Bakanlar kurulu pazartesi günü yapmış olduğu toplantı sonunda daha evvel açıklandığı gibi askerlik süresini kısaltarak bir yıla indirdi. Yapılan açıklamaya göre bu karar 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren geçerli olacak.
Bilindiği gibi askerlik ile ilgili konularda yazı yazmak pek adetten değildir. Bunun sebebini “korkudan” diyerek tanımlarsak haksız sayılmayız ancak kimse gururuna yedirip bunu bu şekilde de tanımlamıyor. Çünkü vatandaşı askerlikten soğutmak ithamı ile bir anda kendilerini hakim karşısında bulanların sayısının az olmadığı bilinir.
Efendim ülkemizde askerlik meselesi kanunla düzenlenmiş olup Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan her erkek iş bu kanun mucibince askerlik yapmaya mecbur kılınmıştır. Ne zaman derseniz işte size kanun ve ilk beş maddesi;
“ASKERLiK KANUNU
Kanun Numarası : 1111
Kabul Tarihi : 21/6/1927
Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 12 - 17/7/1927 Sayı : 631 - 635
Yayımlandığı Düstur : Tertip : 3 Cilt : 8 Sayfa : 866
Madde 1 – Türkiye Cumhuriyeti tebaası olan her erkek, işbu kanun mucibince askerlik yapmağa mecburdur.
(Son fıkra mülga: 4/1/1961 - 211/119 md.)
Madde 2 – (DeğiĢik: 20/11/1935 - 2850/1 md.)
(Değişik: 16/4/1987 - 3358/5 md.) Askerlik çağı her erkeğin esas nüfus kütüğünde yazılı olan yaşına göredir ve yirmi yaşına girdiği sene Ocak ayının birinci gününden başlayarak 41 yaşına girdiği sene Ocak ayının birinci gününde bitmek üzere en çok yirmi bir sene sürer. Bu süre, Genelkurmay Başkanlığının göstereceği lüzum, Milli Savunma Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulu Kararıyla 5 yıla kadar uzatılabilir veya kısaltılabilir. Yerli nüfus kütüklerinin birinde yazılı olmayan kimselerin yabancı kütükleri yerli kütükleri gibi sayılır……………………………………………………
Madde 3 – Askerlik çağı, yoklama devri, muvazzaflık ve yedek olmak üzere üç devreye ayrılır.
Madde 4 – (Değişik: 22/5/2012 - 6318/1 md.)
Yoklama devri, askerlik çağının başlangıcından muvazzaflık hizmetinin başlangıcına kadar geçen süredir.
Madde 5 – (Değişik: 25/1/1984 -2973/1 md.)
(Değişik: 21/7/1999 - 4414/2 md.) Erbaş ve erler için muvazzaflık hizmeti süresi; Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığında on sekiz aydır. Bu sürenin, barışta, önce on beş aya ve bilahare on iki aya kadar indirilmesine, Silahlı Kuvvetlerin de ihtiyacı dikkate alınarak, Bakanlar Kurulunca karar verilebilir.”
Görüldüğü gibi kanun 1927 tarihinde çıkarılan bir kanun ve ne hikmet ise hükümet 2013 tarihinde ancak yetkisini kullanarak beşinci maddede belirtilen; “Bu sürenin, barışta, önce on beş aya ve bilahare on iki aya kadar indirilmesine, Silahlı Kuvvetlerin de ihtiyacı dikkate alınarak, Bakanlar Kurulunca karar verilebilir” yetkisini kullanabiliyor. (Bu değişikliğin de 1999 tarihinde yapıldığını belirtelim.) Hem de adına demokratikleşme diyerek.
Hal böyle iken asıl sorunun bu şekilde çözümlenmediğini de hatırlatmak gerekiyor. Çünkü artık Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olan erkekler bu kanunu mecburiyet ve uygulamaları konusunda daha doğrusu yaklaşım mantığı konusunda itirazda bulunuyorlar. Mesela “Her Türkün Asker doğmadığını” ispatlamak için Mahkemeden bilirkişi tayin etmesini istiyorlar. Zorunlu askerlik kanununa karşılık vicdani red hakkının tanınmasını istiyorlar. Askerlik hizmeti yerine sayılması için kamu hizmeti yaparak bu süreyi geçirmek istiyorlar. Kısaca askerlik görevini bir meslek ve istek mantığı ile belirleyip isteyenlerin bu mesleği ve isteği gerçekleştirmesini istiyorlar.
Bu konularda atılacak bir düzenleme adımı olursa bu alanda bir demokratikleşmeden söz etmek mümkün olabilir yoksa 1927 tarihinde kabul edilen maddenin son fıkrasındaki görevi gerçekleştirmek veya yetkiyi kullanmak Türkiye’nin askerlik sorunu meselesini ortadan kaldırmıyor düşüncesindeyiz. Yıllar sonra kullanılan bir yetkinin sahibi olmak övgüye layık olabilir ancak asıl çözüme yetmez.