Tanık ailesinden tanıdığımız Abdurrahman, Hayrettin ve Necat Tanık kardeşler, 65 yılı aşkın süreyle bu kentte yaşayanlara bisiklet ile motosikleti sevdirmişlerdi. Üç kardeşin hayat hikâyesi ise bambaşka…
ŞEHİR ONLARLA PEDAL ÇEVİRDİ
Bazen başlık bulmakta zorlanırsınız ama bugün de işlediğimiz bu yazının başlığına soyadlarını yazdığımız Tanık Kardeşler, petrol şehrinin yakın tanığı olarak tarihe geçtiler…
1960’lı Yılların başında Siirt’ten ayrılıp, 90 kilometre ötedeki Batman’ı mekân edinen Tanık ailesinin bir bölümü hizmet sektöründe dondurmacılık mesleği yaptı.
Diğer bölümü ise bisiklet ve motosiklet satışının yanı sıra tamir-bakım işini de üstlenmişti.
Büyük ağabey ‘Tito’ lakaplı Abdurrahman Tanık, Batman’ın ilk bisiklet-motosiklet tamircisiydi.
Ortanca kardeş ‘Kento’ lakaplı Hayrettin Tanık şakaları ve esprileriyle eski gençlerin idolüydü.
‘Arro’ lakaplı Necat Tanık ise mesleğine olan aşkıyla gece yarılarına kadar eski Ulu Cami sokağında iş yerini terk eden belki de en son esnaflardandı.
1960-70’li Yıllarda Tüpraş-Batman Rafinerisi’nin TPAO’ya bağlı olduğu dönemlerde Batman’da petrol emekçilerin sayısı 8000’i buluyordu.
Petrol emekçilerinin ilgi gösterdiği binek araçlar, bisiklet ve motosikletti.
Herkesin gözdesi olan ilk bisikletler Bisan markaydı.
1970’li Yılların bir de gözde binek araçları Jawa ile BMW marka motosikletlerdi.
1970’li Yıllarda bisikletin ne kadar yaygın olduğunu İrfan Tapan arkadaşımız askere giderken yolculuk yaptığı Trabzonlu kaptandan bisiklet sayısını öğrenince şaşırmış;
“Askerlik yaptığım Trabzon’a giderken otobüs kaptanıyla sohbete koyuldum. Kaptan bana ‘nerelisin’ dedi ‘Batmanlıyım’ dedim. Hemen bana döndü ‘Oo Batmanlı, ben bir süre önce Batman’a akaryakıt almaya gittiğimde çok ilginç bir manzarayla karşılaştım. Hemen herkesin bisiklet kullandığını görünce şaşırdım. Burası Çin mi diye sordum kendime şaşırmış bir halde.’”
Tapan arkadaşımız da Trabzonlu otobüs kaptanından duyduğu o ilginç anısını hâlen pedal severlere anlatıp duruyor.
ONLAR BİSİKLETİ VE MOTOSİKLETİ İYİ TANIYAN TANIK KARDEŞLERDİ
Abdurrahman Tanık, Batman’ın ilk bisiklet-motosiklet ustasıydı.
Uzun yıllar bisiklet tamirciliğini yapmıştı ama meslek onu yormuştu.
Hizmet sektörüne veda edip ‘Tito’ adını verdiği lokantayı Cumhuriyet Caddesi’nde açmıştı.
Bir zamanlar Cumhuriyet Caddesi’ne giden o yol güzergâhında otobüs firmalarının terminalleri vardı.
Petrol kentinin en hareketli alanı o bölgeydi.
Bisiklet ustası Abdurrahman Tanık, ‘Tito’ adını verdiği lokantayı yine o dönemlerde Mehmet Güneş ile birlikte uzun yıllar sürdürmüştü.
Batman’ın en güzel sulu yemekleri o lokantada çıkardı.
Abdurrahman Tanık ile Mehmet Güneş’in lokantası şimdiki Çömçe Lokantası kalitesindeydi.
Petrol emekçileri öğle saatinde ev yerine o lokantada yemek yemeyi tercih ederdi.
Abdurrahman usta, 2000’li yıllara kadar çok sevdiği lokantacılığı Batman’da sürdürmüştü ama sonradan Şırnak-Cizre’nin yolunu tutmuştu. Cizre’de açtığı lokanta, sınırda belki de en fazla ilgi gören mekândı.
Abdurrahman usta, 2001 yılında Cizre dönüşünde geçirdiği trafik kazasında yaşama veda etmişti.
Tanık kardeşlerin ortancası ‘Kento’ lakaplı Hayrettin usta bisiklet severlerin gönlünde taht kurmuştu.
Ulu Cami sokağına yolu düşüp de Hayrettin Tanık ile selamlaşmayan, sohbetine katılmayan yok gibiydi.
Bisiklet ya da motosiklet direksiyonuna dokunanlar mutlaka Hayrettin usta’ya uğramışlardır.
Hayrettin usta da Amerika’da eğitimini sürdüren çocuğunun yanında olmak için uzun bir süre önce çok sevdiği Batman’a veda etmişti.
Toprak hasretiyle yanıp tutuşuyordu.
Amerika’nın çok iyi şartlarına rağmen o ‘memleketim’ deyip duruyordu.
Toprak sevgisi onu bir hayli etkilemişti.
4 Yıl önce de Hayrettin Tanık da gurbet ellerde yaşama gözlerini yummuştu.
O, TEK BİSİKLET USTASI
İki ağabeyini kaybeden Necat Tanık ise mesleğinde yıllara direniyor.
Şafak Mahallesi’ndeki atölyesine konuk olduğumuzda Necat usta, eski karelere baktığında hüzünlenip durdu;
“İki ağabeyimden bu mesleği öğrendim. Onlar bana hayat üniversitesinin diplomasını verdiler. Siirt’ten geldiğimizde Batman diye bir şehir yoktu, İluh köyü vardı. Oturduğumuz Çarşı Mahallesi’nde Şexo Merre’nin evinin olduğu sokakta sadece ailemizin bisikleti bulunuyordu. Çocuktum, ara ara o sokakta bisikletle şov yapıyordum. Akranlarım beni saatlerce izliyordu. İki katlı kerpiç konaklar ve tek katlı kerpiç evlerin yerini şimdi beton yapılar aldı. O sokak sakinleriyle büyük bir aileydik. Ulu Cami sokağı ise bir başka olurdu. Özellikle dini bayramlarda ilk günden son güne kadar bisiklet satış ve bakım atölyemizin önünde bisiklet kiralamak isteyenlerin kuyruğuyla karşılaşırdık. Bir saatliğine bisiklet kiralamak isteyenler 1-2 kuruş para verirdi. Tabii o zamanlar kuruş demek şimdiki 100 TL değerindeydi. O dönemler para değerliydi.”
Necat ustayı da bisiklet ile motosiklet tamirciliği yormuştu.
Artık o da meslekte kulvar değiştirmişti.
Şimdi de kendini engellilerin sorunlarının çözümüne adayan Necat Tanık, engellilere araç yapmak için Emek Motor imalat atölyesini kurmuş, imalatını yaptığı araçları Aydın, İzmir, Samsun, Mersin ve Adana gibi büyük şehirlere gönderen Necat ustanın bir de bize sürprizi vardı
57 yıl önce satın aldığı Jawa ile BMW motosikletlere dokundu ve geçmiş günlere dalıp gitti;
“Ne günlerdi… Havalimanı Caddesi’nde tek bir yapı yoktu. Eğer bu motosikletlere verdiğim o parayı o arazilere vermiş olsaydım belki de Batman’ın en zenginleri arasında yer alırdım.”
İşte Batman’ın gelişim ve dönüşüm dönemlerine tanıklık yapan ‘Tanık’ların hayat hikâyesinden kısa bir kesit.
Sağlıkla kalın.