EKMEN VE GÖK BELEDİYE BAŞKANI OLURLARSA?

Abone Ol
Mart ayı Küçük Millet Meclisinin konusu Belediye Başkan adaylarının 10 istek belgesini imzalamaları ve bu konudaki fikirlerini katılımcılara aktarmalarıydı.
Pazar günü Belediye Meclis toplantı salonunda gerçekleşin toplantıya AKP Belediye Başkan Adayı Avukat Mehmet Emin Ekmen ile Hüda Par Belediye Başkan Adayı Dr.Aydın Gök katıldı. Her iki aday da daha evvel STK’lar tarafındın belirlenen 10 maddelik deklarasyona imza attıklarını açıkladılar.
Toplantının konsepti gereği Belediye Başkan adaylarının 10 dakikalık konuşma süreleri ve sorulara verecekleri cevaplar var. Soru sahiplerinin ise bir soru soracak kadar vakitleri.
Toplantıya katılan her iki Belediye Başkan adayının ortaklaştıkları konu din- siyaset ilişkisi oldu. Yani özetle Batman halkının %99’luk bölümü Müslüman olduğuna göre dini referansla olaya yönelmek iki başkan adayının da ortak özelliği oldu.
Hüda Par adayının en büyük mega projesi; “İnsanlara omuzlarının üzerinde iki melek olduğunu hissettirmek” olacak. Başka bir değişle insanların inanç ve vicdanları üzerinde yürüyecek olan bir sistem. Tabi referans inanç, inançla kastedilen ise İslami bir yönetim şekli.
Gök konuşmasından özetle işsizlik ve yoksulluktan yakınarak kadınların ekonomik sıkıntılar nedeniyle çalışmak zorunda bırakılmalarından yakındı. Uyuşturucu ve alkol tüketiminden rahatsızlığını dile getirdi. Maddi ve Manevi olarak çalışmak gerektiğini belirttikten sonra bugüne kadar uygulanan politikaları da “sosyalist politikalar” olarak tanımladı. Belediyeyi alırlarsa da Refah döneminde olduğu gibi kapıya “Rüşvet alan da veren de melundur” yazısını yazdıracaklarını belirtti.
Aydın Gökten sonra söz alan AKP Belediye Başkan Adayı M.Emin Ekmen de hazırlamış olduğu 90 proje ile kente sahip çıkacaklarını vurgu yaptı. İmar çalışmaları konusunda eleştirilerini dile getiren Ekmen Belediyenin hizmet üretimini de yetersiz bulduğunu ifade etti. İktidara gelmeleri durumunda daha fazla şeffaflık sağlayacaklarını, İmardaki kayıt dışı sirkülâsyonu önleyeceklerini, Kentin eski mahallelerinde yapacakları kentsel dönüşüm ile cazibe alanları yaratacaklarını, Mardin Savur yolu açılarak kenti Güney Doğu yönüne yönlendireceklerini vurguladı. En büyük projesi ise Kürt Kültür Enstitüsü. Kürt dili ve kültürünün geliştirilmesi için böyle bir kurumu gerekli gördüklerini ve bu kurumun koordinasyon görevi göreceğini hatırlattı. Buraya Medreselerden, Kürdi Der, Ahmedi Xani , Nubıhar gibi kurumlardan katılımcı talep edecekleri belirtti.
Her iki adayın özellikle medrese kültüründen bahsetmeleri ve dini inanç meselesine vurgu yapmaları doğal olarak dikkatleri de bu yöne çekmiş oldu.
Bu nedenle konuklara şu soruyu sorduk; Her iki aday da dini konuya vurgu yaptıklarına göre kendilerine göre mevcut yönetimin dine karşı veya inanca karşı hangi uygulamasını uygun görmüyorlar? Hangi uygulamasını yanlış görüyorlar?
Aydın Gök bu soruya şu cevapları verdi;
Festivaller, ruhsatlı veya ruhsatsız birahaneler, mütaahitlerin yakınmaları ve son olarak Belediye Konferans salonunda yapılan LGBT’li bireylerin toplantısı.
Mehmet Emin Ekmen ise daha politik bir cevapla kendi vizyonlarını ortaya koyacaklarını Ramazan ayında daha fazla etkinlik düzenleyeceklerini( mevcut durumda lokantaların kapalı olmasından başka bir etkinlik yok),Kutlu doğum haftasında etkinlik düzenleyeceklerini, Medreselerin imarına katkı sunacaklarını, Festivallerde medrese mollalarına söz verilmemesini eksiklik olarak gördüklerini ve sosyal dokuya uygun etkinlikler düzenleyeceklerin belirtti.
Buna rağmen bu kentin farklı gerçekliklerinin bulunduğunu da biliyoruz. Sayın Gök’ün referans gösterdiği dönemin uygulamaları biliniyor. Şeriat referanslı bir yönetim şekli uygulayamayacakları da açık bir konu. Bu nedenle getirdikleri eleştirilerin yeterli altyapıya sahip olmadığını düşünüyoruz. Sayın Ekmenin söyledikleri ise yapılanları daha fazla dini motifle süslemekten başka bir şey değil. Sivil Cuma namazlarının düzenlendiği dönemi hatırlarsak mevcut yönetimce Belediye Bahçesinin bile bu konuda tahsis edilmesinde sakınca görülmemişti. Kaldı ki Medrese eğitiminden söz edenlerin ve Kürt kültürünün beslenme kaynağının medreselerden geldiğini kabul edenlerin bilmesi gereken iki konu var. Çok yakın tarihte medrese imamlarını dine davet edip Müslüman olmalarını isteyenler kimlerdi? Sivil Cuma namazlarında Kürtçe hutbe okudukları için medrese kökenli imamlara soruşturma açıp onları tutuklayan ve derneklerine kapatma davası açanların kimler olduğunu hatırlıyor muyuz?
Bu nedenle adaylarımız dünya görüşleri çerçevesinde iktidarı elde etmeye çalışırken daha iyi tahlillerle önplana çıkarlarsa daha yararlı şeyler yapabilirler inancındayız.