BEDELLİ ASKERLİKTE FORMÜL BULUNDU: VARSA MALIN YOKSA …..

Abone Ol

Olacak mı olmayacak mı tartışmaları yürütülen bedelli askerlik meselesinde kimilerini mutlu eden kimilerini ise sinirlendiren karar çıktı. Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanan bilgilere göre 28 yaşından gün alanlar 18 bin Türk lirası ödemek şartıyla askerlik görevini yapmış kabul edilecek.
Türkiye’de askerlik yapmak 20 yaşına gelen her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı için zorunlu bir görev olarak kabul edilmiş. Bu konuda bir adaletin sağlanmış olması elbette göreceli de olsa iyi bir durum. Çünkü sonuçta zengin de olsa fakir de olsa herkes askere gidiyor ve belirlenmiş olan süre boyunca da asker ocağında kalıyor. Kışla içindeki konumlanmaları bu anlamda fazla önemli sayılmıyor. Bu durumda da bazı eleştiriler gelmiyor değildi elbet mesela yetkili ve etkili olan insanların çocuklarının hep ülkenin batı yakasında askerlik görevlerini yapıyor olmaları eleştiri konusunu oluyor olsa da kamuoyunun hafızası bu durumu çabuk unutmaya meyilli oluyordu.
Sonrasında kısa dönem askerli ve bedelli askerlik denilen kavramlarla karşılaştık. Kısa dönem askerlik olarak tanımlanan süreç üniversite mezunu olan vatandaşların diğer yurttaşlara oranlar daha kısa bir sürede askerlik görevlerini ifa etmelerini içeriyordu. Yedek subay olarak uzun dönem askerlik yapacaklarına rütbesiz bir şekilde er veya erbaş olarak bu sürenin yarısı kadar bir sürede zorunlu görev tamamlanıyordu. Bu durum halen de devam etmektedir.
Bedelli uygulaması ise belirlenmiş olan bir miktar parayı ödeyerek çok kısa bir süre (Bir ay kadar) silâhaltına alınma veya alınmış olarak kabul edilme durumunu ihtiva ediyor. Daha açık bir şekilde yapılan düzenleme ile zorunlu askerliğe tabi olan yurttaş belirlenin kriterleri taşıyorsa (yaş-eğitim- yurtdışı çalışma veya oturma izni gibi) askere gideceğine belirlenen parayı ödüyor ve bu görevden muaf oluyor.
Bu durumun yurttaşlar arasında tepkiyle karşılandığını belirtmek gerekiyor. Gerekçe ise eşitlik ilkesinin ihlal edilmesi olarak belirtiliyor. Bedelli askerlik kararları alınırken elbette bir takım kıstaslara bakılıyor ama öz itibariyle sonuçta parası olanın malı parası olmayanın canı ile bu görevi yapması öngörülmüş oluyor.
Bedelli askerlik konusunda ana muhalefet partisinin bir önerisi vardı. Onlar parası olmayandan bu paranın alınmamasını parası olandan bedel alınmasını öneriyorlardı ki hükümet bunu uygun görmediğini almış olduğu kararla ortaya koymuş durumda. Halkların Demokratik Partisi ise bu konu ile ilgili olarak vicdani red hakkının tanınmasından yana bir tavır ortaya koydu. Bunu kısa olarak özetlersek HDP bu tavrı ile askerliğin zorunlu olmasının kaldırılmasını isteyenin askerlik görevini ifa etmesini istemeyenlerin ise bu kamu hizmetini farklı alanlarda çalışarak veya bedelini ödeyerek yerine getirmesini öneriyor.
Bütün bu gelişmeleri art arda koyduğumuzda ortaya çıkan sonuç askerlik konusunda yeni bir düzenlemeye ihtiyaç bulunduğudur. Çünkü parası olan genelde eğitimini de tamamlamış yurttaş oluyor. Bu imkânlara sahip olduğu için de dış ülkelere gitme imtiyazı da bulunmaktadır. Oysa fakir yurttaş için bu olanaklar yok. Zaten fakir olduğu için yeterli parası yok ve eşit imkânlara sahip olamadığı için de üniversite bitirme şansına da sahip olamayabiliyor. Para ödeyerek askerlik görevinden kurtulma şansı da yok çünkü para bulsa önce karnını doyuracak aş, başını sokacak ev sahibi olmaya çalışacak. Bunlar olmayınca da doğru askerlik ocağına yollanıyor. Doğal olarak bu durum sosyal bir hukuk devleti olan ülkemizde eşitlik prensibine uymuyor.
O zaman yapılması gereken yeni bir düzenleme. Öncelikle ordu profesyonel hale getirilmeli ve küçültülmelidir. Askerlik görevinden hoşlanan ve kriteri tutan yurttaşlarımız bu profesyonel ordudaki yerini almalı ve ona ücret ödenmelidir. Geri kalan diğer yurttaşlar için de yeni bir formül bulunmalı illaki zorunlu bir görev yapmaları gerekiyorsa kamusal alanda belirlenen sürelerde bir hizmet zorunluluğu ile mesele bitirilmelidir. Bu sayede hem boşuna emek ve zaman sarf edilmemiş olur hem de kaynaklar yanlış kullanılmamış olur. Üstelik eşitsizlik de ortadan kalkacağı için yurttaşlar daha rahat ve mutlu olur. İki de bir bedelli meselesinin pişirilip gündeme getirilmesinden ise sağlıklı bir düzenleme daha yararlı olur kanısındayız.