FUHUŞ VE SİYASET

Abone Ol

Fuhuş (Seks) ve siyaset ilişkisi son yıllarda ülke siyasetini belirleyen konuların başına gelip oturdu. Normal yollarla sağlanmayan veya sağlanamayan değişiklikler bel altı vurmalarla sağlanmakta ve en az yapılan iş kadar yanlış olan bu yöntem her nedense gerekli tepki ile karşılaşmamaktadır.
Fuhuş bilindiği gibi kökü çok derinlere kader giden bir olay. Bir olayın fuhuş olarak kabul edilmesi veya bir insanın fahişe olarak tanımlanması için gerekli olun koşullar bulunmaktadır. Örneğin bir maddi çıkar için yapılan, eşi tercih hakkı bulunmayan, zorla yaptırılan, baskı altında gerçekleştirilen cinsi münasebet durumları bu şekilde tanımlanmaktadır. Bunların dışında çocuk istismarı da işin yanlışa yanlış ekleyen bölümünü oluşturmaktadır. Bilindiği gibi fuhuş hem dinen hem de ahlaken yasaklanmış olan bir davranış. Yasalarla da düzenlenmiş bir yaptırımı mevcut. Musa Peygamber zamanında yasaklanmadan önce Romalılar bu işi vergiye bağlamışlardı. Ardından Musa Peygamber vasıtasıyla yasaklandı. Daha evvel din adına yapılan bir adanma şekliyken daha sonra din adına yasaklandı. Bu yasak o tarihten beri sürmektedir. Tabi bütün yasaklamalara rağmen bu işin bir türlü bitmediğini de belirtmek gerekiyor.
Toplum yönetimlerinde ve kategorilerinde bazı konumlar vardır ki hatayı kabul etmez. Buna bazı meslekler demek de mümkün. Mesala öğretmenlik, imamlık, Müdürlük, Başkanlık, Milletvekilliği, Bakanlık, Başbakanlık vb. Çünkü toplum bu meslek sahiplerini emin olarak görmekte ve kutsal emanetlerini rahatlıkla teslim edebilmektedirler. Bu nedenle de bu meslekleri yapanların yapacakları yada yaptıkları hatalar af edilmemektedir. Bu meslek veya işlerden biri de yönetim ve siyaset mekanizmasıdır.
Toplum yaptığı seçimle ülkeyi siyasetçilere bırakmaktadır. Ülke demek her şey demektir. Malınızı, mülkünüzü, namusunuzu, dininizi veya inancınızı rahatça korumak ve yaşamak için bu insanlar düzenleyici hakem rolü oynamaktadırlar. Dolayısıyla oturmaları, kalkmaları, yatmaları, yemeleri ile topluma örnek olmak zorundadırlar. Beklenti bu yönlüdür ve aksi kabul edilemez hatalardan sayılmaktadır.
Bu durum güçlü bir inanç ve sağlam bir karakterle birlikte yüce bir ahlak istemektedir. Güçlü inanç, karakter ve ahlaka sahip olan insanların davranışları da aynı yönlü olmalıdır. Oysa son dönemde ortaya çıkan tablo bu tanımlamalara uymamaktadır. Türkiye’de zaman zaman siyaset mekanizması içerisinde yer alanlar fuhuşa bulaşabilmekteydiler. Hatta bazılarını düşürüldüklerini de belirtebiliriz. Ancak bu genelde siyasi malzeme olarak yaygın şekilde kullanılmazdı. Son dönemde tam tersi olmaya başladı. Birbiri ile mücadele edenler artık bel altı savaşmaktan ve vuruşmaktan çekinmemektedirler. Birbirlerini seks tuzağına düşürmek için ellerinden geleni ardlarına koymamaktadırlar. Fadime Şahin olayından başlayarak geriye doğru gelirsek sanırız anlatmak istediğimiz anlaşılacaktır. Sadece bu durum değil. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal da böyle bir durumdan dolayı koltuğundan oldu. Yine MHP Genel Başkan Yardımcılarının kaset skandalından sonra istifa etmeleri hale belleklerimizdeki yerine koruyor. BDP Milletvekili Bengi yıldızın deniz kenarındaki durum bile onun siyaset mekanizmasının dışına itilmesi için yeterli olmuştu. Bütün bu örnekler toplumun siyasetçiye bakış açısının değişmesine neden olmakta ve tepki ile karşılanmaktadır.
Seks ve Siyaset tartışmasının son örneğini Siirt’te gördük. Detaylarını bilmiyoruz bilmemiz de gerekmiyor. Kamuoyuna yansıyan bölümü ile Belediye Başkan Yardımcısı konumundaki Abdullatif Çekin’in küçük yaştaki bir kızla uygunsuz bir şekilde yakalandığıdır. Bu durum basına yansıtılınca ki bilinçli bir şekilde yansıtıldığından en ufak bir şüphe yok ve yansıtılması da iyi olmuştur konu tekrar gündeme geldi. Siirt’te daha evvel de bir okul müdür yardımcısının da aralarında bulunduğu bir grubun yurtta kalan çocuklara tacizde bulunduklarını biliyoruz. Bu öğretmen geçenlerde açıklanan mahkeme kararı ile 39 yıllık bir cezaya çarptırılmıştı. Mardin, Bingöl ve diğer yerlerdeki durumlar da bilinmektedir.
Bu yanlış gidişata dur demek için kararlı bir şekilde olayların üzerine gitmemiz gerekiyor. Kim olursa olsun yanlışın içinde bulunan insanların destek ve müsamaha görmemeleri gerekir.Bu işin tarafı falan da olamaz. Hiç kimse fuhuş sektöründeki rantı ve çıkarı değişik mekanizmalara dayatarak sürdürmemelidir.
Burada iki yanlışı belirtmek gerekiyor. Ne devleti sektörün kollayıcısı olarak görmek doğru bir yaklaşımdır nede siyasi rakipleri sektörün içinde göstermek ve deşifre etmek doğru bir mantıktır. Sonuç olarak yapılan iş yanlıştır. Kim ve ne adına yapılırsa yapılsın yanlıştır ve yapılması gereken yanlışa karşı durmaktır. Siyasetteki çekişmeler için insanların birbirlerini bu sektörün içine çekmeleri ve bu yolla karalamaları tasvip edilemez. Çünkü bu mantık aynı zamanda seks sektörünü yaygınlaştırmaya yol açmaktadır.
Benzer bir durumu uyuşturucu konusunda da görmekteyiz. Birbirlerini karalamak isteyen taraflar toplumun nefretle karşıladığı uyuşturucu konusunu kullanmaktadırlar. Örneğin sürekli devlet yöneticilerinin PKK ve benzeri yapıları uyuşturucu ticareti ile itham etmeleri öte yandan bu yapıların da Devleti uyuşturucu sektörünün içinde ve yönlendirici ve koruyucu olarak göstermeleri doğru bir yaklaşım ve mantık değildir.
Yaklaşık üç yıldan bu yana sürekli olarak yazdığımız yazılarla uyuşturucu, hırsızlık ve fuhuş gibi toplumu yaralayan konularda yapılacak mücadeleye tam destek verdiğimizi ve vereceğimizi belirtiyoruz. Bu işle uğraşanların kimlikleri hiç önemli değil. Hangi siyasal görüşe ve anlayışa sahip oldukları da. Hangi makam ve yetki sahibi oldukları da. Biz bu iş yanlıştır diye karşı çıkıyoruz ve bu durum anlayışlara veya kişilere göre değişmez. Topluma duyarlı her birey ve aydın da aynı tavrı sergilemelidir.
Sonuç olarak Seks ve siyaset ilişkisi üzerinden rant çalışmalarını benimsemiyoruz. Tıpkı seks, uyuşturucu ve hırsızlık sektörlerini benimsemediğimiz gibi.