Hızlı tren başka bahara, Bat-Ray’da umudumuz diri!

Kısa adı HRS olan Hafif Raylı Sistem, Batman için bir umut. Batman Valiliği ve Belediye’nin ortak yürüttüğü bu proje için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı bünyesindeki Altyapı Dairesi, Bat-Ray projesine odaklanmış. Altyapı İşleri Genel Müdürlüğü, bu projeyi şehrin kalbi olan Turgut Özal Bulvarı’nda hayata geçirmek istiyor. Bakalım Turgut Özal Bulvarı bu projeye dahil edilecek mi?

Abone Ol

Yeni yılın ilk aylarında yerel turizmin canlandırılması adına gözler tarihi ilçe Hasankeyf’e çevrildi. 1 ay önce Ziraat Bankası’nın bu ilçeye şube kazandırması önemli bir adımdı. Yerli ve yabancı konukların ilçede ekonomik hareketliliği sağlayacak adımlardan biri de ödeme kolaylığıdır. Buna bağlı olarak ilçedeki esnafın post cihazı imkânına kavuşması gerekiyor…

BAT-RAY ÖNEMLİ BİR FIRSAT

Bölgemizde birçok ilin hayalinde Hafif Raylı Sistem var.

Batman da bu projeyle büyük umut yarattı ama henüz bu projenin ihalesi gerçekleşmiş değil.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı iki kez heyet gönderdiği Batman’da bu projenin etüdü de yapılıyor fakat proje büyük olasılıkla birkaç hafta sonra tamamlanmış olacak.

Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki Altyapı Daire Başkanlığı, bu projeye ısrarla nüfusun kalabalık olduğu Turgut Özal Bulvarı’ndan geçirmek için ısrar ediyor.

Bat-Ray’ı sadece DDY’nin mevcut raylarıyla sınırlı bırakmak istemiyor.

Trafiğin kalbinin attığı Turgut Özal Bulvarı’nı gören Altyapı Daire Başkanlığı yetkilileri;

“Batman’ın kalbinin attığı bu güzergâhı da bu projeye dahil etmek istiyoruz” diyorlar.

Tabii onların bu ileri görüşlülüğünü görmek sevindirici.

Turgut Özal Bulvarı projeye eklenir mi eklenmez mi bilemiyoruz ancak bildiğimiz tek şey var; o da Bat-Ray projesinin bir an önce ihalesinin yapılıp, yapım işine başlanılmasıdır.

Batman’ın hızlı tren projesinde şimdilik yer alması çok zor fakat Bat-Ray’a Batman çok yakın.

Bat-Ray’da bu kadar mesafe alınmışsa biz de geciktirilmeden mart ayında bu ihalenin gerçekleşmesini istiyoruz.

Bir süre önce Batman’a gelen Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu da Bat-Ray projesiyle ilgili önemli mesajlar vermişti.

Bu proje tamamlandığında Cumhurbaşkanlığına götürülecek.

Cumhurbaşkanlığı onay verdiğinde Bat-Ray ihalesi de yapılacak.

Ve böylece Batman ulaşımda markası tescillenecek projeye imza atmış olacak.

Umarız, Bat-Ray projesi martta gerçekleşmiş olur.

DÜNYA KÜÇÜK BİR KÖYE DÖNERKEN…

Önceki gün tarihi ilçe Hasankeyf’teydik.

Hasankeyf’te 11 ayın sultanı Ramazan çok sessiz ve sakin geçiyor.

Tur operatörleri bu ara Ramazan nedeniyle bölge turlarını askıya almış gibi.

2 ay öncesinde Hasankeyf’in yolunu tuttuğumuzda; onlarca tur operatörünün otobüsleriyle karşılaşıyorduk fakat şimdi değil.

Önceki gün ilçede günlük yorumlarımızı ve birkaç haberi yazmak için Hasankeyf çarşısında açık bir yer bulmakta zorlandık.

Tek tük kafeler açıktı ama in cin top oynuyordu.

Yıllar önce gördüğümüz bir dostla ayak üstü sohbet ettik.

O da eski Hasankeyf’i ve o günleri unutamıyor.

Günümüzde artık dijital ilçenin yalnız sakinleri olduklarını söylüyordu;

“35-40 yıl öncesinin Hasankeyf’inde daha mutluyduk. O küçücük sıcak evlerimizde hayat bir başkaydı, mütevazı evler vardı. Hayatımız lüksten uzaktı. Emeğin, çabanın ve dayanışmanın bir araya geldiği günlerdi o dönem. Sabah erken saatlerde işe koyulup, akşam yorgun bir bedeni eve taşırdık. Ruhumuz yorulmazdı. O dönemlerde cep telefonları yoktu. Normal bir hayatın içinde yaşıyorduk ama mutluyduk; huzur vardı. İnsani duygu paylaşımı, içtenliği ve yakınlığı her yerde hissedilirdi. Ramazan ayında iftar öncesi komşularımızın pişirdiği yemeğin kokusu daha sokağa çıkmadan kapımıza ulaşırdı. İftar saatinde yemekler paylaşılır, hatta Hasankeyf’e konuk olan yerli ve yabancılara bile yemekler ikram edilirdi. Gönüller hep açıktı.”

Hasankeyf’te yıllar öncesinin eski Ramazan aylarına da yolculuk yapan o dostumuz günümüzün manzarasını da şöyle özetliyordu;

“Bakın artık bambaşka bir dünyadayız. Yeni Hasankeyf modern gibi görünse de bana göre dijital bir ilçenin yalnız sakinlerine dönüştü. Şimdi cep telefonları elimizden düşmüyor. İnternet şebekesinin de düzgün işlemediği bir ortamı görüyorsunuz. Artık sohbetlerin yerini şu cep telefonlarına gelen mesajlar aldı, kahkahanın yerini ise bildirim sesleri doldurdu. Yan yana otursak bile birbirimize o kadar uzağız ki… Konuşuyoruz sözde ama kimse bir diğerini gerçekten dinlemiyor. Sokaklar sessiz, komşuluk ilişkileri sona ermiş, kapılar kilitli. Işıklar açık fakat kalpler karanlık. Eskinin samimi dokunuşları artık yerini sanal beğenilere, sıcak sohbetler ise filtrelenmiş fotoğraflara bırakmış durumda. Teknoloji artık hayatımızın bir parçası; bunu kabul etmiyorum ancak bunun merkezde olmasına gerek yok. Ekranlar sadece bir araçtır ama insan ilişkilerimiz özdür. Teknolojiye karşı olduğum düşünülmesin, sadece onu ne zaman ve hangi ölçüde kullanacağımızı doğru belirlemenin önemine inanıyorum. İstersek yeniden birbirimize dönebiliriz. İnsan her zaman insana iyi gelir.”

Hasankeyfli dostumuzun aslında anlatmak istediği çok şey vardı.

Kısacası Hasankeyf dijital bir kentin yalnız sakinlerine dönüşmüş.

Dünya küçük bir köye dönerken, o köyler birbirinden dünyalar kadar uzaklaşmış maalesef.

Telefonlar yerine, birbirinizin gözlerine ve yüreğine dokunalım….

Sağlıkla kalın, Çağdaş'la kalın…