Kent Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Yalçın, hıçkırığın diyafram ve kaburgalar arası kasların, aralıklı olarak ortaya çıkan, spazmlı istemsiz kasılmalar olduğunu ifade etti. Dr. Yalçın bu kasılmaların ardından ses tellerinin de aniden kasılarak "hık“ sesini çıkarttığını, bu durumun arka arkaya tekrarlanmasının da rahatsız edici olduğunu belirtti. Hıçkırık tutmasını hemen herkesin zaman zaman yaşadığına dikkat çeken Yalçın, şöyle konuştu: “Hıçkırık genel olarak normal bir durum olarak görülür, geçmesi için bazı yöntemler denenir ve sonuç da alınır. Ancak uzun süre geçmezse o zaman altında yatan nedenler araştırılmalıdır. Hıçkırığın çok sayıda nedeni vardır. Aşırı yeme, karbonatlı ve gazlı içecekler, hava yutma, aşırı alkol alımı gibi genellikle midenin ani genişlemesine yol açan durumların yanı sıra ani heyecan ve stresle ortaya çıkar. Dirençli ve uzun süren hıçkırıklar bazen altta yatan hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkabilir. Bu hastalıkların başında; kötü huylu tümörler, multipl skleroz, beyin damarlarını tutan hastalıklar, menenjit, guatr, farenjit, larenjit, reflü hastalığı, astım, bronşit, pnömoni, myokart enfarktüsü, diyabetes mellitus gelir. Bazı ilaçlar da dirençli hıçkırık nedeni olabilirler. Psikojenik nedenler ise, tam bir medikal değerlendirme yapılıp, diğer önemli nedenler dışlandıktan sonra dikkate alınmalıdır. 48 saatten kısa süren hıçkırıklara sık rastlanır ve genellikle araştırma gerektirmezler. Daha uzun süren hıçkırıkların nedenleri mutlaka araştırılmalıdır. Çünkü uzun süren hıçkırıklar; kişinin hayat kalitesini düşürür, halsizlik, kilo kaybı, beslenme bozukluğu ve strese yol açar. Bunun için bir dahiliye ya da gastroenteroloji uzmanına müracaat edilmesi önerilir. Çoğu kişide, ayrıntılı bir hikaye ve fizik muayene, sebebin bilinmesi için yeterlidir. Ancak bazı hastalarda endoskopu, tomografi ve MR gibi ileri tetkiklere ihtiyaç duyulabilir.” (İHA)

Editör: Yunus Yasak