BATMAN’DA YAĞIŞIN %60’I SADECE 3 AYDA DÜŞÜYOR!

Abone Ol

Sis ve Dengesiz Hava Koşulları İklim Kırılmasının İşareti mi?

İklim Kırılması Kapımızda mı?

Geçen hafta Batman’da uzun süredir beklenen yağışlar nihayet yüzünü gösterdi.

Ancak yağışların ardından şehir bu kez ani bir soğuma, kalın bir sis tabakası ve meteorolojik tahminlere göre neredeyse 3 hafta sürecek yağışsız bir dönemle karşı karşıya.

Bu durum ister istemez bir merak da uyandırdı.

Bu konuyu normalde çarşamba günü ele alacaktım; ancak Batman’daki mevcut hava koşullarının ciddiyeti nedeniyle, editörümüz Arif Arslan’ın isteği üzerine değerlendirmeyi erkene almak kaçınılmaz oldu.

Artık aklımıza farklı sorular geliyor:

Bu hava anormallikleri geçici mi, yoksa Batman’da iklim düzeni gerçekten değişiyor mu?

Son beş yılın meteorolojik verilerine baktığımızda, aslında bu soruların cevabı çok net biçimde ortaya çıkıyor.

Batman’da yağışın miktarından çok düzeni değişmiş durumda. Yağmur yıl boyunca yayılmıyor; tam tersine, yılın sadece üç ayına sıkışıyor.

Yılın Üç Ayında Yağışın %60’ı Geliyor

2020-2024 arasındaki toplam yağışlara baktığımızda, Batman’a düşen yağmurun %52 ile %65’i yalnızca Ocak-Şubat-Mart döneminde gerçekleşmiş.

Bu şu demek:

“Batman’a düşen her 10 damlanın 6’sı, yılın ilk üç ayında geliyor.”

Kalan 9 ay ise neredeyse kupkuru geçiyor. Bu kadar büyük bir dengesizlik, yalnızca bir meteorolojik durum değil; mevsim düzeninin bozulduğunu gösteren bir işaret.

Bu, iklim sisteminin artık eski ritmini kaybettiğini gösteren bir iklim kırılması işareti.

Yaz Ayları: Neredeyse Çöl Kuruluğu

Son beş yılda yaz aylarında (Haziran–Temmuz–Ağustos) düşen ortalama yağış şöyle:

2020:1.4 mm, 2021:0.3 mm, 2022:1.1 mm, 2023:0.1 mm, 2024:3.5 mm

Bu miktarlar bir çay bardağını bile doldurmuyor.

Temmuzda toprağın çatlaması, Ağustos sıcağının ağırlaşması, Eylülün artık yazdan sayılması ve tozun uzun süre havada asılı kalması tam olarak bu nedenle yaşanıyor.

Peki Ya Bu Sis?

Son günlerde Batman’da görülen yoğun sis ise bu düzensiz iklim yapısının küçük ama önemli bir yansıması. Şehir, düşük rakımı ve çanak şeklindeki topoğrafyası nedeniyle soğuk havayı vadide tutan bir yapıya sahip.

Yağışın ardından gelen ani soğuma, kuru toprağın yüzeyde bıraktığı ince nem tabakasını hızla yoğunlaştırıyor; rüzgârın da zayıf olmasıyla bu nem sis olarak çökelip gün boyunca dağılmadan kalıyor.

Yani Batman’da bugün yaşanan sis, hava durumundaki bu ani geçişlerin, yağıştan kuraklığa, sıcaklıktan soğuğa, coğrafi koşullarla birleşerek doğal bir sonuç vermesidir.

Aynı Şehirde Hem Sel Hem Kuraklık Riski

Yağışın yıl içindeki dağılımının bozulması, Batman’da tuhaf bir tablo oluşturuyor:

  • Kışın ani ve yoğun yağışlar → su baskınları ve taşkınlar, (geçen haftaki yağışta şehir içinde oluşan su birikintilerinde görüldüğü gibi)
  • Yazın uzun ve kesintisiz kuraklık → su stresi, yeraltı suyu çekilmesi.

2020’de 627 mm yağış alan şehir, 2024’te sadece 241 mm yağış görmüş. Aynı coğrafyada birkaç yıl içinde yaşanan bu uçurum, “doğal değişkenlikten” çok daha fazlası.

İklim Kırılması: Teknik Bir Kavram Değil, Gözümüzün Önündeki Değişim

“İklim kırılması” kulağa akademik bir terim gibi gelebilir ama aslında çok basit bir anlamı var:

Bir bölgenin iklimi artık eski düzeninde işlemiyorsa, yeni ve daha düzensiz bir yapıya geçmişse, o bölge iklim kırılması yaşıyordur.

Batman’da şu 4 durum buna işaret ediyor:

  1. Yağmur eskisi gibi 6–7 aya yayılmıyor; 3 aya toplanıyor.
  2. Yaz ayları tamamen kuruyor.
  3. Kış yağışlarının şiddeti artıyor; kısa sürede aşırı yağış.
  4. Yıllar arası fark çok büyüyor (2020:627 mm, 2024:241 mm).

Bu tablo, şehrin artık yeni bir iklim rejimine geçtiğini gösteriyor.

Bu Ne Anlama Geliyor?

Bu durum önümüzdeki yıllarda:

Yeraltı suyunun daha hızlı çekilmesine, yaz aylarında su kesintisi riskine, tarımda sulama baskısına, kış aylarında ani taşkınlara, şehir ısı adasının daha da güçlenmesine yol açacak.

Yani mesele sadece yağmurun ne kadar yağdığı değil; arttık ne zaman yağdığı da bizim için önemli.

Son Söz

Batman’da yağan yağmur, belki günlük yaşamda bir rahatlık hissi veriyor, sokakları serinletiyor. Ama veriler gösteriyor ki, yağış döngüsü artık eski döngü değil.

Mevsimler kısalmış (kış), uzamış (yaz), yağışın düzeni bozulmuş… İklim kırılmış gibi duruyor.

Bu durumu fark etmek, hem bireysel hem kurumsal su yönetimi için çok önemli bir adım.

Çünkü değişen iklime uyum sağlamanın ilk şartı, değişimi görmek.

Hoşçakalın, bilimle kalın.