İlimizin güzide sanat topluluklarından biri olan Batman Sanat Tiyatrosu Ahmet Seven yönetiminde çalışmalarını başarı ile yürütmeye devam ediyor.
Bir kentin yaşamı elbette tek bir alan üzerinden yürümez ancak her ne kadar siyasal, sosyal, ekonomik ve kültürel gelişmeler desek de ne yazık ki siyasal gelişmeler diğer alanlardaki çalışmaları ve etkinlikleri ikinci plana itiyor.
Son üç aylık sürecin iki ayı aşkın bölümünü cezaevlerindeki açlık grevleri işgal etti. İnsanlar taleplerini dillendirirken kendilerini ölüme yatırınca doğaldır ki bizlerde bu sorunun çözümü konusunda gayret göstermeye çabaladık diğer insanlar gibi. Açlık grevleri ile yattık açlık grevleri ile kalktık. Sonuçta ölümler olmadan bu eylemlerin sona ermesi ile etrafımızda neler oluyor diye bakınmaya başladık. Bu bakış esnasında gördük ki bu hengâme arasında Batman Sanat Tiyatrosu perdelerini açmış izleyicilerini bekliyor.
Trajik bir oyun
Batman sanat Tiyatrosu bu sezon perdelerini İsrailli bir yazarın yazdığı oyunla açmış. Maskeliler…
Oyun savaşın sürdüğü topraklarda geçim sıkıntısı yaşayan insanların kişiliklerini para karşılığında nasıl sattıklarını ve bu satma karşısında bazen nasıl trajik olaylarla karşılaşabildiklerini içeriyor.
Kardeşi dağa çıkıp Gerilla olan Filistinli ağabeyin İsrail gizli servisinin ağına takılması sürecinde yaşadığı dram ve bu dramın yansımaları yansıtılmaya çalışılıyor.
İşbirlikçi bir ağabey
İşbirlikçi ağabeyin ihbarı ile felç olan küçük bir çocuk
Dağa çıkıp gerilla olan bir kardeş
Ve kasap dükkânında günü birlik çalışan normal esnaf bir kardeşin acı ve dramatik öyküsü canlandırılıyor.
Oyun konusu itibariyle seyredilmeye değer bir oyun.
Gelelim oyuncuların performansına…
Ahmet Seven her zaman olduğu gibi bu oyunda da iyi bir performans sergiliyor. Sadece o değil diğer oyuncular da oyunlarındaki rolün hakkını veriyorlar.
Özellikle gerilla tiplemesi ile oynayan oyuncunun el titremeleri ve yaşadığı hayatın getirdiği stresli durumunun yansımalarını gerçeğe yakın olduğunu belirtmek gerekiyor.
Diğer kardeşin masumane tavırlarına ve duygu karmaşalığına rağmen en zor anda bile en doğru kararı vermesi ise oyunun en anlamlı sahnelerinden biri.
Ağabeye gelince…
İçine düştüğü batağa rağmen kendince yöneldiği gerçeği inkar etme kararlığı ve daha sonra olaylar karşısında çözülmesi ile kendini haklı çıkarma konusundaki gayretinin takdire değer olduğunu belirtmek gerekiyor.
Bir trajedi ile başlayan süreç oyunun sonunda bir trajedi ile bitiyor…
Tiyatro severlerin bu oyunu mutlaka izlemeleri gerektiğini düşünüyorum. Çünkü oyun hem güncel, hem toplumun gerçek bir yarasına değiniyor hem de çok güzel bir şekilde sahnelenmiş.
Yapılması gereken gidip oyunu seyretmek kalıyor bizce…