AYAKTA KAL, HAYATTA KAL!

Abone Ol

Hareketsiz kalmak için yaratılmadık.

Atalarımız “nerde hareket orada bereket!” demişler.

Hareket etmek için vücudumuz tasarlanmış.

Eklemlerimiz, kemiklerimizi koruyan bir yastık görevi gören kıkırdağımızın sıkışma ve gevşeme döngüleri yoluyla besin alır.

Hareket olmazsa, kıkırdak ihtiyaç duyduğu besinleri alamaz.

Uzun süre aynı pozisyonda kalırsak, başımıza bela açarız.

TELEFONA FAZLA TAKILMA

Mesela sürekli telefonunuza bakarak boynunuzu mahvediyorsunuz.

Telefonunuzu kullanmak boynunuz için mutlaka zararlı değildir; ancak hareket etmemek zararlı olabilir.

En az 30 dakikada bir pozisyon değiştirmeyi deneyin.

Otururken ve ayaktayken farklı pozisyonlar deneyin.

Pozisyonunuzu ne kadar çok değiştirebilirseniz o kadar iyi.

KOŞU DİZİMİ MAHVETTİ!

Bir de yaygın bir anlayış var yürüyüşçüler arasında.

Koştu koştu dizlerini mahvetti muhabbetini duymuşunuzdur.

Koşmak dizlerinizi mahveder mi?

Bu efsaneden ibaret olduğunu söylemeliyiz.

Diz sıkıntılarının en büyük belirleyicileri yüksek vücut kitle indeksi ve daha önce geçirilmiş diz yaralanmalarıdır.

Mesela, ön çapraz bağlarını veya menüsküslerini yırtmış veya dizlerinde başka büyük yaralanmalar geçirmiş kişiler her zaman risk altındadır.

Hayatınızda hiç koşmadıysanız ve

50 veya 60 yaşında koşmaya başlamak istiyorsanız, bunu çok dikkatli yapmalısınız.

Eklem kıkırdağınız ve diğer dokular koşmaya alışkın değildir, bu nedenle yaralanmalar meydana gelebilir.

Yavaş yavaş geçişler, bunu güvenli bir şekilde yapmanın anahtarıdır.

AH SIRT AĞRIM!

Sırt ağrısı korkutucu olabilir.

En basiti kulunç denilen durum.

İnsanların aklında hep şöyle bir saplantı var.

Sırtımı incitirsem yatağa düz bir şekilde uzanmalıyım!

İnsanlar şiddetli bir atak geçirdikten sonra hareket kabiliyetlerini bir daha geri kazanamayacaklarından korkabilirler.

Ancak ilgili uzmanlara göre,“günlük aktivitelerinize ne kadar erken dönerseniz, iyileşme süreciniz o kadar kolaylaşır” derler.

Daha ciddi bir yaralanma konusunda endişeleniyorsanız, İlgili bir hekime danışmak için asla erken değildir.

EL EL ÜSTÜNDE OTURMAK

Yaşlılık el el üstünde oturmak değildir.

Yaşlandıkça artık pek bir şey yapamıyorum diyenlerle karşılaşıyorum.

70'li yaşlarınızda 20'li yaşlarınızdaki hareketleri tamamlayamayabilirsiniz, ancak bu her şeye pes etmeniz gerektiği anlamına gelmez.

Tüm sporcular artan güçten faydalanır.

Mesela ileri yaşlardaki kişiler koşu yerine direnç antrenmanı yapabilirler.

Bir yürüyüşçü/ koşucu olarak yapabileceğiniz en iyi şeylerden biri squat ve bacak kaslarını çalıştıran diğer hareketler.

Bunlar çok sayıda kas ve eklemi çalıştıran egzersizlerdir.

Bunları doğru ve formunuza dikkat ederek yaparsanız, tam olarak ihtiyacınız olan kasları çalıştırırsınız.

DİKKAT DİKKAT!

Doğa ve dağ faaliyetlerinde, tempolu yürüyüşlerde kendileriyle yarışanlar oluyor.

Her aktivite hem zihin hem de beden açısından uyum gerektirir.

Sevdikleri işi yapmaya devam edenlerin ortak bir özelliği esneklik olsa bile aşırı zorla(n)mak sıkıntı yaratır.

Çünkü vücudunuzla birlikte evrimleşebilmek zordur.

Kendimizi geçmişte görürüz ve o hissi veya atletik anlarımızı yeniden yaşamak isteriz.

Sınırlarınızı kabul ederken, belki farklı bir aktiviteyle sınırları zorlamaya devam etmenizde bir sakınca yoktur.

Değişip uyum sağlayabilmekle başlar her şey.