İktidarda olmak veya iktidar olmak sorumluluk ister. Bu sorumluluğun gereği olarak birinci öncelik başta siyasal ortam olmak üzere sosyal ve ekonomik yaşamı huzurlu hale getirmek, istikrarlı hale getirmek ve insanların mutluluğunu ve güvenliğini sağlamaktır.
Bunu sorunlu toplumsal yapılarda sağlamanın çok da kolay olmadığını bu konuya ilgi duyanlar bilirler. Hele hele yaşam algılarında radikallik ön plana çıkan toplumlarda bu ortamı sağlamak gerçekten güçtür. Fedakârlık ve dirayet ister.
İlimizde siyasal ve sosyal ortamın gergin olduğunu hepimiz kabul etmek zorundayız. Bu durumun bir çırpıda oluşmadığını yılların birikimleri sonucunda oluştuğunu biliyoruz. Kürtlerin temel haklarından yoksunluğu ile ortaya çıkan sorunların kabulü sürecinde onbinlerce insan yaşamını yitirdi. Onbinlerce insan tutuklandı, sürgün hayatı yaşadı. Onbinlerce insan faili meçhul cinayetlere kurban gitti.
Bu zorlu yaşam koşulları ve mücadele toplumsal kesimleri taraf haline getirdi ve çatıştırdı. Bu çatışmalardaki can ve mal kaybı ise insanların radikalleşmesine neden oldu. Normal olaylar bile siyasal algılarla değerlendirildi ve halen de değerlendiriliyor. Konu var olmak ile yok olmak arasında gidip geldiği için de insanlar daha duyarlı daha hassas. İyi niyetli adımlar taviz şeklinde algılanmaya müsait. Ortamı yumuşatma adına atılması gereken adımlar işbirlikçilikle itham edilmeye müsait. Hal böyle olunca da adım atmak zorlaşıyor. Doğruyu söylemek acı geliyor ve kimse bu acıyı tatmak istemiyor. Çünkü toplum o kadar acı çekmiş ki konusu acı olan her şey uzaklaştırılıyor bu doğruluk olsa bile…
30 Martta yapılacak olan Mahalli idareler seçimleri de böyle bir hassasiyet içeriyor. Bu seçimlerde HÜDA PAR ve AKP’nin kazanma isteklerinin yanında BDP de seçimlerde kazandıklarını kaybetmeme mücadelesi verecek. Dolayısıyla seçimler çekişmeye sahne olacak. Ancak asıl mesele buzun görünen yüzünden çok görünmeyen yüzünde. Çünkü kazanımların kanla bedellendiği bir alanda yürütülecek olan siyasal mücadelelerde çok hassas olmak gerekiyor.
İşte tam bu noktada AKP Batman İl başkanlığından olumlu bir adım geldi. AKP il başkanlığı organizesinde Milletvekili Ziver Özdemir, Eski Milletvekili Ahmet İnal, İl Başkanı Murat Güneştekin ve Belediye Başkan Adayı Mehmet Emin Ekmenden oluşan heyet Hüda Par ve BDP’yi ziyaret ederek iyi dilek temennisinde bulundu.
Bu adımı çok olumlu bir adım olarak gördüğümüzü belirtelim. Böylesi adımların atılması sayesinde normalleşme dönemine girme şansına sahip olabiliriz. Böylesi adımlar sayesinde seçimleri kazanmanın insan kaybetmeye değmediğini, çatışarak değil uzlaşarak da seçimlerin kazanılabileceğini, seçim kazanmanın halka hizmet etmek amacı taşıdığını herkese aktarma şansına sahip olabiliriz.
Sonuçta sandığa giden seçmenler bu kentin siyaseten nelere öncelik verilmesi gerektiğine karar verecek. Bu önceliklerin belirlenmesinde taraflar oldukça net bir tavıra sahipler. BDP kesimi hizmetin yanı sıra Kürt halkının temel haklarını öncelik sırasına koymada kararlı ve ısrarlı. Bu politikalarının halk tarafından benimsendiğini de görmekteyiz. Bütün aday belirleme sorunlarına rağmen kazanacakları konusunda şüphe yok.
AKP ise iktidarın gücünü kullanarak daha çok hizmet getireceği vadiyle seçmenlere ulaşmaya çalışıyor. Kendilerinin kazanmaları durumunda daha fazla hizmet sunma imkanına sahip olacaklarını ve halkı memnun edeceklerini belirtiyorlar.Yani onlarda da öncelik meselesi hizmet odaklı bir çalışma.
Hüda par kendini test etme derdinde. Her ne kadar Türkiye’nin yarısından fazlasında örgütlenme çalışmasını tamamlamış olsa da Kürt ve din orjinli bir yapı. Şimdiye kadar illegal yapının gölgesinden kurtulma çabası gösterme eğiliminde. Bir nevi legal siyasal alanda mücadele etme uğraşı veriyor. Merkez olarak seçtiği yerlerde de yerel yönetim konusunda halkın desteğini istiyor. İddialı olduğunu söylediği yerlerde karşısındaki güç Kürt legal siyaseti olunca da durum kritik hale geliyor. Çünkü her iki gücün de geçmişte illegal alanda sahip oldukları birikimler çatışmadan ibaret.
İşte tam da böylesi bir ortamda aklıselimle hareket etmek gerekiyor ki bunun ilk adımını da AKP il yönetimi atmış oldu. Sanırım bu adım önümüzdeki dönemde kızışacak olan seçim ortamını serinletme zemini hazırlayan bir adım olmuştur. Bu adımdan dolayı da kendilerini kutlamak gerekiyor.