EŞ BAŞKANLIK SİSTEMİ NE OLACAK?

Abone Ol
30 Mart 2014 Mahalli seçimlerinde karşılaştığım bir yenilik oldu. Geleneklerin aksine tabandan tavanı yönlendirecek bir adım atıldı ve siyasal yönetim modelimizin yerel ayağına Eşbaşkanlık sistemi oturtuldu.
Girişim elbette son yıllarda siyasette yenilikler konusunda adımlar atan Kürt siyasal hareketinden geldi. Önce partide, Avrupa benzeri Eşbaşkanlık modeli uygulayan Barış ve Demokrasi Partisi bu modeli seçimlerden sonra Belediyelerde uygulama çalışması başlattı. Bu amaçla da seçimlerden önce Eşbaşkan adaylarını topluma tanıttı.
Seçim çalışmaları sırasında konu enine boyuna tartışılmadan genel bir kabul gördüyse de sorunun tartışılması ve pratik sonuçları seçim sonrasına ertelendi. Yapılan seçimlerden sonra Barış ve Demokrasi partisi uygulayacağını belirttiği eşbaşkanlık modeli ile 101 Belediye başkanlığı kazandı. Ancak mazbata alımlarından itibaren sorun kendini belli etmeye başladı.
Çünkü yasal bir prosedüre göre çalışmak zorunda olan seçim kurulları mazbataları seçim kuruluna verilen listede belirtilen başkanlara vermek zorundaydı ve kendilerinden istenen ise eşbaşkanlık mazbatalarıydı.
Bu mesele krize çevrilmeden geçiştirildi ancak sorun çözülmedi. Tam aksine her geçen gün büyüyerek ilerliyor. Çünkü Belediye Başkanlıklarından Valilikler başta olmak üzere gönderilen yazılarda Eşbaşkanların imzaları açıldı. Hal böyle olunca da siyasal bir tercih olan sistem bürokratik sorunlar ortaya çıkmaya başladı. Kural ve kaidelerin statükosunda çalışan bürokrasi tıkandı.
Bu tıkanmanın pratikte iki yönü var. Birincisi dış yazışmalar ve sorunlar ikincisi iç yazışmalar ve sorunlar. Dış yazışmalarda çift imza, katı merkeziyetçi yapı kuralları ile kuşatılmış merkezi yönetim anlayışının kimyasını bozduğundan itirazla karşılaştı ve valilikler yazıları iade etti. İkinci kriz ise protokollerde yaşanmaya başlandı. Çünkü Eşbaşkanlar katıldıkları devlet protokollerinde iki kişi ile temsilliyet istediler ve bu protokole bir koltuğun daha eklenmesi demekti ki bürokrasinin bazı kesimlerinden itiraz sesleri yükseldi ve krizler yaşandı. Doğal olarak kabak protokol sorumlularının başına patladı.
İçerde ise sorun biraz daha farklı gelişti. Çünkü Eşbaşkanın aynı zamanda seçilmiş meclis üyesi sıfatı taşıması nedeniyle çözümler üretilmeye çalışıldı. Belediye bürokrasisi merkezi bürokrasiden daha fazla hareketli ve çözümleyici olmasına rağmen Eşbaşkanların fiili başkanlığı yasal başkanlığa çevirme talepleri karşısında adeta tıkanma yaşadı. Özellikle özlük hakları konusunda sıkıntı var. Çünkü eşbaşkanlar Başkan yardımcısı kadrosundan özlük haklarının sağlanmasını ve maaş almayı kabul etmiyor. Bu durumda açıktan maaş ödemesi gerekiyor ki bu da yasal olarak mümkün değil. Yani usulsüz bir ödeme yapmak gerekiyor. İmza konusu, başkanlık yetkilerinin kullanılması konusun, Makam ve benzeri konulardaki sıkıntılar aşılıyor ancak diğer konuda sıkıntı var.
Hepsi bu kadar mı derseniz elbette değil!
Çünkü sorunun bir da siyasal ve uygulama tarafı var. Çünkü gerek gönderilen yazıların valiliklerden dönmesi ve gerekse içerden yapılması düşünülen değişiklikler konusunda da fikir birliği sağlanmasındaki sürelerin uzaması işlerin beklenen hızda ilerlemesini engelliyor.
NE YAPILMALI?
Aslında işi enine boyuna değerlendirdiğinizde ortaya çıkan sonuç belli. Fiilen eşbaşkanlık sistemini uygulamak gerekiyor. Risklerini de göze almak gerekiyor. Madem böyle bir karar verildi öyleyse hadi sağa sola sapmadan uygulansın. Valilik ve Bakanlık yazıları geri gönderse bile meclis kararları ile uygulansın. Sonrası malum denetim yapılacak müfettişler denetimler yapacak raporlar hazırlanacak konu yargıya taşınacak. Değişim ancak böyle bir kanuni zemine oturabilir. Yâda hükümet acilen bir yasal düzenleme yapacak. Tabi bir de madalyonun öbür yüzü var. Eşbaşkanlık sisteminin başkanların bir bölümünün bulundukları konumlardan uzaklaştırılması siyasetine dönüştürülmeden bu işler yapılırsa daha sağlıklı olur düşüncesindeyiz. Bu iş bahanesi ile siyasi oyunların zemin hazırlanmasın.
İşin sonu nereye varır derseniz hemen söyleyelim. Kimse kusura bakmasın ama uzun vadede bu krizin sonucu bizi seçilmiş vali meselesine götürecek.