Batman’da bir avuç duyarlı insan bu kez hayvan hakları için yürüdü. Atatürk Parkı önünde toplanıp, Batman Park’ın karşısına kadar yürüyenler arasındaydım.
Elimde taşıdığım pankartta; “Her avcı potansiyel bir katildir” şeklinde bir vecize vardı…
Sosyal medyada hayvan hakları için yürüyüş yapacağımızı duyurduğumda, farklı tepkilerle karşılaşmıştım.
Ancak bunu bekliyordum…
Aramızdaki nice okumuş cahillerin, ‘İnsan hakları için değil de, hayvan hakları için mi yürüyeceksiniz?’ şeklinde tepki göstereceklerini biliyordum…
Nitekim tahminlerimde yanılmadım. ‘Bu kez hayvan hakları için yürüyoruz’ diyerek yürüyüş davetimi yaptığımda o beklediğim tepkilerle karşılaşacaktım…
‘Hayvan hakları için mi yürüyorsunuz?’ diyen okumuş cahiller…
Beni eleştirenler insan haklarına çok duyarlı olsalar gam yemezdim. Evinde oturan, ‘bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ zihniyetine sahip, insan hakları için kılını kıpırdatmayanlara neyi anlatacaksınız ki?
Her türlü zorluklara göğüs gererek yıllardır insan hakları için mücadele veren biriyim.
Arka cebimde iddianameler taşıyarak tüm insanların temel hakları için mücadele veren bir kişi olarak, ‘hayvan hakları için mi yürüyorsunuz?’ diyenlere sadece üzülüyorum. Hayvan haklarına duyarsız olanların, insan hakları için kıllarını kıpırdatacaklarına inanmıyorum. Böylesi cahillerle uğraşarak vakit kaybetmek istemediğimi buradan da ifade ediyorum.
AF ÖRGÜTÜNÜN MÜLTECİ RAPORU!..
Evet, önceki gün hayvan hakları için yürüdük. Ancak biliyoruz ki insan haklarının güvende olmadığı bir zaman diliminden geçiyoruz. İnsan hakları için kafa yoran biri olarak yıllardır Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) üyesiyim. UAÖ Batman Grubu kurucu üyelerinden biri olarak bu örgütün son mülteci raporunu da bilginize sunmak istiyorum. Dün hayvan hakları için yürüdüm, bugün mülteci raporu ile insan hakları duyarlılığı yaratmayı görev biliyor ve raporu yorumsuz olarak takdirinize sunuyor ve mültecilerin olmadığı bir dünya diliyorum:
“Af Örgütü: AB Kapılarını Kapattı, Mülteciler Savaş Bölgelerine Geri Gönderiliyor
Uluslararası Af Örgütü raporuna göre, dünyada 21,3 milyon mülteci var, en çok mülteci barından ülkeler Ürdün, Türkiye ve Pakistan. AB ülkeleri ve Avustralya mültecileri kabul etmemek için hak ihlallerine başvuruyor.
Uluslararası Af Örgütü, “Küresel Mülteci Kriziyle Baş Etmek: Görmezden Gelmek Yerine Sorumluluğu Paylaşmak” başlıklı raporunun bugün yayınladı.
Rapora göre dünyada 21,3 milyon mülteci var, en çok mülteci barından ülkeler Ürdün ve Türkiye.
Af Örgütü, dünyadaki mülteciler içinden 1,2 milyonunun “acil olarak yeniden yerleştirilmeye ihtiyaç duyduğunu” belirtti.
Toplam mülteci nüfusunun yüzde 86'sı, düşük ve orta gelirli ülkelerde barınıyor.
İlk üç ülke: Ürdün, Türkiye, Pakistan
Rapora göre Ürdün, 2,7 milyondan fazla mülteci ile dünya genelinde en çok mülteci barından ülke.
Ürdün'ü 2,5 milyondan fazla mülteci ağırlayan Türkiye takip ederken, üçüncü sırada 1,6 milyondan fazla mülteci ile Pakistan geliyor.
İlk 10'da yer alan ülkeler ise sırayla şöyle: Lübnan, İran, Etiyopya, Kenya, Uganda, Kongo ve Çad.
Suriyeli mültecilerin kabulünde tezat
Raporda “ülkelerin mülteci barındırma kapasitelerinin değerlendirilmesinde refah, nüfus ve işsizlik oranları gibi ölçütlere dayalı bir sistemin hangi ülkelerin paylarına düşen sorumluluğu yerine getirmediğini ortaya koyduğu” belirtildi.
Rapor ayrıca, komşu ülkeler ve benzer nüfusa sahip diğer ülkeler tarafından kabul edilen Suriyeli mültecilerin sayıları arasındaki çarpıcı tezata da dikkat çekildi.
Örneğin İngiltere 2011 yılından beri 8 binden az Suriyeliyi kabul etti.
Nüfusu İngiltere nüfusunun neredeyse 10 katından daha az olan ve gayri safi yurt içi hasılası da İngiltere’nin yüzde 1.2’sine tekabül eden Ürdün ise 655 binden fazla Suriyeli mülteciyi barındırıyor.
4,6 milyonluk nüfusu ve Lübnan’dan yedi kat büyük yüzölçümü ve beş kat büyük ekonomisi olan İrlanda da şimdiye dek yalnızca 758 Suriyeli mülteciyi kabul etti.
Mülteciler çatışma bölgelerine geri gönderiliyor
Af Örgütü, mültecilerin çatışma bölgelerine ve insan hakları ihlallerinin yaşandığı yerlere geri gönderildiğinin altını çizdi.
Pakistan ve İran’da bulunan ve sayıları giderek artan mülteciler, şiddetli çatışmaların yaşandığı Afganistan’dan kaçıyor. Pakistan’daki Afganistanlı mülteciler yetkili makamların artan tacizlerine maruz kalıyor.
Rapora göre, Pakistanlı yetkililer hâlihazırda 10 binden fazla mülteciyi Afganistan’a zorla geri gönderdi.
Kenya’daki Dadaab kampında bulunan mültecilere de Somali’ye geri dönmeleri için baskı yapılıyor. Kenya hükümeti, 20 binden fazla Somalili mülteci Dadaab kampından Somali’ye geri gönderildi.
Suriye’den kaçan 75 binden fazla mülteci hâlihazırda Suriye’nin Ürdün’le olan sınırında Berm olarak bilinen dar çöl şeridinde sıkışıp kalmış durumda.
Hastalık, fiziksel ve cinsel istismar
Uluslararası Af Örgütü raporuna göre, Güney Asya’da, Myanmar’dan gelen Rohingyalı mülteci ve sığınmacılar sürekli bir tutuklanma, alıkonulma, kötü muamele ve bazı durumlarda da geri gönderilme korkusu içinde yaşıyor.
Malezya’daki alıkonulma merkezlerinde Rohingyalı ve diğer ülkelerden mülteci ve sığınmacılar, aşırı kalabalık da dâhil olmak üzere bir dizi kötü koşula katlanmak zorunda bırakılıyor. Ayrıca hastalık, fiziksel ve cinsel istismar ve hatta yeterli tıbbi bakımın olmamasından ötürü ölümle karşı karşıya.
Raporda AB ve Avustralya'ya suçlama
Rapor, bazı Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ve Avustralya, insanları dışarıda tutmak için “sistemli bir şekilde insan hakları ihlallerini ve istismarlarını bir politika aracı olarak kullanmakla” itham edildi.
Af Örgütü, Temmuz 2016’da Avustralya’nın açıklarında Nauru Adası’ndaki alıkonulma merkezinde 1200 kadın, erkek ve çocuğun ağır istismar ve insanlık dışı muameleye maruz bırakıldıklarını ve ihmale terk edildiklerini ortaya çıkarmıştı.” (Bianet)