1960’lı Yılların başında; biri Diyarbakır-Tepe’den, diğeri ise Türkiye’nin öbür ucundaki Kırklareli-Lüleburgaz’dan, kara altının çekim gücüyle o dönemlerde İluh nahiyesinden ilçeye yeni geçiş yapan Batman’da, eski İluh’ta buluşuyor. Bismil-Tepe’den Batman’a yerleşen Çelebi Ailesi’nin önde gelen ismi Şevket Çelebi, İluh’un çevresinde o dönemler kerpiç yapılar için günümüzün bims-briket benzeri imalatı ile kerpiç kalıpları içine doldurduğu çamur ve saman karışımıyla eski İluhlulara sıcak bir yuva ortamı sağlamış…
Trakya bölgesinden petrol kokusunun büyüsüne kapılarak TPAO’nun yolunu tutan efsane Bölge Müdürü Mehmet Yamaç, yakın tanıdık çevresini de beraberinde getirmiş buraya. Tıpkı Selahattin Malkoç gibi ‘Trabzon nire, Batman nire’, ‘Tekirdağ nire, Batman nire’ misali, 65-70 yıl önce buradan yayılan petrol kokusu insanları bir araya getirerek bir kültür mozaiğini oluşturmuş. TPAO’nun Site yerleşkesinde ilk Sosyal İşler Şefi, Trakya Lüleburgazlı Yalçın Çetinel olmuş. Yukarıda isimlerini saydığımız iki çınarı da geçen hafta sonu kaybettik…
ŞEVKET ÇELEBİ AMCA…
Ülkenin iki yakasını birleştirerek değer katan insanlardan iki öyküyü bugün sizlerle paylaşıyoruz.
Resmi olmayan kayıtlara göre Şevket Çelebi amca 100 yaşını bulmuştu.
Nüfus kimliğinde her ne kadar 1930 yazıyorsa da Şevket Çelebi amca, 100 yıllık bir yaşın sınırlarını aşan ve Batman’ın tarihini bilen yakın tanıklarındandı.
Komşu il Diyarbakır-Bismil’in Tepe beldesinin köylerinden 65 yıl önce küçük bir kasabayı andıran petrol kentinin yolunu tutan Çelebi Ailesi Batman’ın tanınan ailelerinden oldu.
Merhum babamın yakın köylüsü ve dostuydu.
Şevket Çelebi amca gibi biz de 1962-63 yıllarında Batman’a göç ettik…
Şevket Çelebi, Diyarbakır-Bismil Tepe bölgesi kadar Batman’ın dününü en iyi bilenlerdendi.
Bu şehirde tanımadığı kişi sayısı azdı.
1960’lı yılların başında geldiğinde bu şehirde TPAO Site yerleşkesi dışında evlerin büyük bölümü kerpiçtendi.
İki katlı konaklar ve tek katlı evlerin, 70 yıl önce Batman’ın ilk yapılarının olduğunu gösteren çok kıymetli bir fotoğrafı belgeleyen ABD’li Parsons şirketinin o dönemler Batman Bölge Müdürü Ahmet Neyzi imiş…
70 yıl önce gördüğünüz o karedeki kerpiç evler ile konakların kerpiçlerini belki de Şevket amca İluh Deresi kenarındaki imalathanesinde yapmıştı.
Batman Çağdaş’ı fırsat buldukça ziyaret eden Şevket Çelebi, Gazeteciler ve Yayıncılar Cemiyeti’nin bir etkinliğinde bize hem Batman’ın 70 yıl öncesini hem de yaşadıkları o sıkıntılı dönemi anlatmıştı.
Günümüzde Antalya Valiliği görevini sürdüren Batman eski Valisi Hulusi Şahin, Şevket amcanın yıllar önce anlattıklarını can kulağıyla dinlemişti.
O etkinlik bittiğinde Vali Şahin yemekte ağırladığı şehrin ilk tanıklarına;
“İyi ki varsınız. Sizin gibi güzel değerler bu şehrin ilk temel harcını atmış. Ne mutlu sizlere.” demişti.
Şevket amca ömrünün yarısını kırtasiyecilikle de geçirmişti.
İkinci cadde olarak bilinen Bankalar Caddesi’ndeki Ulu Cami’nin daracık sokağında yıllarca öğrencilerin kırtasiye ihtiyaçlarını karşıladığı o küçücük ‘Nur Kitap Kırtasiye’, 1970’li yıllarda kentin gözde kırtasiyelerindendi.
Öğrencilik yıllarında kalemden kalemtıraşa, silgiye ve diğer tüm kırtasiye malzemelerimizi o küçücük kırtasiyeden karşılardık.
Şevket Çelebi amca o kadar sevimliydi ki cebinde şeker bulundurur, kırtasiyeye gelen her öğrenciye “Biraz ağzınızı tatlandıralım” derdi.
Dar gelirli öğrencilere de Şevket Çelebi kırtasiye malzemelerini ücretsiz verirdi.
Gerek ilçe dönemindeki Kaymakamlar gerekse de 1990’dan bugüne kadar görev yapan hemen hemen tüm Valilerle diyaloğu olan Şevket Çelebi, herkesle barışık bir esnaftı.
Kalbi pamuk gibi yumuşacıktı…
Her insanın bir sesi gibiydi…
O da çok sevdiği Batman’ın toprağıyla buluştu.
Şevket Çelebi amcanın mekanı cennet olsun…
TRAKYA’DAN BATMAN’A UZANAN YOL
Yalçın Çetinel, aslen Kırklareliliydi.
TPAO’nun efsane Bölge Müdürü Mehmet Yamaç, 1960’lı yılların başında petrol mühendisliği stajı için geldiği Batman’dan 1990’a kadar bir daha ayrılmamıştı.
Yamaç, Batman’ın yolunu tuttuğunda o dönemde yakın çevresini de Batman’a davet etmişti.
O küçük petrol kasabasına gelen Trakyalılar da bir daha kopmamıştı buradan.
Batman, 1960 ve 70’li yıllarda BM gibi bir yerdi.
Trabzon’dan Artvin’e, İstanbul’dan Ankara’ya, Erzurum’dan Gaziantep’e, Malatya’dan Elazığ’a kadar birçok petrol emekçisi bu şehirde toplanmıştı.
Türkiye’de kara altının estirdiği o rüzgâr, bir şehrin temelini atmıştı.
Bu bakımdan Türkiye’de böylesi bir şehrin olduğunu sanmıyoruz.
Bu şehre Trakya bölgesinden gelenlerden biri de Yalçın Çetinel idi.
TPAO’nun ilk Bölge Müdürlüğü yöneticileri arasında Yalçın Çetinel de vardı.
TPAO’nun 1 Nolu Misafirhanesi’nin sorumlusuydu.
O zamanlar Çetinel, ünlü sanatçıları bile ağırlardı.
Batman geçmişten günümüze petrolcülerin okulu sayılır.
Türkiye’nin ilk petrolcülerinin ayak izlerinin olduğu Raman Dağı ile TPAO Batman Bölge Müdürlüğü’nün Site yerleşkesinde herkesin bir hayat hikayesi vardır.
1970’li Yıllarda Yalçın Çetinel’in çok samimi dostlarından biri de Batman eski Belediye Başkanı Mustafa Ramanlı’nın kardeşi Suat Ramanlı idi.
Ramanlı, hep Çetinel’i anlatırdı.
Bir anısını şöyle anlatıyor:
“Yalçın, Trakyalıydı ama bir o kadar da Batmanlıydı. Ağabeyim Mustafa Ramanlı, 1974’te Amerika’ya gittiğinde Batman’a ‘Kuma’ filminin çekimi için gelen Fatma Girik ile Hakan Balamir’i ağırlamak ben ve Yalçın’a kalmıştı. O film setinde 15 kişiye yakın bir ekip vardı. Bir ay süreyle Batman’da kaldılar. Yalçın, onları o zamanlar modern bir yapı konumundaki hem 1 No’lu Misafirhane’de hem de Beyaz Saray’da ağırladı. Fatma Girik ve Hakan Balamir, Yalçın’ın ilgisini ağabeyim merhum Mustafa Ramanlı’ya anlatınca çok mutlu olmuştu. O dönemler TPAO, Batman’a gelen her sanatçıya her türlü imkanı sağlardı.”
Batman’da o zamanlar iki yakayı birleştiren sağlam bir zincir halkası olmuştu.
Çetinel, aynı zamanda Batmanlıların damadı sayılırdı.
Cengiz Topel İlkokulunun ilk müdürlerinden Veysi Bayoğlu’nun kız kardeşiyle evlenen Yalçın Çetinel, TPAO’dan emekli olana kadar bu şehri terk etmemişti.
Çok değil; 2 yıl önce yine Çağdaş’ın YouTube kanalında İrfan Tapan arkadaşımla bağlandığımız Çetinel, 1960-1970’li yıllardaki Batman’ı anlatırken boğazı düğümleniyordu:
“Orası benim ikinci memleketim…”
Çetinel’in vefatında kullandığımız siyah-beyaz kare bilmem dikkatinizi çekti mi?
Batman’ın ilk futbol hakemleri arasında yer alan Çetinel, Batman Petrolspor’un Şanlıurfa ile TPAO Stadı’nda oynadığı özel maçta hakemlik de yapmıştı.
Petrolspor’un kaptanı o dönemlerde merhum Muzaffer Koyuncu idi.
Petrolspor’dan Şanlıurfa’ya transfer olan ‘Koçero’ lakaplı Salih Eren de Şanlıurfa’nın kaptanıydı.
İki kaptanın arasındaki hakem de Çetinel idi.
O siyah-beyaz karedeki üç güzel insanı da kaybettik.
Özetle; bu şehrin o güzel insanlara bir gönül borcu var…
Her zaman söylüyoruz, yazıyoruz ve yazmaya devam edeceğiz:
Kaybettiğimiz bu değerlerin adlarını bir spor tesisi, bir cadde veya şehirdeki herhangi bir kamu birimine verebilirsek, onlara olan gönül borcumuzu ödemiş oluruz.
Haydi hep birlikte seferber olup şehrimizde bu güzel insanları yaşatalım…