BU YAKLAŞIMLA ELEKTRİK SORUNU ÇÖZÜLEMEZ

Abone Ol


Bir sorun ortaya çıktığında eğer sadece sonuçlara bakarak ve rakamsal olarak olayı ele alırsanız sorunu çözmede başarısız olursunuz.

Türkiye genelinde elektrik konusunda bir kayıp kaçak meselesinin var olduğunu hepimiz biliyoruz. Devlet yetkilileri elektrik satışını özelleştirerek bu yükten kurtulma veya bu sorunla uğraşmama yolunu seçti ki bu en basit ve karlı olan ancak sorunu çözmekten uzak olan bir yaklaşım oldu.

Çünkü kamuya ait olan bazı getirilerin kamuda kalmasında fayda bulunmaktadır. Olay sadece al gülüm ver gülüm parayı meselesi değil çünkü. Olay aynı zamanda sosyal bir sorun ve devletin bunu çözmek gibi bir görevi var.

Mesela devlet vatandaşına elektrik hizmeti vermeli. Bunu gerçekleştirirken de olabilecek en ucuz fiyat üzerinden vermeli. Şebekelerde meydana gelen kayıpların bedelini varsa kaçakların bedelini karşılamalı.

Bunu gerçekleştirirken vatandaşın da sorumlulukları var elbet. Vatandaş devletin kendisine sunmuş olduğu imkânları yerinde ve doğru bir şekilde kullanmalı.

Ancak son dönemde ülkemizde yaşanan siyasal kaynaklı sosyal problemler nedeniyle yerinden yurdundan olan birçok vatandaş birçok görevini yerine getirmekte zorlanmaktadır. Bunun başında da geçim zorluğu geliyor. Bu zorluklar ve geleneksel alışkanlıklar nedeniyle elektriğin kaçak kullanımı konusunda sıkıntılar yaşanıyor. Bu mesele artık sosyal bir sorun ve devletin bu konuya özel olarak çare bulması gerekiyor.

Zor kullanmadan yol ve yöntem bularak.

Ancak görüldüğü kadarıyla uygulamada sürekli sorunlar çıkıyor.

Özel sektöre devredilen elektrik nedeniyle vatandaş ile sektör çalışanları arasında sürekli sıkıntılar yaşanıyor.

Bunun son örneği Bekirhan beldesinde yaşandı. Daha evvel henüz sahiplerine teslim edilmeyen TOKİ Emekli konutlarında da sorun yaşanmıştı. DEDAŞ elektrik sayaçlarını konutların dışına çıkarmaya çalışıyor. Sayaçları değiştiriyor. Bu yöntemle sorunu çözeceğini hesaplıyor ancak sürekli sorunlarla karşılaşıyor.

Bu konu ile ilgili çıkan son haber şöyle; “350 aboneli Bekirhan’da kaçak denetimleri sırasında ilgin. Diyalogların yaşandığını açıklayan DEDAŞ, konuyla ilgili yazılı açıklama yaptı. Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt ve Şırnak'ta her yıl yüzde 75’i kayıt dışı olmak üzere 21.5 milyar kWH elektrik tüketildiğini açıklayan DEDAŞ “Kayıt dışı kullanımda oransal olarak yüzde 92 ile tarımsal sulama ilk sırayı alıyor. Geriye kalan kısım ise ısınma veya soğutma için konutların yanı sıra ticari işletmeler, marketler, üretim atölyeleri, otel, hatta bazı özel sağlık kuruluşlarında tüketiliyor. Her yıl milyarlarca liralık ekonomik kayba yol açan ve bedeli ülkede yaşayan 77 milyonun cebinden çıkan kayıt dışı elektrik kullanımını önlemek için adeta tüm olanakları seferber ettik. Bekirhan’da elektrik sayaçlarını konutların dışına alarak beldede yüzde 90'lara varan kaçak kullanımı önlemek için saha çalışması yapmak istedik. Ancak, sayaçların konut dışına alınması durumunda artık kaçak elektrik kullanamayacaklarını anlayan belde sakinleri, personellerimizi engelledi. Tehdit edilen ve hakarete uğrayan personellerimiz, beldeyi terk etmek zorunda kaldı” dedi.

Çalışmalarının engellenmesi üzerine DEDAŞ çalışanlarının, jandarma gözetiminde beldeye gittiğini açıklayan yetkililer “Jandarma ekipleri, belde halkı ile görüşerek çalışmalarımızı anlattı. Ancak bir sonuç alınamadı. Belde sakinlerini temsil eden muhtarlar, kullandıkları elektriğin parasını vermemekte ısrarcı davrandı. Bu konuda sonuç alamayacaklarını fark eden muhtarlar, kaçak kullanamayacakları elektriği artık istemediklerini belirterek, beldeye verilen elektriğin tümden kesilmesini istedi. Belde sakinlerinin bu talebi jandarmanın yaşananları kayıt altına aldığı resmi tutanaklara da girdi. Bu tutanağa karşı beldenin elektriğini kesme kararı aldık.  Kullanılan elektriğin kayıt altına alınması ile ilgili olumlu bir gelişme yaşanmaması halinde en kısa sürede bu kararı hayata geçireceğiz” dedi.(11.07.2016 son söz)”

Bir beldeyi bu dönemde elektriksiz bırakmanın doğru bir yöntem olmadığını her halde DEDAŞ yetkilileri iyi biliyorlardır. Bunu karşılık vatandaşın bu tavrının doğru bir yaklaşım olmadığını belirtmek gerekiyor.

DEDAŞ mevcut uygulaması ile abonelerin sayaçlarını dışarıya taşıyabilir yalnız bu yaklaşım ve çalışma tarzının sorunu çözmekten uzak olduğunu belirtmemiz gerekiyor.

Burada ilginç olan bir mesele daha var. Ülkemizde elektrik tüketen biz vatandaşlar elektrik satan firmaların gazabından kurtulmak için tüketim bedelini öderken aynı zamanda kayıp kaçak bedellerini de ödemek zorunda bırakılıyoruz. Elektrik parasını toplamakta bu kadar hassas olan kurumların kayıp kaçak parasını toplarken neden bu hassasiyeti göstermediklerini de bir kenara yazmak gerekiyor. Yani özetle ne vatandaş ne elektrik sağlayıcıları görevlerini tam yapıyor. Bunu için yapılması gereken vatandaşı koruyan, zorunlu tüketim oranlarını ucuzlatan ve vatandaşı teşvik eden uygulamalardır. Aksi halde bu sorun şekil değiştirerek sürmeye devam edecek.