*Mezopotamya coğrafyası o kadar değerli ve de zengin ki, büyük usta Yaşar Kemal "Binbir çiçekli bahçe!" demiş. Gezince ve görünce bu coğrafyanın bütün renklerinin güzelliğini görüyorsunuz. Hazan mevsiminde bu coğrafyanın dört bir yanı muhteşem…
*Reşkotanın uçsuz bucaksız ovasında eski yerleşim birimlerinin bir hikayesi var. İnpınar(Haznamir) köyü Beşiri ile Doğankavak (Hat hetke) arasında şirin bir köy. 10 Haneli köy girişinde Midyat taşlarından yapılı sanatsal minareyi yapan Gello adlı Ermeni imiş…
MİNAREYİ YAPAN ERMENİ TAŞ USTASI
Denklaşör ustası İrfan Tapan arkadaşımla bu kez yolumuz; 885 Rakımlı Kıra Dağı’nın Kuzey tarafına düştü.
Beşiri ilçesi ile Doğankavak (Hat hetke) köyü arasında çok şirin bir köy var.
Kıra Dağı eteğindeki köyün içinden geçen yola sıfır minare yıllar öncesinden yapılmış.
Beşiri Belediye Başkanı Alparslan Karabulut’un babası Abdulsamet Karabulut, bizi geçmiş günlere götürüyor;
“Bu köyde doğdum, büyüdüm. Burada eskiden Ermeniler, Ezidiler ve Müslümanlar bir arada yaşardı. Haznamir yani İnpınar geçmişte farklı renkleri barındırdığı için çok daha güzeldi.”
Taşlı minareye gözümüz kayınca Abdulsamet Dayı, anlatışıyla bizi o hoşgörülü günlere götürdü;
“Gördüğünüz gibi, geride ne de güzel bir eser bırakmış Ermeni taş ustası Gello. 55 Yıl önce minare köyümüze verilmişti, camii de 5 kilo metre uzaklıktaki Yaylıca-Dırbesa’ya. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel, köyümüze minare yapılmasına karar verince, Ermeni taş ustası Gello usta da en güzel minarelerden birini köyümüze kazandırdı. Nur içinde yatsın.”
Yıllar öncesinde bu ülkede, belki de İslam aleminde tek olan bir durum, İnpınar’da yaşanmıştı.
Cami ve minare arasındaki mesafe 5 Km.
Çok ilginç ve şaşırtıcı.
Bu yönüyle Batman’ın kırsalında bir ilki daha görmüş ve öğrenmiş olduk.
İnpınar-Haznamir’de sürpriz bir gelenek bizi bekliyordu…
YILLARIN GELENEĞİ
Sonbahar mevsiminde yolunuz Reşkotan bölgesi yani Beşiri ovasına düştüğünde mutlaka ‘Savara Raxisti’ (Etli Bulgur) yemeği ile kaburga sürpriziyle karşılaşırsınız.
Reşkotanlılar, kıymetli ve değer verdikleri misafirlerine bu ünlü yemeği ikram ederler.
Bir de bulgurun üzerine hindi ve kırmızı eti de seren Reşkotanlılar, organik ürünlerden meyve suyu da ikram etmeden bırakmıyorlar.
Beşiri, daha çok tarımla ön planda olan bir ilçe.
Yıllar boyu iç içe yaşamış farklı kültürlerin izlerinin yaşadığı Mor kiryakus manastırı Batman ovası ile Beşiri’yi bir birine bağladığı gibi insanı insanlada buluşturmuş ve birlikte yaşama ilham kaynağı olmuş…
İSTENDİĞİNDE OLUYORMUŞ
Beşiri’ye gidince Belediye Başkanı Alparslan Karabulut’a uğramadan ayrılmıyoruz.
İlçe sınırları içinde yaşamış ve hala yaşayan azınlık topluluğa gösterdiği yakın ilgiden dolayı herkesin takdirini toplayan Başkan Karabulut, değerli azınlık toplulukla ilgili her zamanki kapsayıcı mesajları tekrarladı;
“Gelsinler topraklarına, evlerine. Biz kardeşlerimizin yanındayız. Yıllardır kaldıkları Avrupa’dan artık köylerine dönsünler. Hep birlikte eski günlerdeki gibi güneşin ışığını ve ısısını içimizde hissedelim. Onların yokluğu, bizim eksikliğimizdir” diyerek dileğini belirtti.
Seçildiği günden bu yana Beşiri’de verdiği vaadleri bir bir yerine getiren Başkan Karabulut’un, Beşiri için daha yapacağı birçok proje var.
Eminiz ki bu projeleri, gençlik enerjisiyle ve büyük bir sorumlulukla yerine getirecektir.
2025’te Halk Ekmek ve Gıda-Giyim Sosyal Market projesini şimdiden programa alan Başkan Karabulut’un, yakında bir de Avrupa seyahati olacak.
Bu seyahatte Başkan Karabulut, Ezidileri uzaktan değil, onların yanıbaşında kendi topraklarına davet edecek.
Bu davetle belki de bir ilki gerçekleştirecek ve ulvi bir projeye imza atacak.
Avrupa’daki Ezidileri ‘tersine göçe’ davet eden Başkan Karabulut'un umarız bu içtenlikli ve dostça daveti karşılık bulur ve o ışıklı renkler saçan insanlarımız topraklarına gelir.
Başkan Karabulut’a teşekkür ediyor ve yaptığı değerli çalışmalar için basın olarak her zaman yanında olduğumuzu belirtip, kolaylıklar diliyoruz…
Sağlıkla kalın.