AÇLIK GREVLERİNDE ÖLÜMLER GELİYOR: RİCAAT DEĞİL İCRAAT YAPIN

Abone Ol
Türkiye cezaevlerinde PKK ve PAJK mahpusları tarafından süresiz ve dönüşümsüz olarak 12 Eylül 2012 tarihinde başlatılan ve ölüm sınırına dayanan açlık grevlerinde ölümler kapıya dayandı. Demir kapıların ardından ölümler gerçekleşmeden, tabutlar çıkmadan artık hükümetin adım atması grevcilerin de bu gerçekliği görmesi gerekiyor.
Bizim hiçbir şekilde ölüm olayını tasvip etmemiz beklenemez. Aynı şekilde insanların değer yargılarına ve inançlarına karşı saygıda kusurumuz veya anlayışsızlığımız da söz konusu olamaz. Ancak takdir edilmelidir ki her sorunun bir çözümü de olmak zorunda.
Hükümete, başına ve Bakanlarına artık rica etmekten vazgeçip gerekli olan adımları atmalarını öneriyoruz. Açlık grevini bitirin diye rica edeceğinize bozuk olan(!) kosterinizi tamir edin de hem ülke rahatlasın hem siz! Bu grevleri bitirecek olan çağrının o bozuk olduğunu söylediğiniz kosterin gitmek istemediği yerden gelebileceğini aslında çok iyi biliyorsunuz bu nedenle artık ricatı bırakın ve icraat yapın.
Açlık grevinde olanlara da hatırlatmak isteriz ki şu ana kadar yaptığınız eylem ve gösterdiğiniz kararlılıkla mesajınızı net olarak ortaya koymuş bulunmaktasınız. Amacın gerçekleşmesi için Türkiye kamuoyu gerekli hassasiyete ve bilince ulaşmış bulunmaktadır. Bu nedenle artık kendinizi ölüme yatırmaya gerek olmadığını düşünmekteyiz. Bu kararınızı artık gözden geçirmenizi ve size sevgi ve hasret ile bağlı olanların feryatlarını ve saygılarını da artık görmenizi öneriyoruz.
Bu çağrılarımızı İnsan Hakları Aktivistleri olarak yapıyoruz.
Aydın olarak yapıyoruz.
Vicdan sahipleri olarak yapıyoruz.
Kürt olarak yapıyoruz.
Türkiyeli olarak yapıyoruz.
Dünya ve Ülke bu mesele karşısında duyarlılığını artırmalı ve gerekli hassasiyeti göstermelidir çağrılarımızı yeniliyoruz ancak ölümlerin olmaması için de herkesin çaba göstermesi gerekmektedir.
Ülkemizde değişik tarihlerde bu tür eylemlerin gerçekleştirildiğini ve bu güne kadar bu eylemlerde 144 kişinin yaşamını yitirdiğini bilmekteyiz. Ancak kabul edilmelidir ki hem talepler noktasında hem de eylemin boyutları noktasında bu eylemler diğer eylemlerden ayrı özellikler taşımaktadır. Bu eylemlerde ortaya çıkacak olan olumsuz bir durum ülkenin barış ve kardeşlik duygularına büyük bir darbe vurma ihtimalini de barındırmaktadır. Bu nedenle açlık grevlerinde ölümler ve sakatlıklar yaşanmadan hükümetin talepleri karşılamaları gerektiğini bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Asıl olan cezaevlerinde ölümlerin olması değil burada bulunan insanların topluma kazandırılmaları ve özgürlüklerine kavuşturulmalarıdır.
Bu nedenle hükümetten beklentimiz insanların ölmesine neden olabilecek tavırlar yerine insanların yaşaması ve yaşatılması için adımlar ve kararlar almasıdır. Mevcut durum kişilerin hissiyatları ile hareket etmelerini kaldıramayacak kadar hassastır. Herkesi aklın ve vicdanın gerekleri doğrultusunda hareket etmeye çağırıyoruz.
Açlık grevlerinde ölüme hayır diyoruz!   
Taraflara açlık grevlerini bitirecek adımlar atmalarını öneriyoruz ve inadın yerini sağduyuya bırakmasını diliyoruz.