Batman’da 32 yıl önce elime kalem alıp köşe yazısı yazmaya başlamıştım.
Birinci yıldan bu yana amacım, gayem hep daha yaşanabilir bir Batman olmuştur.
Geçen zaman sürecinde Batman büyüdü, gelişti, büyük değişimler yaşadı.
Çamurlu sokaklarda çizmelerle gezdiğimiz günleri hatırlıyorum.
Batman’ın dününü hatırlayan yaşlılarla karşılaştığımda, hep onları dinlemek isterim.
Çünkü onları dinlerken tarif edemediğim bir sevince kapılıyorum.
Eminim çoğunuz nostalji yaşamak istiyorsunuzdur.
Gençliğini, çocukluğunu anlatıp da sevinmeyen insan bilmiyorum.
**
**
Yaşlıları dinlediğimde, Batman’ın eskiden küçük bir köy olduğunu söylüyorlar.
İlehe veya sere gır (yüksek tepe) denilen yerde bulunan bazı evleri hatırladıklarını belirten, çok da yaşlı olmayan Batmanlılarla zaman zaman karşılaşıyorum.
Kentimizin 40-50 evden müteşekkil bir köy olduğunu söyleyen yaşlıların konuşmalarına inanmak istemezsiniz.
Ama Batman, 50-60 yıl önce gerçekten de 30-40 evden oluşan küçük bir köydü.
Son 40 yılını bildiğim Batman’ın kaydettiği gelişmeye baktığımda, 50-60 yıl önceki Batman’ın küçük bir köy olan ‘İlehe’ gerçeğine de inanıyorum.
Misal olarak sayılı yıllar önce Batman’ın Kültür Mahallesi diye bir semti yoktu.
Bırakın Kültür mahallesini, kentin 7’de biri bile tarlaydı. Kentimiz öyle hızla gelişti ki, şaşırıp kaldık.
HASTANELER VE SAĞLIK CİHETİYLE BATMAN…
Yıllar önce Batman’ımızın bir tek hastanesi vardı; Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) Hastanesi.
TPAO ve TÜPRAŞ işçileri ile aile fertlerinin tedavi olabilmeleri amacıyla kurulan SSK Hastanesi sayesinde bu kentte yaşayanlar tedavi olabiliyordu…
O günün koşullarına göre yapılan hastane gün gelip ihtiyaca cevap veremez olmuştu.
Batman Devlet Hastanesi’nin temeli atıldığında, kentimizin büyük bir hastaneye kavuşmasından dolayı sevinmiştik.
Ancak köyden kente yaşanan yoğun göçler nedeniyle Batman çok daha hızlı bir gelişme ve büyüme kaydetti.
Çarpık yapılaşma dediğimiz olgu ile karşı karşıya kaldık…
Zaten çukur bir alanda kurulu olması hasebiyle hava sirkülasyonu bulunmayan Batman gerçeğine, bir de plansız ve çarpık kentleşme sorunu eklenecekti.
Apartmanlar ve binalar gelişi güzel yükselirken, kenti nefessiz bıraktık!..
Hava koridorlarını o dönemde düşünenler bile çıkmadı…
**
**
Hastaneden söz ediyordum değil mi?
Batman Devlet Hastanesi ardından bu kez SSK Hastanesi’ne ek poliklinik talepleri gündeme gelecekti.
Şu satırların yazarı olarak, SSK’ya ek poliklinik kazandırılması için en az 30 makale yazdığıma inanıyorum.
Yerel basının ısrarı ile SSK’ya ek poliklinikler kazandırıldı.
Ancak arz talep meselesi nedeniyle buda yetersiz kalacaktı…
Bu kez Batman’a 250 Yataklı Bölge Hastanesi için direttik!..
Kentimizin ihtiyaç duyduğu 250 yataklı hastane için de en az 30 makale yazmışımdır.
Zaman geldi bu hastane de hizmete açıldı. Tabi bu arada en az beş büyük özel hastane de hizmete girdi.
**
**
Şimdilerde 500 yataklı hastane yetmez, bin yataklı Şehir Hastanesi için mücadele veriyoruz.
Yer teslimi yapıldı, temeli ha atıldı, atılacak diye bekliyoruz nedense…
Halk umudunu yitirmiş, çünkü 8 yıldır gündemimizde olan bir hastanenin temeli hala atılmadı.
Yer teslim aşamasını da geride bırakmış 500 yataklı hastanemizin artık temelinin atıldığını görmek istiyoruz.
Sağlık ve hastaneler cihetiyle Batman’ın dününe dikkatinizi çektim.
Daha yaşanabilir bir Batman için hep birlikte mücadele vermeliyiz.
Hakkımızı el birliği ve güç birliği yaparak arayacak olursak, daha yaşanabilir bir Batman gerçeği hasıl olacaktır.
Yıllar yılıdır yazdığım yazılarda, yaptığım değerlendirmelerde toplumun hak arama bilincinin gelişmesine katkı sunmaya çalışıyor, bunun mücadelesini veriyorum. Bu bir insani görevdir.
Sorunlara duyarlı olan, çözüm için üzerine düşeni yapan insanlar olmamız gerektiğine inandığım için bu mücadeleyi veriyorum.
Pek çok sivil toplum örgütünde yer alıp, gönüllülük temelinde toplum yararına çalışmalar yapmamın nedeni de zaten budur.
Sadece köşemde yazı yazarak toplumu uyarmaya çalışmıyorum. Sivil toplum örgütlerinde fiilen görev alarak üzerime düşen görevi yerine getirmeye gayret gösteriyorum.
Değerli Okurlar, herkes köşesine çekilip, ‘bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın’ zihniyetine sarılırsa, emin olunuz sorunlar çözümsüz kalacaktır…
Eğer herkes üzerine düşen görevi sorumluluk bilinciyle yerine getirirse, çözüm bulunmayacak sorunumuz kalmaz diye düşünüyorum. Bu duygu ve düşüncelerle daha yaşanabilir bir Batman için inşallah mücadeleye devam diyorum.