BİR DE ONLARI DİNLEYELİM?

Abone Ol

*Batman-Beşiri ovasından 40 yıl önce Almanya’nın yolunu tutan Taharrili Orhan Onat ile Kuşçukuru köyünden Nedim Erkiş’in, hayat hikayelerini zaman zaman bu sütunlarda okurlarımızla paylaşıyoruz. Renkli iki simanın aslında kimseyle bir sorunu da yok…

*Terk ettikleri tapulu arazileri için hukuk mücadelesini veren Onat ve Erkiş, yıllardır süren davalardan bıkmış. Seneleri bulan davalardan yorgun düşen Orhan Onat ile Nedim Erkiş, çocuklukları ve gençliklerinin geçtiği baba ocağının topraklarına hep özlem duyuyor…

43 YIL ÖNCESİNİN TAHARRİ KÖYÜ?
Günümüzde Beşiri ilçesinin Cumhuriyet Mahallesi olarak bilinen ‘Taharri’ köyü iki kez ‘göç’ yaşadı.

Biri 1980 Darbesinde… Diğeri ise 1988 yılında köyde çıkan kavga…

On yıl arayla büyük göç veren Taharri köyünün eski sakinleri daha çok Almanya ve Hollanda’nın yolunu tuttu.

Avrupa’da farklı mesleklerde edindikleri kariyerleriyle yabancılar tarafından parmakla gösterildiler.

Taharri doğumlu Orhan Onat, 1980 darbesinden önce bazı ailelerle birlikte Almanya’ya ne kadar yerleştiyse de baba ocağından ve yakın arkadaşlarından hiç kopmadı.

Her gelişte Beşiri’de eski arkadaşları ve dostlarıyla bir araya geldi.

Avrupa’dan ‘Tersine dönüş’e belki de en sıcak bakanlardan biri de Onat ile çevresi oldu.

Huzurun sağlandığı bir dönemde “Neden bir ayağımız köyümüzde olmasın” diyen Onat, Kıra Dağı zirvesindeki tapulu arazisinde Almanya’daki konut tarzında bir villa projesini de hazırladı.

43 Yıldır hasret olduğu toprakları için bakın Onat, neler diyor?

“Taharri bizim köyümüz, taşımız toprağımız. Buradan hiç kopmadık ki. Uzun bir süre önce ağabeyim Turan’la buraya geldik. Ağabeyimin vasiyeti vardı, yaşama veda etmeden son kez Taharri’ye gelip görmekti. Ağabeyimle köyün dört bir yanını dolaştık, eski kerpiç konağımızın duvarlarına birlikte dokunduk. O zaman dünyalar bizim oldu. Ağabeyim Turan’ın, o mutlu olduğu anı unutamamam. Yakalandığı amansız hastalığa yenik düşen ağabeyim, şimdi Taharri’ye komşu olan Hicre mezarlığında yatıyor. Vasiyetini yerine getirdik.”

İki yıl önce hiç görmedikleri baba topraklarına çocuklarını getiren Onat, ailece uzaktan izledikleri Taharri köyü için aynen şunları söylemişti;

“Gelmezsek de gitmeksek de uzaktaki o köy bizim. O köyde çocukluğumuz ve gençliğimiz geçti. O topraklara geldiğimizde dünyalar bizim oluyor.”

Onat’ın aslında Taharri köyü için söyleyeceği çok şey var:
“Mezopotamya coğrafyası çok zengin. Burada Ezidiler ve Süryaniler de bu coğrafyanın bir rengi. Kimseyle bir sorunumuz yok. Sadece tapulu arazilerimizin mücadelesini veriyoruz.”

KUŞÇUKURULU NEDİM ERKİŞ…

Aslen Beşiri-Kuşçukuru (Kelhok) köyünden Nedim Erkiş, Batman’ın 5 Milletvekiline yazdığı ‘Açık Mektup’ta bazı sorunlara dikkat çekmiş.

Batman’ın Milletvekilleri Zeynep Oduncu, Keskin Bayındır, Rüştü Tiryaki, Ferhat Nasıroğlu ve Serkan Ramanlı’ya mektup gönderen Erkiş, 11 yıldır tapulu arazileri için mücadele ettiklerini söylüyor ve ekliyor:
“Tapulu arazilerimize yönelik davalarımız sürüyor. Beşiri’nin dört köyünde tapulu arazilerimizin davaları Batman’daki mahkemelerde devam ediyor. Ezidi’lere yönelik bazı sıkıntılar sadece biz de yaşanmıyor. Şanlıurfa, Mardin, Midyat, Viranşehir ve Nusaybin gibi yerleşim birimlerinde de aynı sorunlar söz konusu. Bazı Milletvekilleri Ezidi topluluğuna yapılan haksızlığı TBMM’de dile getirdi. Sorunlarımıza duyarlılık gösterenlere teşekkür ediyoruz.”

“Biz Ezidiler Türkiye’nin mozaiği kadim inançlarından biriyiz” diyen Erkiş, sözlerini şöyle tamamlıyor;

“Batman’daki Ezidiler’in sorunlarının çözümü konusunda herkesten destek bekliyoruz. Bizim, kimseyle sorunumuz yok. Biz, sadece tapulu arazilerimizin mücadelesini istiyoruz. Beşiri ovasında yaşayan herkesle kardeşiz. ‘Köye dönüş projesi’ kapsamında biz de köylerimizde bazı projelerimizi hayata geçirmek istiyoruz. Bu coğrafyanın bir rengiyiz. Topraklarımıza geliyoruz diye bir kesimin bize karşı olan bu tavırlarına anlam veremiyoruz…”

Kısacası, Beşiri Ovası’ndaki Ezidi’lerin köylerinde yaşamın yeniden başlaması için Avrupa’daki Ezidiler destek bekliyor.

Sağlıkla kalın…