ELEŞTİRİ ÇOK, DESTEK YOK!

Abone Ol

**Bu meslekte yılları geçen duayenler geçmişte anlatırlardı, inanmazdık; “Ne yaparsanız yapın kimseye yaranamazsınız…” Bizden önceki duayenlerin öngörüleri yüksekmiş. Başlarından birçok olay geçtiği için tecrübeleriyle onlarca farklı duruma şahitlik etmişler haliyle…

**Bu çileli meslekte öyle eleştirilerle karşılaşıyorsunuz ki bazen sizi eleştiri yağmuruna tutan kişi, sizden alacaklıymış gibi ‘eleştiri’ sınırlarını aşıyor, yetmiyor zamanınızın büyük bölümünü de alıyor. Her eleştiriyi veya söylemi kendilerinde bir ‘hak’ gibi görenler ise kentin ‘kültür belleği’ olan gazetelere bir aboneyi bile çok görüyor.

YEREL MEDYANIN KADERİ…
Tam 40 yıldır yerel medyadayız…

Tabiri caizse bu sektörde ömrümüz geçti.

Bu meslekte bu denli ‘yargısız infaz’ anlayışıyla yerden yere vurulma sürecine ilk kez tanık oluyoruz.

Elbette toplumsal sorunlar yerine bireysel işlere girenlerin ‘medya’ adı altında iş takipçiliği yapmalarına biz de karşıyız.

Ancak yıllardır bu şehrin toplumsal meselelerine kafa yoran, sorunların çözümü için elinden gelen çabayı gösteren yerel medya mensuplarını yerden yere vurmak doğru bir yaklaşım tarzı değil.

Bizden önceki duayenlerden merhum Nazım Sökmen, Haluk Yarıcı ve ağabeyim Enver Arslan’dan duyardık; “Bu meslek çok nankör. Ne yaparsanız yapın kimseye yaranamazsınız. Yerel medyanın artılarını görenlerin sayısı çok az. Bazı kurumlar ile ya da çevreden rahatsızlık duyanlar ise yerel medyaya yakınıp durur. Neden yazmıyorsunuz diye size yükleniyor…”

Evet, geçmişin duayen isimleri iyi yorumlamış.

Yaşadıklarını bizlerle paylaştıklarından şimdilerde ne denli ön görülü olduklarını görüyoruz.

ELBETTE ELEŞTİRİ OLACAK
Bu meslekte görevini yapmayan, sahada olmayan, toplumsal sorunların çözümüne katkı sunmayan yerel medya temsilcisi kimse dökmeden, kırmadan, incitmeden ama yapıcı dille eleştirilmeli.

Çünkü yapıcı eleştiriler herkes için yol göstericidir.

Bu kutsal mesleği farklı alanlarda kullananları da herkesin, her okurun eleştirmesi kadar doğal bir şey olamaz.

Yıllardır bu mesleğin içindeyiz…

40 Yıllık gazetecilik mesleğimde yerel medyanın ilk kez bu kadar ağır eleştirilere maruz kaldığını görüyorum…

Toplum olarak öyle ağır bir ‘dil iklimi’ yaşıyoruz ki sormayın gitsin…

Yerel medyanın tümünü aynı kategoride tutmak çok yanlış.

Bu sıcak havada sahada ter dökenler de var. Klima gölgesinde önüne düşen haberi sayfalara yerleştirenler de var.

Yıllardır bu mesleği sürdürebilmek için ne çilelere katlanan meslektaşlarımızın olduğunu bilenlerdenim.

YEREL MEDYAYA DESTEK YOK…
Dedik ya yerel medyayı acımasız bir şekilde masaya yatıranlar ya da yerden yere vuranların acaba kaçta kaçı, ‘Yaşam yerelden başlar’ sloganıyla hareket eden gazetelere en basitinden abone olabiliyor…

Bakın son dönemlerde Bakanlık, birinci sınıf kahve ve kafelere 5’er adet gazete bulundurma getirdi. Batman’da acaba kaç yerel gazeteyi bu mekanlarda görebilmek mümkün?

Oysa pandemi nedeniyle aylardır kapısına kilit vurulan kahve, çayhane, kıraathane ve kafelerin sorunlarını yerel medyada duyarlı gazeteler manşetlerinden indirmemişti.

Günlerce kahveci esnafının sorunlarına dikkat çektik. Sadece onlar değil elbette; çiftçinin de yanında olduk, kızgın güneş altında hasat yapan hububat üreticisinin de, yem bulmakta sorun yaşayan besicinin sorunlarını da bu sütunlarda dile getirdik…

ODA VE STK’LAR NE YAPIYOR?
Elbette yerel medyanın eksiklikleri ve yanlışları var. Gözden kaçırdığı konular da…

Şehrin genel sorunlarının çözümü için sayfalarını sonuna kadar açabilmelidir yerel gazeteler.

Fakat koca Batman’da 500’e yakın oda ve dernek de var…

Sadece kongreden kongreye hatırlanan, yöneticilerin atamalarında ‘hoş geldiniz’ ziyaretleri ile bilinen o kadar dernek var ki hangisini yazalım…

Bu STK’ların adlarını dillendirmenin de gereği yok.

Bol STK tabelasına sahip Batman’da tüm olumsuzlukların başını yerel medya çeker nedense.

Kimse bu memlekette 500 civarında Oda ve Derneğin ne iş yaptığını sormaz, etmez…

Yeri geldiğinde üst düzey yetkililer nezdinde bir de baktığınızda o hiç hatırlanmayan Oda ve Dernek Başkanları, heyetlerin başucunda yer alır.

Memleketteki sorunları da işte bu STK temsilcileri masaya yatırıyor!

Kısacası; görevini yapmayan sadece yerel medya organları değil, tüm STK-Oda temsilcileri de eleştirilerden ders çıkarılmalı.

Yargısız infaz şekliyle sadece yerel medyayı yerden yere vurmaya kimsenin hakkı yok.