Hayatın en etkili, en güçlü olduğu dönemdir gençlik yılları. Dünyadaki genç liderleri ve onların başarılarını, özellikle Büyük İskender’in yirmili yaşlarında yaptıkları, aklı ve gücüyle bir gencin neler yapabileceğine dair en önemli gösterge değil midir? Gençler, kayaları yarıp yetişen ağaçlardır. Aynı zamanda yaşamın içlerine kötülüğü salamadığı yegâne varlıklardır.
Gençliğin gücünü göstermek adına bu uzun girişi yazdım. Genç ölümlerini yazmak hiç kolay olmayan bir konudur, çünkü onların yitmesiyle, içimizde ışıltısı en parlak yıldızımız kararıyor. Genç ölümleri yazmak zordur, onları yazmak bir avuç kor ateşin yürekte yanışıdır.
‘Yaşamın içlerine kötülüğü salamadığı,’ diye yazdım. Ama yaşamın büyülü cazibesine kapılıp yanıltıcı ışıltının ardına takılarak hayatlarının uğursuz sonuna doğru yol almalarının engellenememesi, engelleyemememiz hayatlarımıza kördüğüm atıp, yüreklerimize hiç sönmeyecek bir ateş bırakıyor. O yüzden ölüm hep ateşle birlikte anılıyor. Nedeni, sonsuz yolculuğa çıkanlar geride kalanların yüreğine ateş bırakıp gittikleri içindir.
Yaşam renklidir, parıltılıdır fakat ne yazık ki gençler, sadece yanıltıcı parıltıları görüp peşlerinden gidiyor. Bu gidiş kolay olanı ama gençlik gücü en zorun üstesinden gelebilecek bir güçtür. Gücünün farkında olmayıp pembe ve yalancı ışıkların ardına takılmak kendilerini küçümsediklerinin de farkında olmadığını gösteriyor. Oysa Freud, “Bir gün geçmişe dönüp baktığınızda en güzel yıllarınızın mücadele ile geçen yıllar olduğunu göreceksiniz” diye, ne de güzel yazmış. Zorlu yollardan yürüyün gücünüz yeter buna.
Hayatınızı yaşayacağınız en güzel yıllarınız; bir tetikle, uyuşturucu zehrine bulaşmakla bilişim tuzağı lanet bir tuşla, bir gaz pedalına basmakla, boynunuza ilmeği geçirmekle, bir kuşunun hedefi olmakla, son bulmamalı…
Yaşamanız gereken mükemmel yıllarınız var. Yokluklar, yoksunluklar hatta açlıkla karşı karşıya kalsanız bile yaşam, yaşanmaya değer. Yaşam şansımızı yanıltıcı, yalancı ışıltıların ardına giderek yok etmeyelim. Yaşlıların sözleri, hep geçmiş günlerine doğrudur. Sizlerin sözleri ise hep ileriye doğrudur. Bu ileri hayallerinizin en büyük destekçisi, bu uğurdaki en büyük fedakarlığı yapan ailenizdir. Öncelikle kendinizin ileri günleriniz, yıllarınız için kurduğunuz hayallerin yıkılmaması, sonrasında ise yokluğunuzla kendi elinizle ailenizin yüreğine kor ateşi bırakmaya hakkınızın olup olmadığını sorgulayınız. O zaman göreceksiniz ki yaşamın zorluğuna rağmen yaşanılır olduğunu anlayacaksınız.
Unutmayın, sözleriniz, hayalleriniz, düşleriniz ve istekleriniz hep ileriki gün ve yıllara doğrudur. O yüzden; bir tetikle, uyuşturucu zehrine bulaşmakla bilişim tuzağı lanet bir tuşla, bir gaz pedalına basmakla, boynunuza ilmeği geçirmekle, bir kurşunun hedefi olmakla hayatlarınızı sonlandırmayın.
Yaşam güzeldir. Yaşamak şans ve kıvançtır. Şans verin kendinize ve zorluklarına rağmen yaşamın bu tek kıvancını yaşayın…