Okurlarımıza Batman’ın, ülkenin hemen her köşesinden gelen göçlerle yoğrulmuş bir şehir olduğunu hep yazıyoruz. İstanbul’dan Trabzon’a… Gaziantep’ten Malatya’ya… Artvin’den Elazığ’a kadar birçok ilden gelip konuğumuz olanların yanı sıra iç sanayimizin temelini atanlar da petrol emekçileri olmuştu. Buraya yerleşen ilk petrolcüler ömürlerinin sonuna dek bu şehirden ayrılmak istemediler. Tıpkı 88 yaşında yaşama veda eden Elazığlı Tahsin Coşkun amca gibi…
BATMAN KÜLTÜRLERİN YARATTIĞI HARMONİDİR
Kuşkusuz ‘Batman’ denilince petrolün başkenti akla gelir.
Bu şehir ilk petrol emekçileriyle bugünlere geldi.
Bir zamanlar şehirdeki petrol emekçilerinin yarattığı kültür, ülke genelinde örnek gösterilirdi.
Şehrin 85 yıllık başarı öyküsünün mimarları yine ilk petrolcülerdir.
1939 Yılında önce Meymune Boğazı’ndaki ‘kara altın’ın peşine düşen petrolcüler, Raman Dağı’nın zirvesinde rezervi büyük ve hâlen üretimde olan Raman-8 kuyusunda inanılmazı başarmıştı.
İşte o gün bugündür Batman’ın iki efsane dağında petrolün öyküsünü yazan, ülkenin ilk petrol yüksek mühendisi Bolulu Cevat Eyüp Taşman’dan yarım asır öncesine kadar dağlarda ter döken o eski petrol emekçilerini unutmak mümkün mü…
57 Yıl önce Keban Barajı suları altında kalan Elazığ’ın Harmanpınar köyünden gelip Batman’a yerleşen 88 yaşındaki Tahsin Coşkun, önceki gün yıllarca kopamadığı bu şehirde hayata gözlerini yumdu.
Coşkun Amca, ilkokulu bitirdiğimiz eski Cengiz Topel İlkokulu binasına komşu sayılırdı.
Komando Caddesi’ndeki bahçeli ve tek katlı ev, bir yerde Elazığ’daki ev mimarisini Batman’a taşımıştı…
GELENEKLERİYLE BİZDEN BİRİ OLDULAR
Yarım asır önce yine bu şehre farklı yerleşim birimlerinden gelen Siverekli lokantacılar, Diyarbakırlı kadayıf ustaları, Artvinli esnaflar, yemek ve küçük esnaf kültürlerini getirerek marka mekânları bu şehre kazandırmışlardı.
Siverekli kebapçı Cuma Usta, Diyarbakırlı Kadayıf Ustası Hüseyin gibi emektar ustaları bir süre önce kaybettik.
Böyle ustaları bulmak artık çok zor.
Yine eski Küçük Sanayi Sitesi’nde yılları geçen Gaziantep, Adana, Malatya, Bitlis ve Elazığlı motor ustaları ve kaportacılar da vardı.
TPAO’nun yanı sıra bölgenin dört bir yanından insanlar araç tamiri için Batman’a gelirdi.
Günümüzde bu zenginlik hâlâ devam ediyorsa; o ustaların maharetli ellerine ve onların yetiştirdiği nesillere borçluyuz.
TPAO’nun ‘Başarı Hikâyesi’nde eski emekçiler bu şehirde iz bırakmıştır.
Eski petrol emekçilerini unutmak mümkün değil.
Önceki gün Hakk’a yürüyen Tahsin Coşkun Amca, 57 yıl önce ailesiyle birlikte bu şehre bir daha dönmemek üzere gelip yerleşti.
Merhum babası Osman Coşkun da 100 yılı devirmişti.
O da 33 yıl önce bu şehirde yaşama veda etmişti.
Ve burada toprağa verilmişti.
Oğlu petrol emekçisi Tahsin Coşkun da vasiyetinde oğlu Naci Coşkun’a şöyle demişti;
“Kökenimiz Elazığ ama bu şehir beni burada kalıcı misafir kabul eder...”
ONLAR BU ŞEHRİN UNUTULMAZLARI ARASINDA…
Allah mekânlarını cennet etsin.
Bu şehrin temelini atan ilk petrolcüleri hep saygı ve rahmetle anıyoruz…
Onların emekleriyle bugün Batman yanı başındaki birçok şehri kıskandırıyor.
İlkokulun yolunu tutarken evlerinin önünden geçtiğimiz Tahsin Coşkun Amca ve babası, Komando Caddesi üzerindeki tek katlı, bahçeli evin bahçesini küçük bir ormana dönüştürmek için ellerinden tarım aletlerini düşürmüyorlardı.
Bahçelerinde yetişen meyve ağaçlarından öğrenciler, ürün alabilmek için adeta yarışırlardı.
Bir de Coşkun ailesinin bahçesindeki çeşmeden su içmeyen öğrenci hemen hemen yok gibiydi.
Tahsin Coşkun Amca, merhum babamın yakın dostuydu.
Birlikte TPAO’nun Nusaybin sahasında çalışmışlardı.
Bazen bir araya gelip petrol sahalarında geçen günleri birbirlerine anlatırlardı.
Onların sohbetlerine çok kez tanık oldum.
O dönemler okula giderken hep babamla Tahsin Amca’nın TPAO’nun petrol sahalarındaki çalışma ortamlarına ilişkin sohbetlerini dinlerdim. Dinlerken, petrol emekçilerinin muhabbetleri ve iş ortamları ne de güzelmiş diye düşünürdüm.
Sırtını Site Mahallesi’ne dayayan Akyürek’te de Elazığlı ailelerin kiremit çatılı evleri de tarihe karıştı.
Tahsin Coşkun Amca son aylarda hastalıkla boğuşuyordu.
Oturduğu banklarda Elazığ stiliyle çevresindeki dostlarına hep gülümserdi.
Mekânı cennet olsun…
Coşkun Amca da sessiz sedasız ayrıldı aramızdan ama o kendi şehrinin kültürünü burada da korudu.
Batman yarım asır öncesinde farklı kültürlere sahip birçok insanı barındıran bir şehirdi.
Önemli olan gelecek kuşaklara farklı kültürlerin yarattığı bu harmoniyi anlatmak ve hissettirmektir…