BATMAN ZEMİN ETÜDÜ!..

Abone Ol


 

Son günlerde bir semtimizde yaşanan üzücü hadise nedeniyle çok sayıda vatandaşımızın korkuya kapıldığını gözlemliyorum…

12-13 katlı bir apartmanın zemin sorunu nedeniyle tedbir amaçlı olarak boşaltılması ardından özellikle aynı semtte oturan vatandaşlarımızın büyük korkuya kapılması, üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir gelişmedir…

Bizden öncekiler, “Bir musibet, bin nasihatten evladır” demişler. Başımıza musibetler gelmeden tedbirler almamız gerekirken, nedense musibetlere rağmen gereken önlemleri almıyoruz…

Kentimizin zemin sorununun bulunduğunu aklı başında herkes biliyor. Birinci sınıf tarım arazisi ve alüvyon zemin üzerine kurulmuş Batman gerçeği ortada değil mi?

Batman’da yıllardır zemin etüdü ile ilgili önemli uyarılar yapılmıştır.

Bu köşede de kentimizin zemin etüdü ile ilgili çok sayıda yazım yer almıştır. Ancak nedense gereken adımlar bir türlü atılmadığından riskli yaşamımız devam etmektedir…

Sorumluluk bilinciyle hareket ederek boşaltılan apartmanın hangi semtte yer aldığını bile yazmıyorum. Neden mi?

Çünkü açık adresler emlak fiyatlarını olumsuz şekilde etkilediği gibi, çeşitli endişeleri de artırmaktadır. Ancak gelişmelere gözümüzü kapatmamız da doğru bir yaklaşım olamaz.

Yine sorumluluk bilinciyle hareket ederken, olası tehlikelere de dikkat çekmemiz gerektiğine inanıyorum.

Son örnekte olduğu gibi eğer ciddi bir tehlike yaşanmış, büyük bir apartman boşaltılmış, komşu apartman sakinleri huzursuz olmuşsa, bunun nedenlerine ve niçinlerine de değinmemiz gerekiyor…

Bir bina özeline takılmaktansa, bu kentin genel zemin sorunu üzerine kafa yormamız gerektiği görüşündeyim. Bu kentin bir heyelan sorunu ve heyelanlı bölge tartışması varsa, Batman Kent Konseyi’ne bu sorunları taşımış, çözüm önerileri sunmuş, alakalı-ilgili biri olarak sorumluluk bilinciyle yine hareket ederek kentimizin üç boyutlu yer altı röntgeninin çekilmesinin önemini hatırlatmak istiyorum.

ÖNEMLİ KURUMLAR İŞBİRLİĞİ YAPMALIDIR…

Batman Üniversitesi bünyesinde Jeoloji Bölümünün olması kentimiz adına bir şanstır. Öte yandan petrol aramaları yapan TPAO gibi önemli bir kuruluş ile çok sayıda uzmanı bünyesinde barındıran Batman Jeoloji Mühendisleri Odası’nın aktif olması da kentimiz adına sevindiricidir. Bütün bunlardan yararlanmıyorsak, yarınlarda vahim bir göçük, heyelan, çöküntü yaşadığımızda, dizlerimizi dövmemizin bir anlamı olmayacaktır…

Yıllar önce bir semtimizde yaşanan zemin çöküntüsü ardından Batman Çevre Gönüllüleri Derneği bir basın açıklaması yapmıştı.  Dernek açıklamasında, ‘Yol yapım çalışmaları sırasında ortaya çıkan çukurun tesadüfen ortaya çıkması, kent için olası faciaların önlenmesi açısından bir şans olmuştur’ görüşü savunulmuş ve şu uyarı yapılmıştı: “Söz konusu çukur nedeniyle alınması gereken en önemli ders, tüm kentte zemin etütlerinin daha hassas yapılması gerekliliğidir. Acilen jeoloji mühendislerinin yoğunlukla görev alacağı bir çalışma başlatılmalıdır. Çukurların bulunduğu mevki başta olmak üzere tüm kentin üç boyutlu yer altı görüntüsü-röntgeni çekilmelidir. Başta TPAO olmak üzere diğer kuruluşların desteği istenmelidir.”

O açıklamanın üzerinden epey zaman geçti. Hala bir adım atılmış değildir. Yine kentimizin zemini ile ilgili olarak Batman Üniversitesi Jeoloji Bölüm Başkanlığı ile Batman Jeoloji Mühendisleri Odası’nın ortaklaşa düzenledikleri ‘Batman’ın Jeolojik Sorunları ve Çözüm Önerileri Çalıştayı’nı hatırlatmak isterim. O çalıştayı izledikten sonra bu köşede yaptığım değerlendirmede özetle önemli bazı hususlara şöyle dikkat çekmiştim: ‘Batman kent merkezinde zaman zaman yaşanan zemin çöküntüleri, kendi alanlarında uzman olanlarca çalıştayda tartışıldı. Çok ilginç bilgiler paylaşıldı. Bir mahallede kuyu açılırken ortaya çıkan yer altı nehri mi dersiniz, bir işyerinde su kuyusu açılmak istenirken 30 metrelik dev borunun bir anda nasıl boşluğa düşerek yerin derinliklerinde kaybolması mı?

Veya bir sokakta açılan çukura nasıl 280 kamyon taşın boşaltıldığı örneklerine kadar bir çok mesele dile getirildi. Bunlar geçmiş yıllarda bu kentte yaşanmış hadiselerdir. Bunları es geçemeyiz. Geçmişte yaşanmış olaylardan ancak dersler çıkarılmalıdır. Batman’ın zeminin alüvyon tabakası nedeniyle ne kadar kötü olduğunu bilim insanları açıklarken ürpermiştim…

Bu bilinen acı gerçeğe rağmen tıkır tıkır işleyen sistemde mühendislerin nasıl zemini bozuk binalara olumlu raporlar verdiklerini de Çalıştay’da öğrendik…

Bazı mühendislerin kopyala, yapıştır sistemli çalışmaları eleştirildi ve alanlara gitmeleri konusunda fikir birliği oluştu. İnşaatların sağlam yapılması hususunda tüm mühendislerin bilgi sahibi olduklarını bilmek yeterli olmuyordu. Denetimi yeterli yapılmayan, riskleri azaltmak için zemininde yeterli sondaj yapılmayan binalar için yapılacak bir şeyin olmaması hiç mümkün mü? İşte mühendisler kendi aralarında bu eleştirileri yaptılar ve benim gibi meseleye teknik olarak vakıf olmayanları da bilgilendirdiler…

Çalıştay’da, kentimizin jeolojik açıdan yeterli laboratuarlara ve deneyimli, donanımlı teknik personele sahip olmadıkları konusu dile getirildi. Laboratuar olduğunda deneyimli eleman bulamıyorlar. Bunlar kentimiz adına eksikliklerdir…

Neyse ki bu konuda uzlaşıldı. Akredite laboratuar ve donanımlı elemanlar için gerekli girişimlerin başlatılması hususunda görüş birliğine varıldı. Batman’ın jeolojik sorunlarının bulunması hepimizi ilgilendiriyor. Bu kenti daha sağlam zemini olan yerlere taşımamız mümkün değildir. Madem bu kentte yaşamak zorundayız, gerekli tedbirleri de almamız gerekiyor. Bilim insanlarının sesine kulak vermeliyiz. Eğer bilim insanlarının sesine, önerilerine kulak vermeyecek olursak, yarınlarda sorunlar yaşadığımızda yakınmamızın bir anlamı olmayacaktır.’

Ne yazık ki bu yazımın üzerinden yıllar geçti. Uzmanların görüş birliğine rağmen gerekli adımlar atılmadı ve zemin etüdü için bir çalışma başlatılmadı. Çalıştay sonuç bildirgesini bir kere daha hatırlatmayı görev biliyorum:

ÇALIŞTAY SONUÇ BİLDİRGESİ

“1- Batman Belediyesi’ndeki Jeoloji Mühendisi sayısının arttırılarak zemin, jeoteknik vb. incelemelerin video kaydına alınması,

2- Sondaj sayısı, sondaj derinliği, deney türü ve sayısı vb belirlenmesinde Batman Belediyesi, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, AFAD İl Müdürlüğü ve JMO’nun ortaklaşa alacağı kararların uygulanması,

3- Batman ilinin jeoteknik araştırma deney ihtiyacını giderecek bir laboratuarın kurulması,

4- Mühendislerin jeoteknik incelemeler konusunda bilgi ve gelişimine katkı sağlayacak kursların düzenlenmesi,

4- Batman ilinin jeolojik-jeoteknik-hidrojeolojik raporunun hazırlanması, (yeraltı su seviyesi, hidrojeolojik durumu, zemin durumu, olası yeraltı boşluklarının belirlenmesi vb.)

6- Mevcut su kuyularının ruhsatlandırılması (koordinatlarının, derinliklerinin ve yeraltı su seviyelerinin belirlenmesi),

7- İçme-kullanma suyu iletim hattındaki boruların bir bölümü asbestli borulardan oluşmaktadır. Bu boruların acilen insan sağlığına uygun borularla değiştirilmesi(Bu adım atıldı),

8- Kentimizin su ihtiyacını sağlayan kuyuların bölgedeki petrol endüstrisinin yeraltı suyunu kirletme potansiyele sahip olması nedeniyle, Zilek su kaynaklarından Batman’ın su ihtiyacı için yararlanılması,

9- Jeolojik, Jeoteknik vb. raporların incelenmesinde JMO’nun kamu kurumlarındaki meslektaşlardan destek alması, hususlarında görüş birliğine varılmıştır.”

Sonuç Bildirgesi’nin pratik bulması gerekiyor. Benim endişem sadece bir bina için değildir. Bu kentin geneli için endişelerim var. Heyelan bölgesi olarak bilinen alanlarda yüzlerce apartmanın yükseldiği, zemin etüdü için çalışmaların yeterli yapılmadığı Batman gerçeğine seyirci kalan bir gazeteci olmamak adına bu uyarıyı yapıyorum. Acilen kentimizin üç boyutlu zemin görüntüsünün alınması ve bilim insanlarının sorunlarımıza kafa yorması dileğimle…