BU ŞEHRİN SORUNU NE?

Abone Ol

’Petrolün başkenti Batman’ın en acil sorunu nedir?’ diye sorulursa, pek çok konu başlığı sayabiliriz. Ulaşım, anız yakma, temizlik, susuzluk, gürültü vb. gibi saymakla bitmeyen birçok sıkıntıyı peş peşe sıralayabilirsiniz. Bu sorunları sürekli gündemde tutarak yetkililere kamu sorumluluğumuz gereği uyarılarımızı yapıyoruz.

Aslında en önemli sorun, bazı kurumların başındaki yetkili ve etkili yöneticilerin disiplini ön planda tutmamalarının sonucunda doğan boşluklar olduğunu düşünüyoruz. Oysa önceleri gerek yerel yönetimde gerek kamuda kenti yönetenlerin önceliği, disiplini ön planda tutmaktı…

EN BÜYÜK SORUN SİZCE NE?
Sadece kent merkezi nüfusu yarım milyonu bulan ‘Batman’ın en büyük sorunu nedir?’ diye sorulursa, sorunlara birçok başlık açılabilir.

Haklı olarak her kesim muzdarip olduğu konuyu dile getirecek.

Saha çalışmalarında dinlediğimiz ve edindiğimiz izlenimlerden, genel olarak ulaşım, çöplerin düzgün toplanmaması gibi şikayetler var.

Yeşil alanların kirletilmesinden yakınmalar da var.

Yeri gelmişken; yeşil alanların nasıl kullanılması gerektiğini yazmak bize zul gelir.

Çünkü kamusal alanlarda nasıl davranılması gerektiği en basit birincil eğitimdir.

Batman gibi bir şehirde, sıcaktan bunalan insanlar hemen ilk buldukları yeşil alana gider.

Keyifle zaman geçirdikleri yeşil alanları, kişisel çöpleriyle oturulmaz halde bırakmanın nasıl bir izahı olabilir?

Aslında neden oldukları kirliliği görmeleri için, oradan ayrıldıktan 10 dakika sonra onları oraya geri getirip oturmalarını istemek, onlar için uygulamalı cezai bir ders olur.

Eminim ki geri dönüşte gördükleri manzara karşısında büyük bir utanç duyacaklardır.

O yüzden çok basit olan birlikte yaşamanın kuralına azami özenin gösterilmesi gerekmektedir.

‘Yaz ortasında bir damla suya hasretiz’ diyenlerin sesi ise sıcak ve susuzluk ikilisi bir arada düşünüldüğünde sorunun yakıcılığı görülecektir.

Tabii ki bizce de şehrin en önemli sorunlarında ilk sırada kentsel dönüşümü dillendiren insanların haklı yakarışları vardır.

Çünkü çarpık yapılaşmanın sonucunda, şu anda şehrin merkezi olan bölgenin atıl duruma düşürülmesi kabul edilemez.

Kentsel dönüşüm o bölgeleri canlandıracaktır ve oradaki canlılık halka halka Batman’a yayılacaktır.

O yüzden kentsel dönüşüm elzemdir, zorunludur.

Evet, bu sorunlar ana sorunlardır.

Tali sorunları yeri geldiğinde yazacağız.

Kimseye haksızlık etmek istemeyiz ama sorunların perde arkasındaki en önemli nedenin, bazı kamu kurum ve kuruluşlarının başındaki etkili ve yetkililerin disiplinli çalışma yönetimini birincil öncelikleri olarak görmemelerinden kaynaklandığını düşünüyoruz.

Vali ve Belediye Başkanvekili Ekrem Canalp ve sayısı fazla olmayan bazı yöneticiler dışında, görevlerinin gerektirdiği sorumluluk ve disiplinle çalıştıklarını söylemek zor.

Yazımızın başında da belirttik; kimseye haksızlık etmek istemeyiz ama eminim her yönetici kendi yönetim birimini ve sorunlarını biliyor.

Haliyle, sorunların devam ettiği yerlerdeki sorumluluklarını da biliyorlardır.

Bizim görevimiz sadece uyarmak ve dikkatleri o yönlere çekmektir.

ESKİDEN SORUNLAR HEMEN ÇÖZÜLÜRDÜ
Bu şehirde esnafı dinliyorsunuz; dert küpü.

Vatandaşı bir dinle, bin ah işit misali bazı kurum ve kuruluşlardan yakınıyor.

Örneğin kaldırımlarda tezgâh açan, sokağa sandalye atan, koca yolu kapatmaya çalışan ve de dilediği gibi istediği yeri işgal edenler de yok değil bu şehirde.

Bakın, şu günlerde susuzluk şehrin önemli meselelerinden.

Şehrin girişlerindeki refüjlerin manzarasına baktığınızda her yer kupkuru.

Çimler günler öncesinden kurumuştu.

Şimdi sıra refüjlerdeki ağaçlarda.

Karayolları hemen her yıl refüjlerin yeşillenmesi için damlama sistemi yapıyor.

Maalesef bu sistem bir türlü hayata geçirilmiyor.

Son yıllarda Batman kent merkezinde yeşil alan sayısı arttı ama birinci ve ikinci Millet Bahçesi’nin halini gördünüz mü?

Akşam karanlık çöktüğünde binlerce kişi kendini Batman’ın parklarına atıyor.

Fakat geride kalan kişisel çöp ve atıkları görmek içler acısı…

O manzarayı görünce öncelikle o bahçeleri o halde bırakanları suçluyoruz!

Ama ardından temizlik görevlileri nerede diye ister istemez düşünüyoruz.

Batman ile birleşen Kösetarla-Kırediye köyü var.

Yaz mevsimi geldi mi bu köyde oturanlar araçlarıyla Batman’a gelip su götürüyor.

Araçlarının bagajlarında damacana ve bakraçlarla dolu su, köye taşınıyor.

O köy sakinleri, önceki gün araçlarıyla gazetemize gelerek susuzluğun acı fotoğrafını bizlerle paylaştılar.

Batman’ın en büyük mahallelerinden Bayındır’da da su sorunu yaşanıyor.

DEDAŞ’ın yeraltı şebeke hattı, büyük semtin yarısını susuzlukla baş başa bırakmış.

İlgili mercilere su sorununu anlatanlara doyurucu bilgi verilmeyince, soluğu yerel gazetelerde alıyorlar.

Sonuç olarak, büyük şehir olma yolundaki petrolün başkenti Batman, ne yazık ki bu sorunlardan yakasını kurtaramıyor.

İKİ MAHALLENİN DE KENTSEL
DÖNÜŞÜME İHTİYACI VAR

Bir zamanlar bu şehrin kalbi olan Şirinevler ile Cumhuriyet Mahallelerinin ortasındaki ünlü lokantacı Cuma Usta’nın yolunu tuttuğunuzda, 2004 yılındaki yeraltı patlamasından kaynaklı yangın olayı aklınıza geliyor.

Dört kişinin hayatını kaybettiği, yıkılan eski işyerleri, Site’nin etrafında iz bırakan o patlama bize hep 21 yıl öncesinin acı gerçeğini hatırlatıyor.

Batman Rafinerisi’ne komşu iki mahallenin kaderi midir nedir, hep ikinci planda kaldı.

60-70 Yıllık eski binalar, bir depremde yerle bir olacak o yapıların kentsel dönüşüm ile ayağa kaldırılabilirse Batman’ın göbeğinde güvenli ve çok ilgi çekici yeni bir çarşı merkezi haline getirilebilir.

İki mahalleyi terk etmeyen Şirinevler ile Cumhuriyet Mahallesi sakinleri, bize sürekli yakınarak:

“Ne zaman bizim de yeşil alanlarımız, dinlenme mekanlarımız ve marka işyerlerimiz olacak? 60-70 Yıldır hâlen bir ambulansın girmeyeceği sokakların bulunduğu belki de tek tük mahallelerden biriyiz” diyorlar.

Batman’ın eski yerleşim birimlerinden 19 Mayıs, Çarşı ve Kısmet’te de benzeri manzaralar var.

Evet, Batman’ın eski yerleşim birimleri için kentsel dönüşüm zamanı gelip geçti diyoruz.

Eski mahallelerin de daha cazip bir hale gelmesi için yerel yönetimin yeni bir vizyon projesi hazırlaması gerektiğini söylüyoruz.

2020’de Ege depremi olduğunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum Batman’daydı.

İluh Deresi’nde bugün başlatılan kentsel dönüşümün ilk safhası, Bakan Kurum’un eseriydi.

Gerek İluh Deresi çevresi gerekse de kent merkezinin göbeğindeki Cumhuriyet ile Şirinevler Mahallelerinin de kentsel dönüşümde yer alması gerektiğini tekrar hatırlatmakta yarar görüyoruz.

Bu şehrin geleceği, bugünden atılacak cesur adımlarla şekillenecek ve bu adımları atanlar Batmanlıların gönlünde en güzel yere yerleşeceklerinin bilinmesini isteriz.

Sağlıkla kalın.