Geçtiğimiz Cumartesi günü Batman Gazeteciler ve Yayıncılar Cemiyeti bir etkinliğe daha imza atarak Medyada Barışın Dili’ni, ve Medya Siyaset İlişkilerini düzenlediği panel ile masaya yatırdı. Katılımcılar yabancısı olmadığımız insanlardı.
Sunduğu tebliğde her ne kadar objektif olmaya çalışsa da Sayın Faruk Bildirici, mensubu olduğu Doğan Medya grubunun geçmişte siyasetle olan ilişkilerini, siyaseti ve ülkeyi dizayn etmekteki isteğini sanki görmezlikten geldi. Sözü bugünkü medyanın siyasetle içiçeliğine getirerek, eleştirilemez ve hesap sorulamaz bir iktidarın olduğundan bahsetti.
Sanırım hayatın her alanında olan hızlı değişimin Türkiye insanında da yaşandığının farkında değil. Medyada tek seslilik bitince insanlar haberleri farklı kaynaklardan da okumaya başladılar. Öyle ki bir grubun inatla görmemezlikten geldiği bir haberi, başka bir grup medya daha öneli görerek o konuyla ilgili daha derinlemesine yayın yapabilme hakkına sahiptir. 40 yaş ve üstündeki insanlarımız bu ülkede Hürriyet Gazetesi ve aynı grubun diğer gazetelerinin yıllarca haber adı altında özellikle dindar kesime ve aynı zamanda Kürt halkına yapmadıkları hakareti bırakmadıklarını herkes bilmektedir. Sayın Bildirici’nin şahsının samimiyetinden kuşkumuz olmayabilir, ancak söz konusu medya yöneticilerinin o kadar da masum olmadıklarını artık herkes bilmektedir.Birinci gün darbeleri alkışlayanlar, bir süre sonra bu darbecileri de sattıklarına şahit olduk.
Sayın Latif Yıldız, değerli bir eğitimcimiz. Yıllarca basın dünyasına emek vermiş bir insan. Ancak Sayın hocamız da hala 1980’li yıllara takılıp kalmış gibime geldi. Olaya sadece bir açıdan yaklaşmak, hayatın akışına yabancı kalmayı da beraberinde getirmiyor mu? Barışı savunurken, barışı savaşan her iki taraftan da istemek gerekmez mi? Ordunun operasyon yapmasını eleştirme hakkınız olduğu gibi, şehirleri cehennem çevirmekten bahseden zihniyeti de eleştirmeniz gerekmez mi? Ordunun operasyonlarında ölenler insan da, PKK’nın eylemlerinde ölenler insan değil mi? Biz hiç kimsenin ölmesini istemiyoruz. Sorunun çözümünün de silahtan değil, barıştan ve konuşmaktan geçtiğini düşünüyorum.
Konuşmak, fikir teatisinde bulunmak, paylaşmak aydın olmanın gereğidir. Sayın misafirlerimiz düşüncelerini dile getirdiler. Soru cevap kısmına katılamadığım için neler sorulduğunu ve hangi cevapların verildiğini bilmiyorum. Ancak dinlediğimi kısımlar konusunda yapılan konuşmalara ilişkin fikirlerimi de sizlerle paylaşma ihtiyacı duydum.
Batman Gazeteciler ve Yayıncıların cemiyetinin bu yöndeki ve farklı yelpazedeki etkinliklerini bekliyoruz. Sayın Arif Aslan’ı Batman basınına kattığı renkten ötürü de tebrik ediyorum.