Bazı akrabalarım soruyor?
“Her gün bir aspirin içiyorum, ne dersin?” diye!
Hatta devamını da getiriyor sorunun:
“Aspirin kalp krizi ve felçleri önlemede etkiliymiş, neden herkese her gün bir tane alması önerilmiyor?"
Bu soruya verilecek cevap; tıpta ve özellikle koruyucu hekimlikte temel sorunlardan biri olan risk meselesi konusu.
Birçok insan ve mesela
40 yaşın altındaki neredeyse herkes, felç veya kalp krizi geçirme riski son derece düşüktür.
Aspirin almak bu riski biraz azaltsa da, kanama riski gibi küçük riskler de taşır.
Birçok yaşlı insan, aspirinin yan etkilerine karşı faydalarından daha yüksek risk altındadır.
Aspirin kesinlikle güvenli olsa bile, birçok kişi riski azaltmak için her gün bir aspirin almaya değmeyeceğini düşünür.
Bazıları da, küçük bir iyileşme ve risk azalması sağlamak için bunu yapmaya değer bulur.
Hekimler,bir hastalığın önlenmesi veya tedavisi için bir ilaç reçete ettiklerinde elbette maliyetini, yan etkilerini, genel tıbbi durumlarını ve eşlik eden hastalıkları göz önünde bulundurur.
Aspirin kalp krizi ve felç riskini azaltır ancak aynı zamanda mide kanaması, gastrit, ülser, böbrek hasarı vb. riskini de artırır.
Yani faydası riskinden fazla olduğunda aspirin çok iyidir, özellikle kalp sorunları yönünden çok fazla risk faktörü olan yaşlılarda, aksi takdirde aspirin önerilmez.
Aspirin, özellikle belirli gruplarda kalp krizi ve felç riskini azaltmada gerçekten etkili olabilir.
Ancak, herkesin günlük aspirin almasının önerilmemesinin birkaç nedeni vardır:
Kanama Riski :Aspirin, mide kanama ve kanamaya bağlı inme(felç) riskini artırabilir.
Bazı bireylerde, özellikle ülser veya kanama bozukluğu öyküsü olanlarda, riskler faydalarından daha ağır basabilir.
Bireysel Risk Faktörleri : Birincil korunma (ilk kalp krizi veya felci önleme) için aspirin kullanma kararı, yaş, cinsiyet, aile geçmişi ve hipertansiyon veya diyabet gibi rahatsızlıkların varlığı gibi bireysel risk faktörlerine bağlıdır.
Herkesin günlük aspirin kullanımını haklı çıkaracak kadar yüksek bir riski yoktur.
Mesela; Amerikan Kalp Derneği gibi kuruluşların güncel kılavuzları, günlük aspirin tedavisinin öncelikle kalp-damar sistemi olayları açısından yüksek risk taşıyan bireyler, özellikle daha önce kalp krizi veya felç geçirmiş olanlar için (ikincil önleme) dikkate alınmasını önermektedir.
Son araştırmalar; aspirinin birincil korunmadaki faydalarının daha önce düşünüldüğü kadar önemli olmayabileceğini ileri sürmüş ve bu durum, sağlıklı bireylerde kullanımının yeniden değerlendirilmesine yol açmıştır.
Aspirin yerine alternatif stratejiler değerlendirilmeli.
Başta yaşam tarzı değişiklikleri.
Bunlar ;sağlıklı diyet, düzenli ve uygun bir egzersiz ve sigarasız bir hayat.
Aspirin belirli hastalıklı gruplar için faydalı olabilse de, zarar potansiyeli ve kişiselleştirilmiş tıbbi tavsiye ihtiyacı nedeniyle evrensel olarak önerilmemektedir.
Kişiler, kendi sağlık profillerine en uygun koruyucu önlemleri belirlemek için hekimine danışmaları her zaman en iyi yoldur.