12 Bin 147…
Yukarıdaki sayı, ne bizim için ne de petrol kenti için alelade bir veri değil.
Her bir sayı; tarihe düşülen bir not, bir belge, hafızaya nakşedilmiş binlerce anı…
12 Bin 147; Batman’ın ilk günlük gazetesi Çağdaş’ın 43. Yayın döneminin ilk sayısı…
Bundan tam 43 yıl önce bu gazete, yayın hayatına başlarken ‘mürekkep kokulu’ medya, dönemin kitle iletişim araçları içerisinde en yaygını ve en etkili olanıydı. ‘Hurufat’ denilen baskı tekniği, dönemin popüler teknolojisiydi. Başka bir ifadeyle şimdilerdeki gibi bazen bir tuşla, bazen de tuşa gerek kalmadan dokunmatik bir ekranla ‘sınırsız’ bilgi akışının olduğu bir dünya yoktu.
Bu nedenledir ki her bir sayısı çok kıymetli, her bir sayısı bu kentin arşivi…
***
‘Batman’ın gözü, kulağı ve dili’ mottosuyla yayın hayatına ülkenin zorlu yıllarında başlayan koca çınar Çağdaş’ın 43. Yılına girmesi, hem basın camiası hem de kent adına kıymetlidir…
Nüfusu 700 bine dayanan, ‘Büyükşehir’e aday bir kentin gelişimine ciddi katkılar sunan ve sorunların çözümünde ‘toplumun vicdanı’ olan bu yayın organının bugünlere gelmesinde en büyük pay; kuşkusuz okurlarının ve emektarlarınındır.
Hem geleneksel hem de dijital yönüyle okur/takipçisi ile çok güçlü bir bağ kuran Çağdaş, ‘saha gazeteciliği’nin de en önemli örneklerindendir. Bu yayın organının sahadaki en büyük gücü kuşkusuz duayen isim Arif Arslan ve ekibidir. Çağdaş ekibi kırsaldan mahallelere, ilçelerden kentin her bölgesinde ürettiği haberlerle her zaman vatandaşla iç içe oldu. Masa başı haberciliği elinin tersiyle iten Çağdaş, sahadaki varlığı ile halkın teveccühünü almayı başardı.
Bu kentin hafızası olmak elbette kolay değil.
İluh’tan Batman’a, buradan da büyükşehre giden bir yolculuğun tanığı olmak her yayın organına nasip olan bir durum değil.
Yine demokrasinin askıya alındığı dönemlerde duruşuyla, kamu yararı gözeterek manşetleri birçok meslek kuruluşu tarafından 100 civarında ödülle taçlandırılan bu yayın organı, ayrıca kentin ‘hafıza odası’ konumundadır.
43 Yıllık arşivini okurlarına açarak Batman’ın dününü yeni kuşağa aktaran Çağdaş, kentte aidiyet bilincinin gelişmesinde de ayrı bir misyonla yayın hayatını sürdürüyor. Bu bağlamda, ‘Batman’ın Fotoromanı’ köşesi, başlı başına bir ‘kültür’ hizmeti taşıyor. 40 Yıl öncenin Batman’ını, yeni kuşak bu köşeden öğreniyor.
Batman’ın uluslararası sanatçısı Ahmet Güneştekin’in, ‘hafıza odası’ sergisinde olduğu gibi Çağdaş’ın her bir sayısı hem düne hem de geleceğin belleğine düşen bir not ve bir belge niteliğinde…
Yeni yayın dönemini girerken; yalnızca kendi yayın serüvenini değil, aynı zamanda Batman’ın ve bölgenin toplumsal, kültürel ve ekonomik dönüşümünü de geride kalan yılların aynasında yeniden değerlendirme fırsatı sunuyor.
İşte bu nedenle Çağdaş, bir bellek bir hafıza odasıdır…
***
HİBRİT GAZETECİLİĞİN EN ÖNEMLİ TEMSİLCİSİ
Geleneksel gazeteciliği 1984’ten beri sürdüren Batman Çağdaş, teknolojik gelişmelerin tümüne ayak uydurarak adı gibi ‘Çağdaş’ kalmayı da başarıyor.
43 Yıl önceki zorluklarla büyük başarılara imza atan bu yayın organı, 25 yıldır internet ortamına yaptığı altyapıyla da adından söz ettiriyor. 1999 Yılında Batman’da ilk haber sitesini kurarak dijital dünyaya adım atan, akabinde güçlü yazılımlarla büyük kitlelere ulaşan Çağdaş, son 10 yılda ise birçok sosyal medya platformunda en çok takip edilen haber sitesi olmayı başardı.
Çağdaş’ı şimdilerde sosyal medya hesapları ve www.batmancagdas.com’da günde yaklaşık 300 Bin kişi takip ediyor. Web sitemizdeki aylık görüntüleme sayısı ise 1.5 Milyonu buluyor.
Geçtiğimiz ay sadece Facebook’tan aylık 3 Milyon 500 Bin görüntüleme alarak yeni bir rekora imza attık. Yine instagram hesabımızdan da aylık 4 Milyon görüntülemeyi geçerek sosyal medyadaki etkinliğimizi en üst sıralara çıkardık.
Türkiye’den 30 şehir ve 10 ülkeden okurlar/takipçiler www.batmancagdas.com’u takip ederek, anlık gelişmeleri öğrenebiliyor.
‘Batman’ın gözü, kulağı, dili’ ve ‘Batman’ın haber kaynağı’ mottosuyla iddialı bir yayıncılık sergileyen Çağdaş’a toplumun her kesiminden ilgi var.
Bu şehrin ‘il’ statüsüne kavuşmasından birçok yatırımın gerçekleşmesine dek sorumlu gazetecilikle okurlarının teveccühü alan Çağdaş, hem geleneksel gazetecilikte hem de dijital alandaki başarısıyla ‘hibrit gazeteciliğin’ de en önemli temsilcilerindendir.
Yazımı sonlandırırken; kurucumuz merhum Enver Arslan’ı rahmetle anıyor, Çağdaş’ın bugünlere gelmesinde en büyük pay sahibi üstad Arif Arslan, geçmiş dönemdeki emekçiler ve şu anda Çağdaş çatısı altında ter döken tüm emektarlara şükranlarımı sunuyorum.