DEMOKRATİK DAYAK YEME HAKKI

Abone Ol

Mevcut yönetim şekilleri içerisinde medeni dünyanın ulaştığı en benimsenen yönetim şekli demokratik bir yapıyı içeren cumhuriyet modelidir.
Başta Avrupa ve ABD de uygulamada olan bu yönetim biçimine diğer ülke halkları da erişme çabaları göstermektedirler.
Bu yönetimi diğer yönetim şekillerinden ayıran temel kriterleri düşünce ve ifade özgürlüğünün olması, eşitlik, serbest çalışma ve dolaşım hakkı, yasaların uygar olması ve en önemlisi de insanların kendilerini temsil edebilecek insanları seçebilme olanaklarına kavuşmasıdır. Yani seçme ve seçilme hakkı. Bu hak sayesinde de seçilen vekiller veya temsilciler parlamentoya giderek tabanlarının söz ve düşüncelerini, taleplerini dile getirir ve sorunlarının çözümü için çaba sarf ederler.
Bu hak öylesine kutsal bir haktır ki parlamento kürsüsü bir dokunulmazlık kalesi olmuştur. Parlamento kürsüsünde konuşan vekilin kürsü dokunulmazlığı bulunmaktadır. Bu demokrasinin olmazsa olmaz bir kuralıdır ve herkes buna saygı gösterir. Kural bellidir vekil görüşünü söyler ve bu doğrultuda karar alınmasını talep eder, karşıt düşünce varsa bu da aynı kürsüde dile getirilir ve sonuçta talep vekillerin görüşünü sunulur kabul edilir veya ret edilir.
Ülkemizde otuz yıldır sürekli olarak devam eden Kürt kökenli yurttaşların haklarının söz konusu olduğu bir çatışmalı süreç yaşanmaktadır. Bu çatışmalı süreç inanılmayacak düzeyde can yakmıştır. Ülkenin temel sorunlarının başında gelen bu sorunun parlamento çatısı altında çözümlenmesi temel beklenti ve taleptir. Bu beklenti ve talep ülkede en sert politikalar uygulayan ve en iyimser politika talep ettiğini söyleyen herkesçe kabul gören ve dillendirilen bir taleptir. Mesela düz ovada siyaset yapsınlar diyenlerden biri bu alandaki uygulamaları ile tanına Mehmet Ağar’dır.
Hal böyle iken geçen hafta bir TV programına çıkan AKP Gaziantep Milletvekili yazar ve aydın olarak tanıdığımız Tayyar Şafak parlamento çatısı altında BDP Milletvekillerinin dövülebileceklerini belirtti. BDP Milletvekillerinin böyle konuşmaya devam etmeleri durumunda dayak yiyeceklermiş!
Birincisi parlamentolarda zaman zaman milletvekilleri arasında sataşmaların çıkması normaldir. Ancak işin kavgaya kadar götürülmesi acizliğin belirtisidir. Parlamento kürsüsünde herkesin konuşma ve düşüncesini dile getirme hürriyeti var. Bunun aksine davranışlar konusunda da bildiğimiz kadarıyla meclis iç tüzüğünde belirlenmiş kurullar mevcut. Bunu takip edecek olan ise meclis başkanı veya başkanlığıdır. Ancak Tayyar Şafak bu konuyu meclis başkanına bırakmayacak kadar hızlı davranmaktadır. İşi bir çırpıda ileriye götürüp milletvekili dövmeye kadar götürmektedir.
Şimdi bu açıklamayı dinleyen ve ertesi gün gazetelerde okuyan BDP seçmeninin yerine geçip bir an düşünün. Bir vekil çıkıp parlamentoya gönderdiğiniz ve sorununuzu dile getirmeyi beklediğiniz vekilinize sırf sizin taleplerinizi dillendiriyor diye dayak atılacağını söylerse ne düşünürsünüz?
Elbette iyi düşünmezsiniz. Ancak buna rağmen yapılan ve söylenen sözlerin biraz daha düşünülerek söylenmesinde fayda olacağı muhakkaktır. Parlamento adam dövme yeri değildir. Konuşma karşısında cevap olarak yumruk sıkmayı düşünenlerin bu ülkenin sorunlarını çözme konusunda yetmezlik içerisinde oldukları açıktır. Mesele güç kullanma ise o zaman gücü olan herkesin bu gücü kullanması doğru mu olacak?
Bizim önerimiz BDP milletvekillerini parlamentoda dövmeyi düşüneceğinize onları oraya taşıyan sorunların çözümünü düşünün. Yoksa entel dantel halinizle dayak konusunu gündemleştirmeniz pek doğru bir davranış olarak görülmez. Tabi en doğal olarak caddelerde dokunulmazlıklarına rağmen polis tarafından yakısından tutulmaya çalışılan, üzerlerine su sıkılan vekil görüntüler olunca Tayyar Şafak gibi vekillerin mecliste de biz dövelim mantığı gelişmiş olabilir. Bu durumda BDP Milletvekillerinin dayak yeme haklarını parlamentoda da kullanma haklarının olabileceğini düşünebiliriz!