BATMAN’DAN İSVEÇ’E UZANAN ZORUNLU BİR GÖÇ HİKAYESİ

1960 ve 70’li Yılların siyasi rüzgarında, kendini Batman siyasetinin içinde bulan aktif bir isimdi. 12 Eylül öncesinde, daha çok gençlerin yoğun olduğu Batman’da, yaşça onlardan büyük olması ve bilgisiyle saygı duyulan etkin siyasetçileri arasındaydı. Sözünü ettiğimiz kişi; o dönemi yaşayanların bildiği adıyla Beşir Abisi, nam-ı diğer Mela Beşir. Geçmişin sıcaklığıyla başlayan sohbetimizde yılları konuşmak bir saate sığdırmak yetmediğinden, devamını bir sonraki sohbete sakladık.

Abone Ol

Beşir Ağabey’le konuşurken Batman’la ilgili ne çok konu varmış demekten alamadım kendimi. 12 Eylül öncesi ve sonrasına dair o dönemin Batman siyasetine içeriden hakim olan bir siyasetçiydi. Her ne kadar Türkiye İşçi Partisi’nde yer alsalar da onlar, o dönemin Bağımsız Milletvekili adaylarına destek vererek, çalışmalara aktif olarak katılan isimlerdi. Onlar gibi birçok bölge insanının desteğiyle Şerafettin Elçi ve Nurettin Yılmaz gibi eski milletvekillerinin Meclis’e gitmesinde etkin rol almışlardı o kuşak.

1967’DE GERCÜŞ’ÜN BİR KÖYÜNDEN BATMAN’A

Aslen Gercüş ilçesinin Bağözu, diğer ismi ‘Hurru’ olarak bilinen köyünden olan Mela Beşir Kurt, 1967’nin Haziran ayında geldiği Batman’da küçük bir bakkalda ticaret hayatına başlamıştı.

Kısmet Mahallesi’nde, ‘Aşe Evdi’ aslen Siirtli Değirmenci Abdullah’a komşu olan küçük bir bakkalla ticaret hayatına başlayan Mela Beşir’in hayalinde ise bir kurumda çalışmak varmış.

36 Yıl önce İsveç’in yolunu tutmadan evvel, 1980 darbesi ve sonrasındaki 10 yılda Batman’da yaşadığı ilginç anılarını bizimle paylaşan Mela Beşir, halen İsveç’in Stockholm kentinde yaşıyor.

Orada daha çok Kürtçe kitap, Melaye Cizîrî Divanı ve tarihi kitaplar üzerine çalışıyor.

Onunla bir saati aşkın çok canlı Batman sohbetine doyamadık.

Nüfusu 8 bin olan Batman’ın o günlerinde yaşanan ilginç anıları kayıt altına almak da her zamanki gibi bize düştü.

Mela Beşir, 81 yaşında ama diri hafızasıyla bu şehrin belleğini aynı canlılıkta koruyor.

1967 Yılında geldiği Batman’da küçük bir bakkal işletmeciliğinden bugün İsveç’in başkenti Stockholm’da Kürtçe çevirileri ve tarihi yazılarıyla tanınan kalemler arasında yer alıyor.

İLK HASTANENİN ÇEKİRDEK KADROSUNDAYDI

1968 Yılında SSK Batman Hastanesi kurulduğunda o da o çekirdek kadroda yer almış.

Mela Beşir bizi o yıllara, o hastanenin ilk dönemlerine götürüyor.

“Aslında o zamanlar PTT memurluğunu kazandım. Ergani’ye gidecektim, babam izin vermedi. Yine Elazığ’da Orman memurluk sınavını kazandım. Babam uzak diye beni göndermedi. 1968 Yılında SSK Batman Hastanesi açılmıştı. Memurluk sınavına başvurdum. Kazanan ilk çekirdek kadrosunda sayılanlardan biriyim. Şirin Tekik ve halen Almanya’da yaşayan Hamit Güneş’le birlikte çalışan SSK Hastanesi’nin ilkleri sayılırız. İbrahim Doğu bizden sonra geldi, hastane müdürlüğü yaptı. SSK Batman Hastanesi’nin ilk başhekimi Abdullah Postalcı’ydı. SSK Hastanesi açılmadan önce TPAO Hastanesi ve dispanseri vardı. Orası sadece TPAO bünyesinde çalışanlara tahsis edilmişti. Haliyle oradaki bazı doktorlar, uzman Tarık Yiğiner ve jinekolog Nezahat Gerger gibi önemli doktorlar Batman SSK Hastanesi’nde görevlendirilirdi. Biz de o ilk kadroda yer alan hekim ve sağlık görevlileri arasında görev yapanlardanız. 12 Eylül 1980 darbesi gelince Şirin Tekik’le birlikte gözaltına alınıp Siirt’e götürüldük. Yolda araç devrildi, araç takla attı. Beyin sarsıntısı geçirdim. Doktor raporlarıyla malulen emekli oldum.”

ESKİDEN SİYASET NASILDI?

Mela Beşir Kurt, Batman’da 1968’de kendini siyasetin içinde bulmuştu.

Türkiye İşçi Partisi’nde Mehmet Ali Aybar, Behice Boran, Mela Abdülkerim Ceylan, Naci Kutlay, Doktor Tarık Ziya Ekinci ve 49’lar Davası tutuklularından Avukat Canip Yıldırım’la etkin siyaset yapmıştı.

O dönemin siyasetini ve İşçi Partisi’nin hareketini şöyle değerlendiriyor Kurt:

“O dönem işçi, köylü ve petrol emekçileri de bizimle hareket ederdi. Petrol-İş Sendikası’nın ilk başkanı Diyarbakır Lice’li İhsan Dündar’dı. TPAO’da eski Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın kardeşi Korkut Özal genel müdürlük yapmıştı. O zamanlar Korkut Özal’ın siyasetine yakın duran petrolcüler de vardı.”

Batman’ın 1955’te Belediye başkanlığına seçilen Said Ramanlı ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Beşir Kurt, o dönemleri şöyle anlatıyor:

“O zamanlar Batman 8000 nüfuslu küçük bir beldeydi. Bizler Batman’ın dününü çok iyi hatırlıyoruz. Belediye Başkanı Said Ramanlı’ya Komando Caddesi üzerinde kerpiçten yapılı bir ev yapılmıştı. Batman, o dönemde altyapı sorunları yaşıyordu. Her yer çamurdu, cadde ve sokaklarda diz boyu çamur olurdu. Belediyenin imkanları kısıtlıydı. Raman ailesi o zaman Adalet Partisi’nde siyasete başlamıştı. Merhum Mustafa Ramanlı, hukuk fakültesini bitirdikten sonra babasının yerine seçilip iki dönem belediye başkanlığı yaptı. Said Ramanlı’dan önce Abdullah Bağış, Tilolu, Batman eski Nüfus İlçe Müdürü Azizhan gibi isimler de belediye başkanlığına aday olmuştu ama Ramanlı o dönemde ezici çoğunlukla belediye başkanlığını kazanmıştı.1968’de Mustafa Ramanlı ikinci dönem belediye başkanlığı yaptı. Batman’ın temeli de o dönemlerde atılmıştı.”

Sohbet koyulaştıkça Batman’ın eski siyasetinden de örnekler veren Kurt, İşçi Partisi’nin o dönemin en kapsayıcı sol hareketi olduğunu vurguluyordu.

“Biz her ne kadar İşçi Partisi’nde aday olsak da bağımsız milletvekillerine de tam bir destekle çalışıyorduk. Nurettin Yılmaz ve Şerafettin Elçi gibi isimlere destek verirdik. 1980 öncesinde Batman’da tatlı bir siyaset vardı. Siyaset renkliydi. Herkes farklı görüşlerde olsa da birbirine saygı gösterirdi.Örneğin Batman her ne kadar iki mahalle, üç mahalle gibi gözüküyorsa da Şeyhumerre, yani Şeyhmuz Tunç, Batman’ın tek muhtarı gibiydi. Kimin başı derde girerse Şeyhumerre’ye koşardı, o da elinden geleni yapar, herkese yardımcı olmaya çalışırdı.1980’e kadar Batman’ın cadde ve sokakları çamur deryasını andırırdı. Siirtli fırıncı Nadir Kuba’nın üç-dört tane Chevrolet marka arabaları vardı. Cumhuriyet Meydanı’nda petrolcülere ve Batmanlılara o dönemin şartlarında modern ulaşım hizmeti verirlerdi. Şehir içi taksi ücreti 5 liraydı, benzin litresi de 2,5 liraydı. Batman’ın o dönemlerde Doruk-Kasre Köyü’nden olan Şükrü Usta’nın kerpiçten yapılı kahvesi, Batman’ın en modern kahvesiydi. Bizler o kahvede bir araya gelir, dertleşirdik.”

BATMAN’IN UNUTULMAYAN ESKİ ESNAFLARI

36 Yıl önce Batman’dan göçüp İsveç’e yerleşen Mela Beşir Kurt, Batman’ın ilk esnaflarını da hatırlattı bize.

O sohbet sırasında Batman’ın ilk bakkalı Hüseyin Platin, Kıvırcıklara ait market, Hayri Özdabak’a ait buz imalat atölyesi, Batman’ın ilk büyükbaş hayvan tüccarı ve kasabı Felek Koyuncu gibi isimleri de bizlerle paylaştı.

Her yıl memleketi Batman’ın sıcağında gelip dostlarıyla sohbet etmeden ayrılmayan Mela Beşir Kurt, çok sevdiği Batman’ın geçmişine dair önemli anıları da beraberinde taşıyor.

Özetle; Mela Beşir Kurt’la bugün Batman’ın dününe dair söylediklerini kayıt altına alıp okurlarımızla paylaştık.

Bu arada, Mela Beşir’in Muğla’da acımasızca katledilen yeğeni Şerzan Kurt’u anarak ve rahmet dileyerek yazıyı bitirelim.

Nur içinde yatsın…

Sağlıkla kalın, Batman Çağdaş’la kalın…