ECEL KÖPRÜSÜNE DÖNÜŞEN YOL…

Yıllar önce ince uzun bir yolu andıran Batman-OSB-Beşiri yol güzergahı, 2.5 kat genişledi... 30-40 Yıl öncesinde kazaların tek-tük yaşandığı o güzergah şimdilerde o dönemi bile geride bıraktı.

Abone Ol

1992’de  Organize Sanayi Bölgesi temellerinin atılmasıyla; o yol güzergahta kazalar dinmek binmedi. Neredeyse son 30 yıldır bu yol güzergahının trafiği kaldırmadığı ve geceleri zifiri karanlığa dönüşen bu yolun kaç can aldığını, kaç kişiyi sakat bıraktığının sayısını inanın biz de unuttuk…

*Son yıllarda OSB yol güzergahında düğün salonları sayısı da arttı. Yola sıfır sayılan bu salonların yanı sıra küçük çaplı fabrika, atölyelerin de komşu olduğu bu güzergah, korkutuyor... Önceki gece de o güzergah üzerindeki bir düğün salonundan çıkan ve yolun karşısına geçmeye çalışan aynı aileden 4 kişi yaşama veda etti, 2 kişi de yaralandı…

NE İLKİ NE DE SONUNCUSU OLACAK…

Batman-OSB-Beşiri yol güzergahı, bir ocağı daha söndürdü.

Her şeyden habersiz Oğuz ailesi, Pazar gecesi gittikleri o yol güzergahındaki bir düğünden çıkarken hafif ticari bir araç, onları aramızdan alıp götürdü.

İki kişinin de yaralandığı o feci kazada aynı aileden 2’si çocuk 4 kişi önceki gece yakınlarının gözyaşları arasında Akça-Tilmiz Köyü karşısındaki Petrol mezarlığında toprağa verildi.

Oğuz ailesinin dört ferdinin mezarı yan yana.

Süleyman Oğuz (48), İlyas Oğuz (40), Sefa Oğuz (12) ve Demhir Oğuz (4)… O katliam gibi kazada yaşama veda etmişti.

Batman, belki de son yılların en korkunç bir kazasıyla daha sarsıldı.

Organize Sanayi Bölgesine giden o yol güzergahında yaşanan sayısız kazaları bu sütunlara taşıdık.

Her kazada yaşama veda eden ya da sakat kalan vatandaşlarımızın da ne yazık ki hayat hikayelerine yer verdik.

Batman’ın en işlek güzergahının artık trafiği kaldırmadığını… Gerek İl Koordinasyon Kurulu toplantılarında gerekse de üst düzey yetkililere hep hatırlattık.

Yıllardır genişletildiği halde dubleye dönüştürülmeyen, yaya geçidi, sinyalizasyon ve aydınlatmanın olmadığı o güzergahta yaşanan kazalardan ötürü bugüne kadar onlarca canımızı kaybettik.

İşte o canlara dört can daha eklendi.

O katliam gibi kazayla yüreğimiz bir kez daha yandı.

Her zaman, önceden uyarma görevimizi yerine getirerek belirttiğimiz gibi tekrar tekrar bu uyarıyı yazmamız bizim için kahredici bir hal aldı.

Burada yine, yeniden yazıyor ve hatırlatıyoruz; yapılmak istenen, yaşam alanları ve işyerlerinin faaliyete geçtikten sonraki olabilecek yoğunluğun mutlak suretle dikkate alarak tasarlanması gerekiyor!

Ne yazık ki hep olduğu gibi, ancak ölümler olduktan sonra hassasiyetler beliriyor.

Ardından hemen unutuluyor.

Ta ki, yeni ölümlü kazalar oluncaya kadar.

Bu böyle devam edecek lanet bir döngü müdür?

Bizce değildir!..

Bunun önlemlerini almak çok basittir.

Ama en zor olanın kurumlar arası ortaklaşmanın kurulamamasıdır.

Basın olarak hiçbir gerekçe ve maruzata sığınmadan hep birlikte oturup el birliğiyle ortak çözüm bularak, bu yıkıcı ölümleri durdurmaktır.

Bunun ötesinde hiçbir çalışmanın ve açıklamanın çözüm getiremeyeceğini, yaşananlardan dolayı biliyoruz.

Biz de basın olarak hep alternatif çözüm önerileri sunduk.

Ama görüldüğü gibi hiçbir ölümü durduramadık.

Burada bir kez daha uyarı ve öneri görevimizi yapıyoruz.

Şehirde yoğunluğun yaşandığı her yerde kurumlar arası ortak çalışmanın yapılması şart.

Bütçe yokluğu mazeretine sığınmadan her kurum kendince katkılar yaparak, bu sorunu kısa zamanda bu yürek yakan sorunu kolaylıkla çözebilirler.

Bu konuda inancımız var.

Ve bu inancı korumak istiyoruz.

KAZA FELAKETİ

Tekrar yazmakta beis görmüyoruz.

Yapılacak, yeni yaşam ve işyerleri tasarlanırken, oluşacak yoğunluğu önleyecek şekilde tasarlanması gerekir.

Aksi olması halinde, yüreğimiz yanarak yazmak zorunda kalacağız…

Yazdığımız yazıları ve yaptığımız uyarıların dikkate alınması için daha fazla ne yapmamız gerektiğini bilemiyor ve bu bilememenin verdiği acizliğini yaşıyoruz.

Bu acı kazayı, bir aileyi yok eden lanet kazanın olduğu ve ecel köprüsüne dönüşen bu yoldaki kazaları önlemek için yapılacak ilk basit adımlar, o güzergahın başından sonuna kadar insan yoğunluğunun olduğu her noktaya tümsekler yapıp, yan tarafına da uyarı levhaları yapılmalı.

 Ayrıca mutlak suretle iyi bir aydınlatılmanın yapılmasıdır.

Büyük bir bütçe gerektirmeyen bu basit çözümü uygulamanın çok zor olmadığını sanıyoruz.

İsteksiz davranabilecek kurumlara yaptırım gücüyle müdahale ederek, bu kurumlar zorlanmalı.

Birkaç ay öncesinde OSB’ye giden yolun genişletme, aydınlatma, yaya yolu ve duble yolunda ekleneceği çalışmaları kapsayacak ihalelerin yapıldığını öğrenince çok sevinmiştik.

Fakat önceki gece bir düğün salonundan çıkan Oğuz ailesinin 4 ferdinin o feci kazada yaşamını kaybetmesi, Batmanlıları derinden üzdü.

Son 20-30 yılda resmi verilere göre; kaç insanımız orada hayatını kaybetti bilemiyoruz ama çok sayıda vatandaşımızın yaşamını yitirdiği ve sakatlandığını biliyoruz.

O yol güzergahında yaşamlarını kaybedenlerin ailelerinin acıları öyle büyük ki…

Her kaza sonrası ‘Bu güzergahta artık canlarımız gitmesin’ diyerek kendimizi teselli etmeye çalıştık.

Oysa bu güzergah resmen ölüm saçıyor.

Bu yol güzergahında ihmaller, sorumlular varsa artık gereği de yapılmalı.

Çünkü her acı da bu meseleleri konuşamadık.

20-30 Yıldır sayısız kazanın yaşandığı bu yol güzergahındaki çaresizliğimizi bir kez daha yaşadık.

Nedense bizler, yani bu şehirde yaşayanlar bu yol güzergahında yaşanan kazaları günübirlik hatırlıyoruz.

Birkaç gün sonra o katliam gibi kazaları unutuyoruz.

Şehrin belki de en işlek yol güzergahı dediğimiz Batman-OSB-Beşiri güzergahında kazasız hafta ya da ay olmuyor.

Yüzlerce kişinin her gün yolunu tuttuğu OSB güzergahı için de çalışmalar bir an önce başlatılmalı.

Yapımı süren Batman-Binatlı-Hasankeyf yol güzergahı gibi bu yola da ödenek çıkarılmalı.

Ve bu güzergahın da tamamlanmasının gerektiğine yönelik ne yazık ki üzerimize düşen sorumluluğun farkında değiliz.

BİRKAÇ AÇIKLAMADAN SONRA UNUTULACAK

Her zaman gazetelerimizin sütunlarında bu şehrin giriş ve çıkış yolları düşmüyor.

Yıllarca bu şehrin giriş yolları kaderine terk edildi.

Dediğimiz gibi ulaşım her zaman bu şehrin birinci sorunu oldu.

Bu şehrin yolları güvenli hale getirilmeden yapılan yama ve diğer işlerin hepsi geçici şeylerdir.

Bizler yaşadığımız şehirlerin başta yollarını güvenli hale getirerek, gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmek zorundayız.

Bakın  Organize Sanayi Bölgesi’nde 200 tesis var.

Her gün yüzlerce kişi bu atölyelerin yolunu tutuyor.

OSB kavşağının manzarası da içler acısı.

Bu kavşak adeta kazaların merkezine dönüştü.

OSB kavşağında da sayısız kaza yaşandı.

Özetle; o feci kazada yaşamını yitiren Oğuz ailesine Allahtan rahmet, yaralılara şifa diliyoruz.

Aynı aileden hayatını kaybedenlerin geride kalan sevenlerine sabır diliyoruz.

Umarız bundan sonra bu yol güzergahı yapılana kadar can kayıpları olmadan atlatırız.

Yazımızı bitirirken, sabah gelirken koltuklarına oturan ilgili kurumun yetkilisi, ölümleri sonlandırmak için her türlü çözüm için diğer yetkiliye elini uzatmalı ve her bir yiten canın geride bıraktığı acıyı düşünmeli. Belki de yetkili oldukları için biraz da suçluluk hissetmeli…

Hiçbir canın lanet kazaya kurban gitmemesi ve ecel köprüsüne dönüşen yolların bir an önce huzura giden yola dönmesi dileğiyle…