Türkiye Gazeteciler Federasyonu üyesi cemiyet başkanlarını dört gün boyunca ilimizde ağırladık. Bu ağırlama sırasında epey efor sarf ettiğimizi de belirtmek gerekiyor. Yani yorulduk ancak bu yorgunluk çok tatlı bir yorgunluk oldu.
Tatlı oldu çünkü konukların değişen görüşleri bize yorgunluğumuzu unutturdu ve yeni hedefler gerçekleştirmemiz için yol gösterici oldu.
Konuklarımız ilimizden ayrılırken şunu söylediler; “ Vallah ne yalan söyleyelim biz Batmana gelme konusunda epey tereddütlüydük. İki türlü tereddüt’ümüz vardı. Birincisi buraya yeterince ilgi gösterilmeyeceği konusuydu. İkinci ise böyle bir organizasyonu başarı ile gerçekleştirme konusundaki endişelerimizdi. Tabi gelirken içimizdeki korkuyu da atamadığımızı belirtmemiz gerekir. Ancak ayrılırken bu endişelerimizin boşuna olduğunu bize gösterdiniz hakkınızdaki ve kentiniz hakkındaki bütün yargılarımızı değiştirdiniz.”
Osmaniye cemiyet başkanı da Rize cemiyet başkanı da, Tekirdağ Cemiyet başkanı da Hatay cemiyet başkanı da aynı sözleri tekrarlayarak ilimizden ayrıldılar. Biz de bu imajı pekiştirmek için elimizden gelen gayreti gösterdik.
Derdimiz doğruyu söylettirmekten başka bir şey değildi. Federasyonu hem ilimizde hem de Mardin’de yüzümüzün akı ile ağırladık ve sorunsuz bir şekilde memleketine gönderdik. Bizi bu doğru anlayış ve yolda destekleyen herkese teşekkürler.
Elimizden geldiğince, dilimiz döndükçe ve kalemimiz yazdıkça kendimize göre doğru bildiğimiz tavrı ortaya koymaya çalışıyoruz. Bunu tanıtım faaliyetlerinde de, siyaset konusunda da, normal yaşam savaşında da tekrarlamaya özen gösteriyoruz ancak öyle görünüyor ki doğru yolun takipçisi olmak bazen etrafımızı rahatsız ediyor.
Kimsenin hiçbir konuda doğrudan yana olan tavrımızdan dolayı kızmasına gerek yok. Beklentimiz yanlış yaptığımızda eleştirilmemizdir. Biz her değere ve şahsiyete kıymet veririz ancak doğru ile çakıştıkları anda da doğruyu söyler ve hatırlatırız.
Bundan bir süre önce BDP’nin aday adayları konusunda süre uzatımının yanlış olduğunu söyledik. Ancak süre bu kez delege meselesinde uzatıldık ki bize göre bu yanlış.
Biz Batman Belediye Başkan adayının Batmanda yaşayan insanlar arasından seçilmesini istiyoruz. Bize göre bu doğru halka göre de bu doğru. Bunun dışını çıkılırsa yanlış yapılmış olur.
SODES projesinin açılış programına katılan Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek;” kent içinde geçen ana yolları biz asfaltlıyoruz. Üç adet köprüyü biz yapıyoruz” dedi. Yaptıkları doğru ancak bu yolların karayollarına ait olduğunu unuttu galiba. Kaldı ki aynı köprülerden sadece Diyarbakır urfa yolu üzerinde 12 tane yaptılar. Sayın bakan bir an sanki Türkiye’nin Bakanı olduğunu unuttu. Ya da Belediyenin başka bir ülkenin belediyesi olduğunu sandı. Bu açıklama yanlıştı biz de hatırlatalım istedik. Bu açıklama yanlış.
İlimizde bulunan gazeteciler kente hayran kaldıklarını ifade ettiler. Kentin gördükleri tek eksikliğini de hep bir ağızdan dile getirdiler. Kentin temizliği iyi değil dediler. Biz de durumu ilgililerine aktarmayı görev biliyoruz. Çünkü tespit doğru.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovmuşlar. Doğru. Ancak onuncu köyün olmadığını kimse söyleyemez. Sevgi, ilgi, tercih konusunda sübjektif olabiliriz. Bu doğaldır ancak doğruyu söylememek veya doğrudan yana tavır koymamak sonuçta hepimize kaybettiren bir anlayış olur.
Sonuç olarak dememiz odur ki biz doğru gördüğümüz konularda muhatap kim olursa olsun tavrımızı doğrudan yana koyacağız. Doğruyu söyleyen can düşmanımız bile olsa doğru söylediğini belirteceğiz ve belirtmeye devam edeceğiz. Hiç kimse bizden yanlış gördüğümüzü övmemizi beklemesin.
Elbette bu tavırla yalnız kalacağımızı biliyoruz. Ancak biçmeye kalkıştığımızda elimizin boş kalmamasından anlıyoruz ki doğruya kızanlara rağmen sevenimiz de az değilmiş. Biz herkesi ve kesimi dost olarak görmek isteriz. Doğru söyleyeni de destekleriz. Gerisi insanların yapılarına kalmış. Ya doğruya doğru diyecekler ve büyüyecekler ya da yanlışta ısrar edip eriyip gidecekler. Dileriz herkes hak ve hukuktan ve de doğrudan yana olur. Kalın sevgiyle…