ANLAMLI ADIMLAR

Abone Ol
İçişleri Bakanı Efkan Ala çözüm süreci ile ilgili yaptığı açıklamada yılbaşına kadar anlamlı adımların atılacağını ifade ederek işlerin yolunda ilerlediğinin işaretini verdi.
Oslo görüşmelerinin sabote edilmesi sonucu geciken adımlar zaman kaybına neden olmuşsa da işlerin yolunda gitmesinin sevindirici olduğunu belirtmek gerekiyor.
Bu açıklamaya benzer bir söylemi 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den dinlemiştik. Kendileri de “iyi şeyler olacak” cümlesi ile kısa ve öz olarak bir şeylerin değişeceğine vurgu yapmış ancak bu iyi şeylerin uygulama aşaması bir hayli gecikmeye uğramıştı. Dileriz ve temeni ederiz ki “anlamlı adımların” atılması sırasında bir gecikme ile karşı karşıya kalınmaz ve bu adımlar belirlenen sürelerde atılır.
Milli Birlik ve Beraberlik projesi olarak isimlendirilen ancak kamuoyunun Çözüm süreci olarak kabul ettiği sürecin aşamaları da gittikçe netleşmeye başlıyor. Kamuoyuna verilen bilgiler ve basına sızan açıklama ve verilere göre planın ana omurgası;
Çekilme
Silah bırakma
Geri dönüş şeklinde planlanmış.
Bunun için de bir zamanlama programı gerçekleştirilmiş. Bir yıl içerisinde bu aşamaların tamamlanması bekleniyor. Her ne kadar teknik detayları bilmiyor olsak da bu konuda bazı düzenlemelerin yapılmasının söz konusu olacağı açık. Çünkü ne kadar sorunsuz gerçekleştirilmek istenirse istensin çekilme zamanlarında bazı sorunların çıkarıldığını biliyoruz. Üstelik provokasyona müsait olan bu durumlar karşısında önlem alınması gerektiği de açık. İşin bir diğer yanında ise bunca insanın sınırlarda alınan bunca askeri önleme rağmen geçişleri olacak. Yani çekilme aşaması biraz zaman alırsa şaşmamak gerekiyor. Üstelik bu çekilme sürecini kışın ortasına denk gelmesi durumunda yine bir gecikme olasılığı var.
Silah bırakma aşaması ise başlı başına bir süreç olacak. Bu konuda da teknik bazı adımlar atılacak elbet ancak bu aşamadan sonrada böyle bir adıma gerek olup olmadığı da konuşulabilir. Çünkü burada amaç Ülke sınırları içerisinde silahlı mücadele sisteminin ortadan kaldırılması ve siyaset yoluyla sorunların çözümünün sağlanmasıdır. Silahlarını bırakmayan militanların veya askeri sistem içinde kalmayı tercih edenlerin Rojava, Kürdistan Federe Devleti gibi alanlarda ordu ile entegrasyon şeklinde de çalışma yapmaları mümkün hale geldi. Çünkü bu alanlarda bir yapılacak bir düzenleme tarafların çalışmaları açısından da önemli. Kerkük ve Musul’un durumu gözönüne alındığında daha sağlıklı projeler üretmenin de mümkün olabileceğini unutmamak gerekiyor.
Geri dönüş aşaması aslında dağa çıkan ya da bu strateji ile bütünleşen insanların yasal engel olmadan geri dönmelerinin sağlanmasını içermektedir. Bu da yapılacak olan yasanın oldukça esnek veya detaylandırılmasını gerektirir. Çünkü en ufak bir kuşkuya mahal bırakılması durumunda gelmesi planlananların çekingen davranmalarına neden olabilir.
Açık söylemek gerekirse Türkiye Kürt sorununda yeni bir yol haritası çizerken Kürt hareketi de yeniden inşa sürecini başlatmış durumda. Her iki taraf da sağlıklı bir sonuca gitmek için çaba sarf etmektedir.  Yöneticiler büyük riskler alırken tabanı oluşturan kesimlerin de dikkatle süreç takibinde olduğunu unutmamak gerekiyor. Üstelik çoğunluğun barış ve çözümden yana olduğu halde bazı kesimlerin bu yaklaşım içerisinde olmadığını bilmekte fayda var. Bu nedenle de zaman zaman gerçekleşecek olan provokasyonlara dikkat etmek gerekiyor. Kaldı ki KCK veya PKK güçleri silah bırakıp ülkeye dönüş yapmaları aşamasında başta koruculuk sistemi olmak üzere elinde silah bulunan devletin resmi güçleri dışındaki güçlerin de silah bırakmaları gerekiyor. Aksi durumda sosyal sorunların çıkması olağan hale gelir.
Bu arada yapılması gereken önemli bir değişikliğin yerel yönetimlerin yetkilerinin ve özerkliklerinin artırılması ve sağlanmasıdır. Yerel yönetimlerin yetki sınırlarının genişletilmesi yeni istihdam alanları yaratacağı gibi birçok düzenlemenin de önünü açacaktır.