BAKAN MEHMET ŞİMŞEK’E NE OLDU?

Abone Ol
Son günlerde Batmanda konuşulan konulardan biri de Maliye Bakanımız Sayın Mehmet Şimşek’in Diyarbakır’da BDP’ ye yönelik olarak yaptığı açıklamalar.
Öncelikle belirtmek gerekir ki Sayın Bakanın yanındakiler nasıl pohpohlamalarda bulunuyorlar bilmiyoruz ama bu açıklamalar vatandaşlar tarafından benimsenmemiş.
Konuştuğumuz ya da bizi kaldırımda yakalayan birçok vatandaş yapılan açıklamalar konusundaki tepkisini ortaya koyduktan sonra Sayın Bakana ne olduğu konusunda sorular sormaktalar.
Bir siyasal parti üyesi, bakanı olana Şimşek’in açıklamalarda bulunması doğal ancak Türkiye’de siyaset yapmanın, bölgede siyaset yapmanın beli kriterleri olduğunu da bilmek gerekiyor. Bakan olduğu halde bırakın açıklama yapmayı açıklama yapmadıkları için o koltuğu bırakan siyasetçiler bulunduğunu unutmamak lazım.
Sayın bakanın neler söylediğine gelince; Aslında açıklamasını tamamını sunmak gerekiyor ancak biz açıklama içinde dikkat çeken cümleleri hatırlatarak konuyu sürdürmek istiyoruz.
 "Nerde BDP orada terör nerde BDP orda anarşi var terörün olduğu yerde hizmet olmaz. Terör ve şiddet olmasa bu şehrin nasıl kalkındığını hep birlikte görürdük. BDP'nin hak ve özgürlüklerle bir alakası yok, onların derdi şiddetle anarşiyle? Mademki demokratikler mademki demokrasiye inançları var bölgede neden başka bir Kürt partisinin kurulmasına müsamma göstermiyorlar bir düşünün. BDP'nin derdi hak ve özgürlükler olsaydı bu şiddet şimdiye dek çoktan çözülmesi gerekiyordu."
"Gaziantep'te Köprülü kavşağı belediye yapıyor burada ise vatandaş mağdur olmasın diye biz yapıyoruz. Çünkü Belediye'nin derdi başka, hizmet anlayışına sahip değiller. 90'lı yıllarda buralarda bir takım hatalar yapıldı, parti olarak bu yanlışlıkları düzeltme çabasındayız ama teröre taşeronluk yapanlar maalesef yaptığımız hizmetleri manipüle ediyorlar. Bunlar taşeron firmalar değerli kardeşlerim."
''Irkçılık yapan bizden değildir. Biz herkese hizmet götürüyoruz herkesi kabul ediyoruz. Onlar yıkmaya çalışsa da biz inşa edeceğiz bu bölgede siyaset yapmak kolay değildir, ama biz eser siyaseti yapmaya devam edeceğiz. Türkiye ve Ortadoğu barışı hak ediyor her tarafta bir başkalarının eli var her tarafta nifak var fitne, fesat var bunu hepimiz görmeliyiz. Bölgede bazı sorunlar var bunların farkındayız biz hükümet olarak bu sorunları çözmek için buradayız. Biz kardeşlik hukukuna inanıyoruz. Birlik ve beraberlik içinde bu sorunları Ak Parti olarak halledeceğiz."
1-     Sayın bakan bilerek veya bilmeyerek Türkiye’de yasal ve legal alanda siyaset yapan Parlamentoda temsil edilin bir partiyi terörist ve anarşist ilan ederek siyaset mekanizmasına ve vatandaşın tercih yapmasına nasıl baktığını ortaya koyuyor.
2-     Sayın Bakan ikinci bir Kürt partisinin kurulamadığını ve bunu BDP’nin engellediğini söylüyor. Oysa Türkiye’de bırakın ikincisini üçüncü ve dördüncü Kürt partisinin bulunduğunu herkes biliyor. Hatta Sayın Bakanın mensubu olduğu hükümetin bir üyesi daha geçen hafta Türkiye’de Kürtleri temsil eden en büyük partinin AKP olduğunu açıkladı. Ancak sayın bakanın açıkça söylemediği konu aslında neden İslami partiler kurulmuyor meselesidir. İslami partiden kasıt ise BDP aleyhinde siyaset yapan, iktidarı hedeflemeyen partiler oluyor tabi.
3-     Sayın Bakan eğer dertleri hak ve özgürlükler olsaydı bu mesele çoktan çözülürdü diyor. Diyor demesine ancak yine kendisi cevaplıyor diyor ki; “Bölgede bazı sorunlar var bunların farkındayız biz hükümet olarak bu sorunları çözmek için buradayız. Biz kardeşlik hukukuna inanıyoruz”
Bu meselelerin tamamının politik tartışmaları yapılabilir. Ancak tuhaf olan bu konulara ekonomi konusundaki kariyeri ile tanıdığımız sayın bakanın girmiş olması. Hem de ne giriş. Türkiye’deki Kürt sorunun bu hale gelmesinin temel nedeninin hak ve özgürlüklerin kısıtlanması olduğunu sanırız en iyi bilenlerden birisi de sayın bakandır. Eğer hak ve özgürlüklerin sınırları genişletilir ve yasal kısıtlamalar kaldırılsa o zaman silahlı mücadelelerin yer bulamayacağı açık. Daha evvel de söylemiştik tekrar edelim. Ortam sertleştikçe, çatışmalar arttıkça siyaset ve demokrasi yöntemi ile sorunların çözümünden yana olanların sesleri kısılmaktadır. Bu çok açık.
Sayın Bakana da bir hatırlatmada bulunmakta fayda var. Yapılan açıklamalar elbette herkesi hoşuna gitmek zorunda değil ancak kimin ne açıkladığı veya kimin ne söylediği, nerede söylediği çok önemli.
Sayın Bakan kendisine tepkiye neden olan bu tür açıklamalardan uzat durması gerekir. Politikayı Osmaniye’de değil Batmanda yapmakta. Seçmenlerin ondan beklentisi daha yumuşak bir dil ve çözüme yönelik, barışa yönelik adım ve açıklamalardır. Başbakan gaza gelebilir ancak sayın bakanın böyle bir şansı yok. Kabul etse de etmese de o bir Kürt’tür. Ve Tüm Türkiye’nin bakanıdır. Sadece Kürtçe konuşarak işi hal etmesi mümkün olmuyor. Vatandaş tepkisini ortaya koyuyor.