Okullar ara tatilde.
Çarşıda pazarda, oyun alanlarında ve
parklarda hareketlilik başladı.
Torunlarda okul zamanları neredeyse he gün
kırık bir öksürük, boğaz gıcıklanması,
hafif hapşırık ve hırıltılı bir nefes ile karşılaşıyorduk.
Hatta okul gidemedikleri gün bile oluyordu.
Geçmiş zamanlarda okullarda
grip tatilleri olurdu birkaç gün.
Zaman değişti, hastalık önlemleri farkındalığı arttı.
Aşılar ise teknolojik bir mucize.
Tatil dönem bittiğinde okula dönüş başlayacak.
Mevsim ve şartlar icabı yine
solunum yolu hastalıklarında bir dalgalanma olacak.
Mevsimsel grip sezonu, çocuklar da dahil olmak üzere
her yaştan insan için zorlu geçebilir.
Düşük grip aşılama oranları muhtemelen
bu duruma katkıda bulunan bir faktör olabilir.
Öncelikle, aşı tereddütünü
düşük aşılama oranlarına etki edebilir.
Her şeyden önce aşıya erişimin
önündeki engeller olmamalı.
Ancak kabul etmek gerekir ki,
grip aşısı yaptırmak ,
bazen maddi imkanı olan aileler için bile
zorlayıcı olabiliyor.
Bu konuda ne yapabiliriz?
En büyük fırsat belki de,
influenza virüsü enfeksiyonunun
soğuk algınlığından daha endişe verici olmadığı mitini
ortadan kaldırmak olabilir.
Çocukların anne ve babaları,
influenzanın olası komplikasyonları arasında
kalp hastalıkları-miyokardit , perikardit , miyozit vb.-
bulunduğunu bilmeleri gerekir .
Grip nedeniyle hastaneye kaldırılan çocukların
bir kısmında nörolojik komplikasyonlar ortaya çıkabilir.
Ateşli nöbetler , ateşsiz nöbetler, beyin itiltihapları gibi:
Grip olan çocuklarda kulak ve sinüs enfeksiyonundan
yaşamı tehdit eden kan dolaşımı enfeksiyonlarına kadar
çeşitlisekonder bakteriyel enfeksiyonlar gelişebilir .
Grip aşısı bu aşamada yararlı olabilir mi?
Grip aşısının hastaneye yatış ve
ölüm de dahil olmak üzere
gribin en ağır sonuçlarını önleyebileceğini vurgulamak
bazı ebeveynleri motive edebilir.
Grip aşısı, hepimizin bu kış
sağlıklı kalmasını sağlamanın bir yoludur.