Açıklamada özetle şöyle denildi; “Birleşmiş Milletler, günümüzde en az 3,2 milyar insanın çölleşme ve arazi bozulmasından olumsuz etkilendiğini belirtiyor. 2,1 milyar insan ise temiz suya ulaşamıyor. Sadece son 30 yılda dünya 4,2 milyon km2 orman alanını kaybetti. Sulak alanlar dünyanın en ciddi şekilde tehdit altında olan ekosistemleri, 1700’lü yıllardan bu yana yeryüzündeki sulak alanların % 80’i yok oldu. Bilim insanlarının tahminine göre her yıl 25.000 dolayında canlı türü bir daha geri gelmemek üzere yok oluyor. Türkiye, arazi bozunumu ve çevre sorunlarının en fazla yaşandığı ülkeler arasında yer alıyor. Kimyasal gübre ve zirai mücadele ilaçlarının yanlış ve aşırı kullanımı, plastik atıklar, yanlış sulama uygulamaları nedeniyle tarım topraklarımızın kalitesi düşüyor ve verimsizleşiyor. Türkiye son 70 yılda sulak alanlarının %60’ından fazlasını kaybetti, kalanlar ise su kirliliği, su rejimine yapılan müdahaleler nedeniyle yok olmak üzere ve acilen müdahale edilmesi gerekiyor. Doğaya Güç Kat Ağı üyeleri olarak TBMM’nden ve hükümetten ülkemizin geleceği için aşağıdaki önerilerimizin dikkate alınmasını talep ediyoruz.  Bizim gibi ülkeler için elbette ki bozulmuş alanlarının restorasyonu çok önemli ve vakit geçirilmeden öncelikli habitatlardan başlanarak restorasyon programları geliştirilmeli ve uygulanmalıdır. Ancak restorasyondan daha da önemlisi, ivedilikle arazi bozunumuna sebep olan politika ve uygulamalardan vaz geçilmelidir. Bu olmadığı takdirde yapılacak restorasyon çalışmaları bir eliyle verip diğerini almak gibi olacaktır. Ülkemizi adım adım çölleşmeye götüren yanlış su ve tarım politikaları terk edilmeli, sularımızın ve topraklarımızın korunması ve akıcı kullanımı ülkemizin beka meselesi olarak görülmelidir. Yıllardır gündemde olmasına rağmen kurumlar arasındaki kısır tartışmalardan ötürü çıkarılamayan Su Kanunu, Tabiat ve Biyolojik Çeşitliği Koruma Kanunu bir an önce çıkarılmalıdır. En önemlisi büyük emekler ve paralar harcanarak hazırlanan ulusal strateji ve eylem planları, şura kararları ve yürürlükteki yasaların titizlikle uygulanması sağlanmalıdır.”

Muhabir: CEMAL GÜLER