*Batman’ın Beşiri ilçesinin 25 kilometre uzaklığındaki Veysel Eroğlu-Ilısu Baraj gölü havzasına yakın  mesafedeki obrukta çökme meydana geldi.

**Kahramanmaraş merkezli depremlerin obruğun oluşumunu tetiklediğini belirten Konya Teknik Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Yaşar Eren: “Deprem bu bölgeden 300 kilometre uzaklıkta. Oluşturduğu sarsıntılar nasıl zemini ve binaları sarstıysa, obruğun şapka kesiminin de çökmesini sağlayarak obruğun oluşumunu hızlandırmıştır” dedi.

BARAJ HAVZASINDA GÖRÜLDÜ
Batman’ın Beşiri ilçesinin 25 kilometre uzaklıktaki Veysel Eroğlu-Ilısu Baraj gölü havzasına yakın alanda oluşan obruk çevredeki bazı yerleşim birimlerinde günün konusu olurken, son yıllarda deprem ve zemin çalışmalarıyla adından söz ettiren Konya Teknik Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Yaşar Eren, bölgenin jeoloji alanını değerlendirdi. Batman’ın Hasankeyf ilçesine 14 km, Beşiri ilçesine 25 kilometre uzaklıktaki baraj gölü havzasına yakın bölgede eski oluşumlu çeşitli boyutlarla yer yer çapı 100 metreye varan dairesel çöküntü ve erime yapıların bulunduğunu belirten Prof. Dr. Eren: “Oluşan obruk, Batman’ın yaklaşık 39 metre doğusunda, Rıdvan köyünün 3.5 metre batısında bir yerde. 1 Kilometre Batısında da bir yerleşim yeri bulunmakta” dedi.

“DEPREM TETİKLİYOR”
Prof. Dr. Eren, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çevrenin jeolojisine baktığımız zaman bölgedeki en yaşlı birimimiz Midyat grubuna ait kireç taşlarıdır. Onun üzerinde de Germa formasyonu bulunuyor. En genç birimimiz ise Şelmo formasyonudur. Burada da çok az bir alivyal örtü görüyoruz bu obruğun olduğu bölgede. Tabi deprem doğrudan obruğu oluşturmuyor ama bölgede bulunan jipslerin erimesiyle yer altında oluşan boşlukların zaman içerisinde yukarıya yükselerek en üstünde ince bir şapka bulunuyor. Deprem sarsıntıları bu şapkaların çökmesini, diğer bir değişle obruğun oluşumunu hızlandırmış oluyor. Bölgede zaten baktığımız zaman dairesel çöküntülere rastlayabiliyoruz.”

“300 KİLOMETRE UZAKLIKTAKİ ALANI ETKİLEDİ”
Obruğun oluştuğu bölgeyi de değerlendiren Konya Teknik Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Yaşar Eren: “Çünkü bu bölgedeki kayaçlar içerisinde incelediğimizde hem Midyat grubu kireç taşlarında hem Germa ve Şelmo formasyonlarında dairesel çöküntü alanlarını görüyoruz. Zaman içerisinde sular ve erozyonlarla şekilleri değişmiş ama fark edebiliyoruz. Son oluşan obruk da büyük bir olasılıkla Germa formasyonu içerisinde yer altındaki jipslerin erimesi, yavaş yavaş bunun yukarıya doğru yükselmesi ve üstünde şapka oluşumuna yakın bir hale gelmesinden kaynaklı. Deprem bu bölgeden 300 kilometre uzaklıkta. Fakat depremin oluşturduğu sarsıntılar nasıl binaları sarstıysa, obruğun şapka kesiminin çökmesini de sağlayarak obruğun oluşumunu hızlandırmıştır” diye konuştu. (Çağdaş Özel)

Editör: Yunus Yasak