Geçen gün bir ahbap ayak baş parmağındaki ağrı ve şişlik şikayetiyle hastaneye gitmiş.
Hekimi birtakım tahliller istemiş ve
Gut hastalığına ilişkin tahlil normalden yüksek çıkmış.
Hekim birtakım tavsiyelerde bulunmuş.
Hastalığını kafaya takmış, şimdi ne olacak bana diye dert yandı.
Peki Gut hakkında ne biliyoruz?
Gut, eklemlerde şiddetli ağrı, şişlik ve sertliğe neden olan bir artrit türüdür.
En sık ayak baş parmaklarını etkiler.
Vücuttaki aşırı ürik asit denilen kimyasal maddenin eklemlerde birikip kristalleştiğinde ortaya çıkar.
Yani kanda aşırı ürik asit, gut hastalığının ana nedenidir.
Vücutumuz alkol, hindi ve kaz, karaciğer ve deniz ürünleri gibi belirli yiyecek ve içeceklerde yüksek miktarlarda bulunan pürin denilen kimyasalın parçalanması sırasında ürük asit oluşur.
Ürik asidin ana maddesi pürin alımını sınırlamaya çalışan kişiler hindi, kaz yerine ördek veya tavuk tercih edebilir ve sakatatlardan tamamen kaçınmalıdır.
GUT HASTALIĞI RİSK FAKTÖRLERİ
Gut riskini artırabilecek çeşitli faktörler şunlardır:
Yaşlılık: Gut, yaşlı yetişkinlerde daha yaygındır ve çocuklarda nadiren gelişir.
Cinsiyet: 65 yaşın altındaki kişilerde gut, erkeklerde kadınlara göre dört kat daha yaygındır.
65 yaşından sonra erkeklerde üç kat daha yaygındır.
Genetik: Ailede gut öyküsü olması, kişinin riskini artırabilir.
Beslenme seçimleri: Alkol, vücuttan ürik asit atılımını engeller ve yüksek pürinli bir diyet vücuttaki ürik asit miktarını artırır.
Alkol, kabuklu deniz ürünleri ve pastırma, hindi, geyik eti ve sakatat gibi bazı etlerin tüketimi gut riskini artırabilir.
Kurşun maruziyeti: Çalışmalar, kronik kurşun maruziyeti ile gut riskinin artması arasında bir bağlantı olduğunu öne sürmüştür.
İlaçlar: Bazı ilaçlar vücuttaki ürik asit seviyelerini artırabilir.
Bunlar arasında bazı idrar söktürücüler ve salisilat (aspirin ) içeren ilaçlar bulunur.
Kilo: Aşırı kilolu veya obez olmak ve yüksek oranda iç organ yağına sahip olmak, gut hastalığı riskinin artmasıyla bağlantılıdır.
Ancak bu faktörlerin hiçbiri doğrudan hastalığa neden olmaz.
Diğer sağlık sorunları: Böbrek yetmezliği ve diğer böbrek rahatsızlıkları, vücudun atıkları uzaklaştırma yeteneğini azaltarak ürik asit seviyelerinin yükselmesine neden olabilir.
Gut hastalığıyla ilişkili diğer durumlar arasında yüksek tansiyon ve diyabet bulunur.
Gut, pek çok kişiyi etkiler ve erkeklerde en yaygın görülen yangısal (inflamatuar) artrit türüdür.
Genel olarak, kadınları erkeklere göre etkileme olasılığı daha düşüktür, ancak menopozdan sonra gelişme olasılığı artar.
Gut atakları aniden başlayabilir ve zamanla tekrarlayabilir.
Bu tekrarlama, iltihap bölgesindeki dokuya yavaş yavaş zarar verebilir ve ataklar son derece ağrılı olabilir.
Gut hastalığının başlıca belirtisi şiddetli eklem ağrısıdır.
Eklem iltihabı ve renk değişikliği görülebilir.
Belirtiler genellikle geceleri başlar ve uykuyu bölebilir.
Etkilenen eklem şişmiş, sert veya sıcak hissedilebilir.
Gut hastalığı sıklıkla ayak başparmağının tabanındaki eklemde gelişir.
Ancak ayağın ön tarafında veya ayak bileklerinde, dizlerde, dirseklerde, bileklerde veya parmaklarda da gelişebilir.
Gut hastalığı, ani başlangıçlı semptomlarla akut veya daha sık alevlenmeler ve uzun süreli semptomlarla kronik olabilir.
TESTLER VE TEŞHİS
Gut, semptomları diğer rahatsızlıkların semptomlarına benzediği için genellikle teşhis edilmesi zor olabilir.
Gut hastalığı gelişen çoğu kişide yüksek ürik asit seviyeleri bulunur, ancak bu bir alevlenme sırasında tespit edilemeyebilir.
Kanda yüksek ürik asit seviyeleri, gut hastalığının ana tanı kriterleridir.
Bunu değerlendirmek için bir Dahiliyeci ve/veya
Romatizmal hastalıklar uzmanı kan testi ister ve
Başka testler ve incelemeler de yapabilir.
Gut tedavisinde genellikle reçeteli ilaçlar verilir.
Bu ilaçlar semptomları tedavi etmeye, gelecekteki alevlenmeleri önlemeye ve böbrek taşı ve başka komplikasyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
Not: Bu yazı, yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel tıbbi tavsiyenin yerine geçmez. Acil bir tıbbi durumunuz olabileceğini düşünüyorsanız, derhal hekiminizi veya Acil 112'yi arayın. Tedaviye başlamadan veya tedaviyi değiştirmeden önce daima aile hekiminize danışın.