak görün… 1997 Yılında Batman TEİAŞ Bölge Müdürlüğü’nü getirdiğimizde hedef olmuştuk ama enerji ve petrolün başkentinin Batman olduğunu da kamuoyuna duyurmuştuk. Kuşkusuz Batman, bir çok şehirden daha şanslı bir kent. Batman’da da Siirt’te de hizmetim oldu ama Batman benim için çok önemli ve kıymetli bir yer.”

Evet, neredeyse 43 yıldır bu gazetede Yazı İşleri Müdürlüğü görevini sürdürüyorum.

Bazı çevreler; “Diyarbakır-Bismillisin ama bu şehri hiçbir yere değiştirmiyorsun” diyenler de yok değil.

Daha 3–4 yaşındayken geldiğimiz bu şehirle birlikte büyüdük, bugünlere geldik.

Bu şehirde yabancı olsa da buraya dışarıdan gelen hiç kimse kendini yabancı görmedi, o yüzden hiçbirimiz petrolcülerin emeklerini hiçbir zaman unutmadık.

Her zaman o değerli insanların ve izlerinden giden çocuklarının hayat hikâyelerini yazılarımız ve kitaplarımızla siz okurlarımızla paylaşmayı da bir görev bildim.

Batman Vakfı’nın imza gününde ilk petrol emekçilerinin fertlerinden de birkaç ağabeyimiz konuğumuz olmuştu.

Batman’ın mektepli ilk gazetecisi Nezir Önal, Yalçın Ata ve Şevket Özerdem.

Onlar, bir Batmanlı kadar bu şehre olan bağlılıklarını anlatınca çok mutlu olmuştuk.

Evet, bu şehre hizmet ederek değer katan insanlar, topluluklar kısacası her nefes, Batman kültürünün oluşumu için önemlidir.

Batman’daki zenginliğin farkına varabilmemiz ümidiyle sevgi ve saygılar sunuyoruz.

KONGRE MERKEZİ VE FUAR ALANI

Havaların soğumasıyla birlikte festival ve fuarların da sonuna geldik.

En uzun fuar olarak bilinen Gastronomi Fuarı da geride kaldı artık.

Her zaman bölgede farklı bir modelle ön plana çıkan Gaziantep örneğini her fırsatta dillendiriyoruz.

Batman’ın kültür değerlerini yansıtacak büyük panel ve etkinliklerin yapılacağı kongre merkezinin bu şehir için ne kadar gerekli olduğunu sürekli gündemde tutmaya çalışıyoruz.

Tabii ki bu önemli mekânlarda dünya sanatçısı Ahmet Güneştekin ismiyle birlikte bu şehre mal olmuş sanatçı ve iz bırakan ilk petrolcülerin adları da yaşatılmalı.

Yeni bir fuar–festival alanı için şimdilik gündemde olan mevcut Valilik Konağı yeri en ideal yerlerden biri kuşkusuz.

Umarız, eski Vilayet Konağı’na düşünülen bu proje gerçekleşir.

Batman’ın kalbinin attığı, kolaylıkla ulaşılabilen bir mekânda festival alanı ile kongre merkezinin olmasından daha güzel ne olabilir ki?

Bu tür projelerde henüz proje aşamasındayken mutlaka şehir plancıları ve uzmanların fikirleri alınmalı.

Özetle; yeni yapılması planlanan ‘fuar–festival alanları’ ve kongre merkezi, petrolün başkentinin ortak belleğinin, kültürünün ve gelecek umutlarının yeniden şekilleneceği bir merkez olmalı.

Bölge ve şehir özellikleri dikkate alınarak mimari tasarımların yapılması ve etkinliklerin ihtiyaçlarını gözeterek hayata geçirilirse; şehirdeki toplumsal alanlarda sanatsal dokunuşların olduğu tasarımlar sadece bir mekân değil, ferah bir yaşam duygusu da yaratacaktır.

Sağlıkla kalın…