90 YILLIK GAR

Abone Ol
Cömertçe savurmuş çığlığını tren... Burası istasyon ya da gar mı ki, duraklayacak değil ya? Geçmiş zaman çığlığından arda kalanlar tutunamayıp dallara kayıvermiş, raylara ortalık çığlık, kıyamet...

1950’nin Kasım’ında Batman Gar’ına neredeyse dizboyu düşen beyaz örtü; siyah-beyaz bir görüntüyü gözler önüne sermiş. Dönemin petrolcüleri, bir zamanlar tanık oldukları birçok güzellikleri, insanları, sokakları, evleri dondurmuşlar. İşte o karelerden biri de 90 yıllık DDY Batman Gar’ından. Rafineriden yüklediği yakıtı şimdiki gibi İç Anadolu’ya sevk eden o vagonlar art arda...

KARA ALTIN GÜNÜMÜZE IŞIK TUTMUŞ
Günümüzde yaşanmış olan teknolojik atılımlar ve dönüşümler, fotoğraf sanatının o ilginç serüvenini hiç etkilemedi. Fotoğraf, hala serüvenini ve gelişmesini sürdürüyor.
Geçmiş ve gelecek, mekanlar-yüzler-sülietler... Bakmaktan ve görmekten öte, önemli olan görebilmeyi, yakalayabilmeyi akla getirir fotoğraf sanatı.
Kara altının tanıkları, Batman’ın dününü o anda dondurdukları karelerle günümüze getirmeyi başarmışlar.
Raman dağı ve çevresinde neredeyse 90 yıl öncesinde petrolü keşfedenlerin o dönemlerde çektikleri kareler bu şehrin dününü bize anlatıyor.
Yıl 1950... Aylardan Kasım. Şimdiki gibi doğanın kirlenmediği ovaya bereketin yağdığı dönemlerde siyah-beyaz bir kare önümüzde duruyor.
Neredeyse 90 yıllık tarihe sahip su kulesi, Batman ovasının tek-tük yapılarındandı.
Batman son yıllarda büyük göç alan illerin başında geliyor.
Elbette bu göç kentin yapılanma ve yaşamsal fiziğini değiştirecektir.
Ve öyle oldu, o kadar ki; bırakın 50-60 yıl öncesini belki de 5-10 yıl önce çekilen fotoğraflarda bambaşka bir Batman görebilirsiniz.

SAAT KULESİ OLMALIYDI
Dönemin petrolcülerinin 60-70 yıl önce çektikleri o kareler bir belge niteliği taşır.
Geçmişten geleceğe, günümüze ışık tutan o fotoğraflar, kimi zaman sesleri yansıtır. Fotoğrafla yaşamak kentin geçmişini belgeliyor.
Kim ne derse desin eski petrol emekçilerinin kareleri, bir kentin hikayesini anlatıyor.
Hafta sonu aktivist Emin Bulut’la, yaşı 90’ı bulan DDY Batman Garı’ndaydık.
İstasyon olarak bilinen o tarihi Gar’ın çay bahçesi, eski binaları, DDY emekçilerinin raylar üzerindeki çek-çek araçlar müzelikti.
On binleri ağırlayan DDY bahçesinde gövdeleri bir metre genişliğindeki çınar ağaçlarının gölgeliklerinde halen yaz sıcağında dinlenenler var.
Eski İluh’un ilk yapıları arasında yer alan Gar’daki su kulesi 10 yıldır tadilat bekliyor.
İç Anadolu’ya yakıt taşıyan kara tren eski vagonlarının yanı sıra DDY Garı Batman Rafinerisinin malzemelerinin taşındığı adres olmuş.
O tarihi Gar’da bir de yük treninde canlı hayvan, yoğurt ya da hububat taşınmış.
Petrol türevleri ile bölgede yetişen ürünlerin taşındığı tek ulaşım aracından biri de yük vagonlarıydı.
İçinden tren geçen küçük bir petrol kasabası sakini iken, tren sesi özellikle petrolcüleri heyecanlandırdı.
İlk petrolcülerin yolculuk yaptıkları tek adresti; DDY Batman Garı...

ŞİMDİ DE NOSTALJİNİN ADRESİ
Bu şehrin dününü, günümüze taşıyan adreslerden biri DDY Garı’dır.
Raman ve Garzan kamplarında 50-60 yıl önceki yaşamdan kesitleri bulmak çok zor.
Ancak şehrin ortasında kalan DDY Batman Garı ise halen şehrin dününü size özetliyor.
Gar bitişiğindeki çay bahçesi hemen yanıbaşındaki Cumhuriyet meydanı ve az ötedeki Türkiye Petrolleri’nin tesisleri, bir dönemlerin ‘Kara altın’ kasabasından kesitler sunuyordu.
İlçe olduğu dönemlerde bayram ve etkinliklerin yapıldığı Cumhuriyet meydanına uzanan Demiryolu geçitlerindeki çan çan sesleri, stabilize yollardan geçen faytonların buluştuğu o eski alandaki atların nal sesleri...

‘Batman’ yazılı tarihi istasyon, bu şehrin dünüdür.
O istasyonun tanıklarından biri anlatıyordu;
“Kara tren geldiğinde istasyona koşardık. Uzaktan onu ilk göreni şaşırtacak kadar heybetliydi. Sanki direklerinden tutulup kolayca oturtulmuş gibi Batman ovasından süzülüp geliyordu. Su kulesi, makaslar bir yerlere bir şeyleri götürmeyi bekleyen yük vagonları. Resmi işaretleriyle Batman istasyonunu gösteriyordu, tren yavaşlıyordu.”
İşte şimdi de o tarihi Gar’da dünden kalan birkaç sararan kare...