Gün geçmiyor ki güzel ülkemizde bir trajikomik olayla karşı karşıya kalmayalım.

Pandemi sürecinin olumsuz etkileri kendini en yüksek şiddette bugünlerde gösteriyor. Fabrikaların kapanması ve üretime ara verilmesi Dünya’daki arz talep dengesini maalesef bugünün kapitalist tüketim dünyasını alt üst etti.

Artık taleplere yetişme konusunda Dünya ciddi bir kriz içinde. Çip krizi bunun en önemli göstergesi olarak karşımızda duruyor. Pandeminin etkilerinin ortadan kalkması 3-4 yıla kadar anca sürer. Bu durumda insanların söz konusu durum karşısında uyum sağlayacak davranışlar göstermesi gerekiyor. Diğer toplumlar bu konuda kuşkusuz bizden daha bilinçli.

Örneğin; pandemi dönemi başladığında herkes evlerine kapanırken, sadece temel gıda ihtiyaçlarını karşılarken biz ise araba alım-satım konusunda zirveleri gördük. Dışarı çıkamıyoruz ama; son model arabalarımız altımızda. Düşünün ki Çin pandeminin sert dalgasını kırdıktan sonra otomotiv sektörünü canlandırmak için araç alımlarına teşvik verirken bizde fiyatlar tavanı gördü. Tabi bu keşke sadece arabalarla sınırlı kalsaydı.

Kur farkından dolayı yaşanan ekonomik problemler karşısında maalesef yine halkımız boş durmadı. Bugünlerde haberlerde sık sık gördüğümüz stokçuluk illetine kapıldı. Arabalarla devam eden bu stokçuluk yağ, şeker, un, süt vs. temel gıda ürünlerine de sıçradı.

İşin etik kısmı bir yana insanlarımız dini kısmını da görmez oldu veya işine geldiği için görmüyor.

Biz mi yanlış biliyoruz, yoksa insanlar din mi değiştirdi?

Bu ülkenin yüzde kaçı Müslüman?

Dinimizde stokçuluğun haram olduğu söylenmiyor mu?

Her ne kadar Kur’an’da stokçuluk kavramına rastlanmasa da haksız yoldan kazanç sağlamayı yasaklayan âyetlerle (el-Bakara 2/188; en-Nisâ 4/161; el-A‘râf 7/85) dinin genel ahlâkî ilkelerine yer veren ayetler mevcuttur.

Piyasada sun'î darlık meydana getirmek, tüketimi sun'î olarak artırmak, bu vesîleyle enflasyonu yükseltmek, fazla fiyatla tüketicinin mağdur edilmesi, alıcı-satıcı arasındaki itimat, iyi niyet, sevgi ve saygının ortadan kalkması... Birkaç kişinin aşırı para kazanması için buna başvurması, günah sayılmaktadır. Öte yandan Peygamberimiz (sav) stokçuluk yapan karaborsacıyı şöyle uyarmaktadır:"Pazara mal getiren rızıklandırılmış; ihtikar (stok ve karaborsa) yapan lânetlenmiştir." (İbn-i Mâce, Ticaret, 6), "Bir gıda maddesini kırk gece satmayıp depolayan kimse, Allah'tan uzaklaşmıştır. Allah da onu kendisinden uzaklaştırmıştır." (Ahmed b. Hanbel, Müsned, II, 33).

Görülmektedir ki dinimiz yüzyıllar öncesinden bu hassas konuya önemle değinmektedir.

Bizlerde gerek ahlaki varlıklar olarak gerekse de dinimize uygun Müslümanlar olarak böylesi hassas ve kritik zamanlarda kısa dönemli, helal olmayan kazançların peşinden gitmeyip dirayetli bir şekilde davranmalıyız.

Selam ve Dua ile…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
allah için sevenlerden 2022-01-11 21:02:05

merhabalar gazeteniz ile Allah kitap peygamber rızası için islam ümmet kardeşliği hassasiyeti geliştirilmesine yardım etmezmisiniz eğer yeterince müslüman kanının döküldüğüne inanıyorsanız binlerce yıl öncesinde kalmış bir dinin tekrar yeşertilmesinde (zerdüştlük yakın tarihteki ismi ezidilik)rol almak istemeyenlerin sesi olmak istemezmisiniz elbetteki bu dine inananlara saygımız sonsuz ama bunun tekrar yeşermesi için neden müslümanın müslümanı öldürmesi gerekiyor