Gençlik yıllarımızda büyüklerimiz ve öğretmenlerimiz sorardı hep: ‘Boş zamanlarınızda ne yapıyorsunuz?’ diye.
Verilen cevaplar klasikti: kitap okumak, müzik dinlemek gibi şeylerdi.
Eski zamanlarda kütüphaneler yaygın değildi.
Var olanlar da zengin kitap fakiriydi.
Köy enstitülü öğretmenlerin anlattıklarını ağzımız açık dinlerdik!
Her hafta bir klasik kitabı kütüphaneden ödünç alıp okumak gibi.
Ama şimdilerde zaman değişti.
Kütüphanelerde dijitalleşti.
Batman’da yeni bir kütüphane binası inşa ediliyormuş ne mutlu öğrenci ve okuyuculara.
Bir de dijital bir kütüphane haberini okudum ki değme keyfime.
Batmanlılar şanslı bu açıdan.
https://www.batmancagdas.com/ev-konforunda-kutuphane-hizmeti
Evet dijital ya da sanal dünya tusunami gibi hayatımızı etkiliyor.
Batman kütüphanesine gelenlerin çoğunun ders çalışmak, sınava hazırlanmak gibi durum içinde olduğu belirtilmiş haberde.
Anlık bilgi bombardımanı, video paylaşımları bizi dünyamızdan koparıyor. Dikkatimizi dağıtıp uçuruyor, odaklanamıyoruz bir türlü.
İnternet ortamındaki bilgi çeşitliliği ve çokluğu, bir kitabı okumaya harcanan zamanın “boşa harcanan zaman dilimi” algısına neden oluyor.
Nereden nereye savrulduk, Eskiden boş zamanlarımızda kitap okuma eyleminden, şimdilerde ise “kitap okumak” boşa geçirilen zaman kavramına….
Okuma da eksen kayması buna denir.
Evet bilgiye erişim kolaylaştı.
Ne var ki derinlemesine düşünme yeteneğimiz zayıfladı.
Düşüncelerimiz uçarı...
Batman kütüphanesinde kaç kişi genel manada kitap okuyucusu?
İnsan merak ediyor doğrusu!
Dünya yapay zeka gibi bir evrende hızla ilerlerken, bizim gençler zamanının çoğunu test çözme, sınıf geçmeye odaklanıyor.
Kısacası kütüphaneler mütalaa salonuna evirilmiş.
Buna neden olan biraz da eğitim sisteminin etkisi var tabii ki.
Test tabanlı sınav sistemine dayalı ölçme değerlendirme.
Bu nedenle her şey ezberlenmeye çalışılıyor.
Dolayısıyla öğrenciler kitaplarla haşır neşir olmak yerine, şöyle bir göz atılıp geçiliyor.
Sınavlar için okunan kitaplar zihnini geliştirmek yerine başarı odaklılığa itekliyor, bir süre sonra saman alevi bilgiler de zihnimizden uçup gidiyor.
Bu durumda sınava hazırlanmak için kütüphaneye gelen gençler ve çocuklar, kitap okumayı bir ödül değil, bir ceza olarak görüyor.
Oysa kitaplar, salt bilgi kaynağından öte ufkumuzu genişleten, kişisel gelişimi destekleyen, duygusal zekayı ve empati yaklaşımı geliştiren hazinelerdir