DİCLE VADİSİNDE BİR DÖNEM KAPANDI 

Dicle Vadisindeki eski yerleşim birimleri baraj gölü havzasında kaldı

DİCLE VADİSİNDE BİR DÖNEM KAPANDI 

Dicle Vadisindeki eski yerleşim birimleri baraj gölü havzasında kaldı

22 Mart 2020 Pazar 16:11
5731 Okunma
DİCLE VADİSİNDE BİR DÖNEM KAPANDI 

*12 Bin yıllık tarihi Hasankeyf ilçesinin eski yerleşim birimi ile birlikte Dicle Nehri kıyısındaki eski köyleri de Ilısu Baraj gölü suları altında kaldı. Bazı sanatçıların film ve klip çektikleri eski köylerde yaşam biterken, suyun ulaşmayacağı yerlere yerleşmenin hazırlığı içindeki Kesmeköprü, Suçeken, Urganlı ve Kılıç Köyündeki köylüler: “Eski köylerimize veda ettik. Şimdi de yeni köylerimiz de yeni yaşamın hazırlığını yapıyoruz” diyorlar.

*1948 Yılların başında Raman Dağı’na Dicle Nehrinden su çeken eski petrol emekçilerinin, Dicle nehrindeki su kuyusu da Ilısu Baraj gölü havzasında kayboldu. Eski köylerinin son halini hüzünle izleyen bazı Suçeken (Şikefta) köylüleri: “Nehir kıyısındaki köyümüz tamamen sular altında kaldı. Bizden öncekiler mağarada yaşıyordu. 1970’li yılların başında mağaralara alternatif yapılan konutlar su altında kalınca şimdi de yeni Batman-Hasankeyf yol güzergahına komşu olacağız” dediler.

ESKİ KÖYE SON BAKIŞ

Dicle nehrine komşu olan Batman’ın Suçeken (Şikefta) köyü de Ilısu Baraj gölü havzasında kaldı. Geçen yılın son aylarında taşınma hazırlıklarına start veren Suçeken köylüleri, baraj gölünde su seviyesinin yükselmesiyle artık köylerine veda ediyor. 150 Haneli Suçeken Köyü’nde geçimlerini yıllarca Dicle Nehrine komşu olan meyve bahçelerindeki ürünlerinden elde eden Suçekenliler, eski köylerinden yarım kilometre ötedeki yeni yerleşim birimine gitmenin hazırlığını yapıyor. Eski evlerindeki kapı, pencere vb. gibi bazı malzemeleri taşıdıklarını belirten Suçeken’liler: “Yıllarca komşuluğunu yaptığımız Dicle kıyısından ayrılmak bize güç gelecek ama artık baraj gerçeğiyle karşı karşıyayız. Yıllarca ürün elde ettiğimiz meyve bahçelerimizi sulara terk etmenin hüznünü yaşıyoruz. Bizden öncekiler mağaradaydılar. 1969 Yılında dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, buraya geldiğinde, ailelerimizin büyüklerini mağarada görünce bize yaptığı konutlar da şimdi su altında kaldı. Artık eski köye veda etmenin zamanı geldi” diye konuştular.

OSMANLI DÖNEMİNDEKİ TARİHİ KONAK

Batman’ın Suçeken köyünde Helenistik döneme ait mağaralara komşu olan 1800’li yıllarda yapılan 3 katlı tarihi konak da Ilısu Baraj gölü havzasında ada şeklinde kalacak. Osmanlı dönemi ile Cumhuriyet’in ilk yıllarında kullanılan ve şimdilerde viraneye dönüşen tarihi konağın bitişiğindeki mağaralara da su dayandı. Eski Batman-Hasankeyf karayolunun bitişiğindeki kayalık üzerinde kurulan 3 katlı konağın altında su sarnıçları, buğday-tahıl gibi ürünlerin muhafaza edildiği kuyuların da bulunduğu yaklaşık 200 yıllık tarihi konak ise son 50 yılda kaderine terk edildi. Bazı kaynaklara göre taş konağı 1800’lü yılların başında Raman aşiretinin ileri gelenlerinden Abdullah Ramanlı inşaat etmiş. Ilısu Baraj gölü havzasında her gün su seviyesinin yükseldiğini belirten Suçeken köylüleri: “Tarihi konakta yakın bir sürede baraj gölü havzasında ada şeklinde kalacak. Eski yerleşim birimleri ile tarihi konağa suyun yaklaştığını görünce hüzünleniyoruz” diyorlar.

RAMAN DAĞI’NA SUYU BÖYLE ÇIKARMIŞLARDI

TPAO’dan önce Maden Teknik Arama’nın petrol arama çalışmalarını yaptığı Raman Dağı’nda 1947 yılında ‘kara altın’ın bulunmasıyla Dicle nehrinden 1200 rakımlı Raman Dağı’ndaki kampa su hattı çekilmişti. 1948 Yılında petrol mühendisi Selahattin Arıkan yönetiminde, MTA işçileri ile sarp kayalıklardan oluşan bölgeden Raman Dağının zirvesine su çekim hattını gerçekleştirmişti. Eski petrol emekçilerinin bazılarının yıllarca nöbet tuttukları yol kıyısındaki TPAO su kuyusu da artık sular altında kaldı. Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, su kuyusunda incelemelerde bulunmuştu. Raman’a hayat veren Dicle Nehrindeki su, Raman Dağı’ndaki kampa adeta hayat vermişti. MTA-TPAO’nun eski su kuyusu ile çevresindeki ilk petrol kuyularında eski devlet büyüklerinin ziyaretlerini dün gibi hatırladıklarını ifade eden Suçeken köyündeki bazı yaşlılar, şunları kaydettiler: “Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay sayesinde mağaralardan konutlara taşınmıştık. 1990 Yılında Körfez savaşında köyümüzdeki mağaraların bir bölümünü sığınak olarak kullanmıştı. Şimdi o mağaralar ile TPAO’nun tarihi su kuyusunun su altında kaldığını görünce duygulanıyoruz. Bir de eski Batman-Hasankeyf karayolunda sayısız kez yaptığımız yolculuklar film şeridi gibi gözümüzün önünden geçiyor.”

TARİHİ KONAKTA FİLM ÇEKİLMİŞTİ

Dicle Nehrine havadar olan tarihi konakta 1976 yılında ‘Kuma’ filminin bazı setlerinin çekimi yapılmıştı. Hakan Balamir ve Fatma Girik’in de kaldığı konağın son yıllarda kaderine terk edilmesiyle viraneye dönüştüğünü belirten bazı köylüler: “Bir zamanlar bu taş konak, Mardin ve Midyat’taki taş konaklar gibi ihtişamlı bir yapıydı. Bu konağın dili olsa da dünü anlatsa. Tanınan ailelerin kaldığı bu konak ne yazık ki turizme kazandırılmadı. Restorasyon çalışmaları da yapılmayınca bazı besiciler tarafından ahır olarak kullanıldı. Ve gün geçtikçe konak yıkılmaya yüz tutu. Keşke baraj havzası ortasında ada şeklinde kalacak bu konak da İstanbul Kız Kulesi gibi korunabilseydi” diye konuştular.

YENİ KÖYDE YENİ YAŞAM

Dicle Nehri ile iç içe olan Kılıç (Zeriye) Köyü de tamamen Ilısu Baraj Gölü Havzasında kaldı. 60 Haneli Kılıç köyünü terk eden köylüler, eski beton ve taş evlerinin kapı, pencere ve demirleri sökebilmek için ter döküyor. Her gün su seviyesinin yükselmesiyle köyü tek edip bir kilometre ötedeki yeni Batman-Hasankeyf karayolu bitişiğindeki yerleşim alanında kurdukları geçici çadırlarda yaşamlarını sürdüren bazı köylüler, Dicle Nehrine yine komşu olacakları için mutlu. 26 Yeni konutun yapımını üstlenen Van MSN Yapı İnşaat Firması, 3+1 ve2+1 iki katlı konutları tamamlamak için geceli gündüzlü çalışıyor. Her bir dairenin maliyetinin ortalama 120 bin TL’ye mal olacağını belirten Kılıç Köyündeki bazı köylüler şunları kaydettiler: “Eski köyümüzden ayılmak bize zor geldi ama yine de köyümüzün bulunduğu arazilerden kopmadık. Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü’nün belirlediği alanda yeni konutların yapımını sürdürüyor. Yaz mevsiminde yeni yerleşim birimindeki modern konutlarımıza taşınmış olacağız.”

FİLM VE KLİP ÇEKİMLERİNİN PLATOSU İDİ

1976 Yılında Hakan Balamir ve Fatma Girik’in rol aldığı ‘Kuma’ filmi ile 2000’li yılların başında sanatçı Ferhat Tunç’un klip çekimi yaptıkları Kılıç Köyü, su seviyesinin yükselmesiyle büyük bölümü sulara gömüldü. Batman-Hasankeyf eski karayolunun içinden geçtiği Dicle Nehri kenarındaki Kılıç köyüne veda köylüler, eski sanatçıların köyde çekim yaptıkları film ve klibi anı olarak yanlarında tuttuklarını söylüyorlar. Köy ortasındaki buğday dövme yerinde yıllar önce Fatma Girik’in rol gereği buğday öğütürken zorlandığını belirten Kılıç Köyündeki yaşlı kadınlar da şunlara söylediler: “46 Yıl önceydi Fatma Girik, köy ortasındaki buğday dövme yerinde çalışırken, biz de ona yardım ettik. Film ekibindeki sanatçıları evimizde ağırladık. Onlara yöremizin en güzel yemeklerini ikram ettik. Onlara koyun ve kuzu kestik. 2000’li Yılların başında da Ferhat Tunç, köyümüzde klip çekimi yaptı. Bizden yardım istedi. Klibinde yer aldık. Yine Mem ü Zin filminde Meltem Doğanay ve Halil Dümer’in rol almıştı.  Dicle Nehri kıyısındaki filmin çekiminin bir bölümü köyümüzde yapıldı. Sadece köyümüz değil o film setlerinin yeri de artık sulara gömüldü. O film ve kliplerde gelecek kuşaklar, eski köyümüzü görebilecekler.”

KÖYLERİN SON HALİ

Dicle Nehri kıyısındaki Batman ve Hasankeyf’in dört köyü sulara gömüldü. Kesmeköprü, Kılıç, Urganlı ve Suçeken köyleri sulara gömülünce, eski yapılardaki demir başta olmak üzere diğer eşyalara yönelen köylüler, harıl harıl çalışıyor. Kiraladıkları kazıcı ve kepçelerle eski köylerde unuttukları bazı inşaat malzemeleri taşıdıklarını belirten ev sahipleri: “Yeni yerleşim birimlerimizi altyapı çalışmaları sürüyor. Köylerimize biran önce elektrik ve su hatlarının çekilmesini bekliyoruz. Yine de eski evlerimizde bize lazım olan malzemeleri taşıyabilmemiz için güzel havalardan istifade edip çalışıyoruz. Baraj Havzasında her gün su seviyesi yükseliyor. Bugün ki işimizi yarına bırakırsak, eski binalar tamamen sualtında kalmış olur. Bu yüzden elimizi çabuk tutuyoruz” dediler.

TONLARCA DEMİR TOPLADILAR

Batman’daki hurdacılar su altında kalan köylerdeki evlerden tonlarca demiri toplamak için adeta ter döktü. Kiraladıkları kırıcı ve kepçelerle eski binalardan çıkardıkları inşaat demirlerini Batman’daki hurdacılara satan işsiz gençler, günlük yevmiyelerini çıkarıyor. Yaptıkları sallarla beton ve taş evlere ulaşabildiklerin söyleyen bazı işsiz gençler: “Ekmeğimizi bu işten çıkarıyoruz. Su seviyesinin yükseldiği köylerde halen su dışında kalan bazı evlerin damındaki tahta, demir ve saç levhaları topluyoruz. Önce Hasankeyf’teki evlerde çalıştık ,şimdi de su seviyesinin yükseldiği köylerde çalışıyoruz. Birkaç hafta sonra gördüğünüz bu yapılar da tamamen su altında kalacak” diye konuştular.

KÖPEK YAVRULARINI KURTARDILAR

Kılıç köyünde terk edilen eski bir evin bahçesinde 6 yavrusu ile birlikte olan köpeği kurtaran bazı köylüler ise Belediye’den yardım istedi. Eski köylerde başı boş hayvanlar ile köpeklerin kaldığına işaret eden işsiz gençler, şunları kaydettiler: “Boş kalan köyde tek-tük hayvanlar kaldı. Yabani atlar, köpekler ve kümes havanları hala köyde ama doğum yapan bir köpeğin yavrularının su altında kalmaması için çaba gösterdik. Bu köyde kedi, köpek ve diğer hayvanların toplatılması için de ilgili mercilerin ve hayvan severlerin harekete geçmesini istiyoruz.”

Son Güncelleme: 22.03.2020 16:16
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ali Yıl 2020-03-24 12:11:23

Düne kadar Hasankeyf Mağaraları ve tarihi diye telaffuz ettiğiniz yerler keçi, koyun, eşek, öküz, inek ahırı, ağılı ve bunların Yemleri ile doluyken hiç tarihten, marihten söz etmiyorsunuz. Ne zaman baraj yapımına karar verildi, Avrupalı malum kesim ile başladınız Hasankeyf yaygaralarına. Amaç ne hasankeyf, ne de tarihi yerlerdir. Amacı sizce de malum nedenledir. ...