ESENTEPE VE DİYALOG

Abone Ol
Öncelikle belirtmeliyiz ki Esentepe meselesi ne bir samimiyet meselesi nede bir inatlaşma meselesine dönüştürülmemelidir.
Esentepe konusunda süregelen uygulamalar içerisinde bir takım eksiklik ve aksaklıkların yaşandığını daha önce konu ile ilgili olarak yazdığımız yazıda da belirtmiştik. Ancak bu durum ve eksiklikler olayı siyasal baskın haline dönüştürüp yangından mal kaçırma hikâyesine dönüştürülmemeliydi- dönüştürülmemeli…
Siyasal partilerin ve grupların karşılıklı mücadelelerini anlamak mümkün ve kabul edilebilir. Ancak bu mücadelelerini sürdürdüklerinde sahip oldukları güç,yetki ve bilgileri halkın çıkarlarına ve refahına yönelik kullanmaları en anlamlısı ve önemlisidir.
İlimizde merkezi yönetim açısından AKP yerel yönetim açısından da BDP iktidar da bulunmaktadır. Yani birinin elinde Belediye diğerinin elinde valilik ve bağlı kurum ve kuruluşlar bulunmakta. İki tarafta halkın beğenisini ve takdirini kazanmak için elinden geleni yapmaya çalışıyor. AKP milletvekili ve Bakan kontenjanları ve merkezi devlet imkânları ile birlikte özel idare gibi yerel imkânları kullanırken BDP sadece Belediye ve olanakları ile hizmet sunumu yapmaktadır. Yani güçler dengesi açısından bakıldığından AKP’nin büyük bir avantaja sahip olduğu açık. Buna bu anlamda orantısız güç de denilebilir. Bunun dengesini ise Yerel yönetim sahip olduğu yüksek halk desteği ile sağlamaktadır.
Siyasal partilerin meşru ve etik çerçevede halk desteğini yanlarına almak için mücadele etmeleri en doğal haklarıdır. Bu haklarını kullanırlarken de ellerindeki imkanı kullanmaları doğaldır ancak eldeki yetkileri kullanarak veya hakemi etkileyerek oyunu tarafgirlikle oynamak doğru bir davranış olmaz.
Bu güne kadar sayısız iktidar geldi geçti. Hiçbir iktidar ve siyasal temsilcileri Esentepe gibi Belediyeye tahsisli bir alanı halkın kullanım alanından çıkarıp kurumsal hizmete almayı denemedi ve düşünmedi bile. Siyasal partiler hizmet üretme anlayışı ile devleti yönetmek durumundadırlar. Eğer devleti büyük bir tüccar mantığı ile idare etmeye kalkışırsanız o zaman yanlış yapmış olursunuz. Çünkü sosyal devlet kavramını ortadan kaldırırsınız ki o zaman da temel mihenk taşları yerinden oynamaya başlar.
Esentepe meselesinde yapılması gereken karşılıklı sloganlaşmada bulunmak veya bilboardları güzel dizayn edilmiş projelerle süslemek değil. Yapılması gereken yangından mal kaçırırcasına yönetmelik ve tahsis kararlarını değiştirerek veya yazılar yazarak aldım gitti mantığı ile hareket etmek de değil. Yapılması gereken doğru tavır, ilgililerin bir araya gelerek soruna ortak akıl çerçevesinde bir çözüm bulmak ve buna halka anlatmak.
Eğer amaç gerçekten halka hizmet etmek ise o zaman bu halk doğru bilgiler, ortak akıl ve çözüm yolu bulma yöntemini de hak ediyor demektir. Bu kentin Bakanı, Milletvekilleri, Valisi ve Belediye başkanı ile birlikte yerel ve merkez iktidarını temsil eden siyasal partileri Esentepe konusunda bir araya gelmek zorunda ve çözüm bulmak zorundadır. Eğer bunu yapmazlarsa ve ortak aklın gereği olan çözümü bulmazlarsa başlarının ağrıyacağını şimdiden kendilerine söylememiz gerekecek. Çünkü Esentepe konusu sürüncemede kaldıkça derinden derine yara haline gelmektedir.
Bakanlık gözüne kestirdiği her tepeyi ve güzel araziyi kamunundur, devletindir diyerek ele geçirme sevdasından vazgeçmelidir. Eğer kamunun ise ve kamu yararına kullanılmıyorsa o zaman eleştiri getirilmeli ve nasıl daha güzel kullanılır önerisini ilgili kurumlar ve halkla paylaşmalıdır. Bu öneri gerçekleştirilmezse eğer ve alan kamu yerine özel imkanlar için kullanılırsa o zaman da kamu adına gereken yapılabilir. Oysa Esentepe meselesi tartışılmayacak bir konum taşımaktadır. Batmanda söz konusu olan piknik ve mesire alanı olunca 50 yıldır akla gelen ilk yer Esentepe’dir. Bu durum bu kadar açık ve net iken burayı kalkıp başka amaçlar için kullanmaya çabalamak doğru bir davranış değildir.
Daha evvel yazdığımız yazıda da belirtmiştik ve vurgulamıştık. Ne yaparsanız yapın ama halkı karşı karşıya getirmeyin. Konuşun, tartışın, görüşün isterseniz dövüşün ama halkı karşı karşıya getirmeyin. Ne yapacaksanız kendi aranızda yapın ve bize sonucu söyleyin.
Esentepe meselesi sadece BDP meselesi veya AKP meselesi değil. Hassasiyet bunların dışında da gelişkindir. Bunu anlamak için illa da ilk kepçeyi vurmaya kalkıştığınızda karşınızda göreceğiniz manzara ile anlamanız gerekmiyor. Konu öyle bir duruma gelirse emin olun saygıdeğer yöneticilerimiz sizler de en az bizler kadar rahatsız olursunuz.
Bu nedenle vatandaşlık hakkımız gereği sizlerden diyalog beklediğimizi bir kez daha vurgulamak istiyoruz. Ya bizi uzlaşarak yönetin ya da tepemizden bizahmet çekilin biz kendi kendimizi ortak akıl ile yönetelim.
Çünkü 21. Yüzyılda artık yöneticilerin bilboardları ve resmi yazışmalarla diyalog kurmaya çalışma çabalarını anlamakta güçlük çekiyoruz.
Batman kavgasız gürültüsüz, konuşarak anlaşarak, ortak aklı ortaya koyarak yaşamayı da hak ediyor.
Esentepe halkındır halkın kalacak. Siz de bu halkın yöneticileri olarak bunun gereğini yaparsanız bu halk sizlere de minnettar kalacak, yapmazsanız bu halka acılar yaşatacaksınız ki bunun vebali büyüktür.