‘Yüz Yüze Batman’ kitabımda iş insanı Selahattin Arı’nın babası Ali Arı, İluh Deresi’nde bir zamanlar berrak akan suda balık avladığını söylemişti. Yine merhum Arı, DDY Batman Garı’nın arkasındaki bir gölden İluh’a akan suyun içildiğini de söylemişti…
1955 Yılında Batman Rafinerisi’ni yapan Parsons şirketinin sahibi Ralph Parsons’un çektiği fotoğrafta kerpiç konakların arasında geçen o dere suyunun, o zamanlar İluh’ta oturanların can suyu gibiydi. O dönemlerin çiftçileri tarlalarını suladığı, hayvanlarının su ihtiyacını karşıladığı dere, şimdilerde ne hale geldi…
İLUH DERESİ BERRAK AKARSA…
İluh Deresi’ni yazmak acımızı depreştiriyor.
Günün birinde bu derenin çevresine vereceği huzurlu ortamı yazacak mıyız!
Yarım asra yaklaşan gazetecilik hayatımızda yazmaktan hep muzdarip olduğumuz bir konuyu sürekli yazmaktan üzüntü duyduk hep.
Bir türlü çözülmeyen bu sorun, bize kimsesiz olduğumuzu hissettirdi.
Tabii kimsesizlik duygusu acıdır.
Sayın vekilimiz Ferhat Nasıroğlu ve Sayın Valimiz Ekrem Canalp’in öncülüğünde son yapılan çalışmalar bizi umutlandırdı ve bu umudu diri tutmak istiyoruz.
SESSİZ ÇIĞLIK ATAN DERE
Sesiyle duyuramıyor ama yayılan kimyasal kokuyla çığlık atıyor.
İluh Kentsel Dönüşüm çalışmaları kapsamındaki İluh Bulvarı’ndaki park, peyzaj ve ulaşım projelerinin son durumunu hakkında bilgi edinmek ve görmek için önceki gün 3-4 saat dere güzergâhında gezindim.
Yerel yönetim o bölgeyi çirkin manzaradan kurtarmak için örnek bir projeyi hayata geçiriyor, ancak derenin içindeki o suyu görünce bir süre şaşırarak duraksadım.
Yaz mevsimi gelince mısır ağırlıklı tarlalardan gelen sularla toprak rengine bürünmüş ve saldığı kötü kokuyu yayarak adeta sessiz çığlık atıyor dere.
Yerel yönetim, o bölgenin fotoğrafını değiştiriyor.
Ancak derede artan kirlilik sadece doğayı değil, geçim kaynaklarını da tehdit eder gibi.
Her yaz bu mevsimde İluh Deresi’ndeki su manzarası, çevresindeki mahalle sakinleriyle çevrecileri endişelendiriyor.
İluh’ta bir semt sakinini dinlerken anlamlı söylemleri beni bir hayli etkiledi;
“Görüyorsunuz, bir süredir belediye bu güzergâha hayat veren yeşil alan projeleri için uğraşıyor. Ancak, dere içindeki manzara çevreye en büyük darbedir.”
NEDEN BU MANZARANIN ÖNÜNE GEÇİLEMİYOR?
Laf lafı açtı…
Bir grup Karşıyaka ve Petrolkent sakini de sohbetimize katıldı.
İluh Deresi’ne yakın mesafede oturan semt sakini haklı olarak sordu;
“Her sene Haziran’ın başında dere toprak renginde akar, Ağustos’un sonuna kadar devam eder. Peki neden bu manzaraya kimse dur diyemiyor? Suyla birlikte tonlarca toprak da akıyor.”
Habip Başkan Parkı’nda da dinlenen birkaç vatandaş, bizi görünce yakınmaya başladılar;
“Keşke derenin içi berrak aksaydı. Tıpkı Eskişehir-Porsuk’ta tekneler nasıl derede geziniyorsa bizde de böyle bir imkân olsaydı. Derenin çevresi değişiyor ama suyu hep kirli akıyor. Atıklar da bu dereye akıyor ama mısır tarlalarındaki su fazla olunca dere toprak renginde akıyor.”
70 yıl önce ülkenin ilk rafinerisi Tüpraş ile TPAO tesisleri kurulduğunda atık suları arıtmadan dereye bırakılması, yıllarca yalnızca İluh’u değil, bu derenin birleştiği Batman Çayı’nı ve dolaylı olarak bölge ekosistemini de tehdit ediyordu.
Dereye akan tüm olumsuz akıntılar engellenmelidir.
Adı deredir ve derelerden sadece temiz su akar.
DERENİN İÇİNE DE EL ATMAK GEREKİYOR
O yıllar öncesinde balıkların yaşadığı, büyükbaş hayvanların da suyundan yararlandığı İluh Deresi ne yazık ki geçmişte olduğu gibi şimdi de berbat bir manzarayla iç içe artık.
Çevresinde güzel çalışmaların yapıldığı derenin içine insanın bakası gelmiyor.
İlgili kurumlar, bundan böyle derenin kirletilmemesine yönelik, gerekirse cezai yaptırımlar da uygulamalı.
Geçmişten günümüze yetersiz cezalar ve zaman zaman petrol türevi atıkların da karıştığı İluh’un çevresinde yapılan bu güzel projeler dururken, içinin karartıcı bir manzarayla olması herkesi üzüyor.
Yılların kanayan yarası konumundaki İluh, sadece kirliliğiyle değil, sel felaketleriyle de can ve mal kaybına yol açmıştı.
Elbette son dönemlerde İluh Deresi’ni kurtarmak için önemli adımlar atıldı.
Yukarıda da değindiğimiz gibi, çevresinde projelerin sürdüğü bu dere için de sağlam bir denetim şart.
Unutulmasın ki İluh Deresi’nin içi sadece bugün değil, her sulama döneminde tonlarca toprağımızı da heba ediyor.
Zaten 42 yıldır, ‘İluh Deresi sorunu’ diye yazdığımızda derenin kendi makûs talihine ses olmaya çalışıyoruz.
Çevresinin güzelleşmesi de en büyük arzumuz fakat öncelikle derenin ıslahı en büyük önceliğimizdir.
Artık çevresindeki semt sakinlerinin sesine kulak verilmeli ve bu dereye Batman Barajı’ndan berrak suyla sürekli yenilenme sağlanmalı.
Belediye’nin dere çevresine kuracağı kamelya ve yeşil alanlarda dinlenecek herkesin, dere içinde berrak suyu görmek hakkı diye düşünüyoruz.
Şehrin o karşı yakasındakiler ve tüm ilgililer bu konuda el ele vermeli ve İluh Deresi’nin makûs talihini değiştirmeli diyoruz, son olarak.
Sağlıcakla kalın.