FAZİLET HİSSİNİN KAYNAĞI YOK OLUNCA

Abone Ol
            Toplumu ayakta tutan, bireylerin sağlıklı ortamlarda yaşamasını sağlayan en önemli husus ahlaktır. Ahlaki temelleri sarsılan toplumların ayakta kalmaları mümkün değildir.

            Şüphesiz ki toplumlarda ahlaki yozlaşmayı tetikleyen faktörler vardır. Bu tür yozlaşmaların kaynağında genelde ekonomik sorunlar aransa da, tek neden bu değildir. Çünkü fazilet duygusu, ahlaki değerler hiçbir ekonomik kaygıya feda edilmeyecek kadar değerlidir. Ancak ekonomik sorunlarla birlikte ahlaki yozlaşma da varsa, edepsizlik ve hayâsızlık o toplumda çok kolay yayılır.

            Renkli hayatların insanımızda yarattığı farklı yaşama istekleri, aklın şehvete galip gelmesinde en önemli etkendir. Mağdurlar için bu durum söz konusu iken, sanıklar için de yine şehvete mağlup olma, zenginlik veya azgınlığın verdiği tatminsizlik söz konusudur.

            Hayvani duyguları tatmin etmek için her yolu mubah gören anlayış, insanı hayvanların bile aşağısına düşürmektedir. Hatta Kur’anda Belhüm Adal denilen hayvandan aşağı bir dereceye indirmektedir.

            Özellikle çocuk yaşlardaki, savunmasız durumda olan kişilere tehdit ve şantaj ile cinsel istismarda bulunmak çukur seviyesinde bir davranıştır.

            İnsanı kötülüklerden alıkoyacak ahlaki ve vicdani engeller toplumdan kalkıyor. Toplumda insanlara iyiliği emredecek ve kötülükten sakındıracak kişiler ve müesseseler yok oluyor. Aileler çocuklarına bu alanda ne yazık ki, sahip çıkamıyor. Hele bir de faydası kadar zararlı içerikleri de barındıran internetin yayılmasıyla kötülükler bir anda toplum içinde çok hızlı bir şekilde ortam bulabiliyor.

            Ailelerin çocuklarının arkadaşlık yaptıkları kişileri yakından tanımamaları da bu tür sorunların başlangıç noktasıdır. İşte burada göç ve ekonomik zorluklar kendini deşifre ediyor. Ekmek parası için sabahtan akşama kadar çalışıp didinen veya başka şehirlere giden babanın yalnız bıraktığı çocukların bütün yükü annenin sırtında kalıyor. Çoğunlukla eğitimsiz ve ev sorunlarıyla baş başa kalan anne ne yapsın? Özellikle ergenlik çağındaki çocuklara bu anlamda sahip çıkmak gerçekten zor.

            Yine bu noktada dini eğitimin önemi ortaya çıkmaktadır. Aydın din adamlarının bu anlamda toplumda önemli bir boşluğu dolduracakları muhakkak. Çünkü insanların aklın şehvete galip geldiği durumlarda insanı frenleyecek olan en önemli husus Allah korkusudur. Yine okullarımızda çocuklar bu gibi tehlikelere karşı uyarılmalı. Rehberlik ve danışma hizmetleri bu gibi alanlarda yoğunlaştırılmalıdır. Şehirde mahalle aralarında karanlık noktalar olarak nitelendireceğimiz kuytu yerler belediye tarafından yıkılmalıdır.

      Sözümüzü İslam Şairi Mehmet Akif’in bir dizesi ile noktalamak istiyorum.

“Ne irfandır ahlaka yükseklik veren ne irfandır,

Fazilet hissi insanda Allah korkusundandır.”