155 POLİS İMDAT

Abone Ol
155 Polis İmdadı aradığınızda karşınızdaki kişiden size yardımcı olmasını beklersiniz. Ancak 22/08/2010 Pazar günü 22.00 de 155 polis imdat arandı ve şu gelişmeler yaşandı;
155 Polis imdat. Lütfen şu adrese gelir misiniz?
Olay nedir?
Tartışma sonucu tarafların yakınlarını telefon ile araması, burası karışacak
Tamam bir ekip gönderiyoruz
Ancaaaak aradan 1 saatten fazla süre geçmesine rağmen kimse gelmemiştir. Taraflar sükunete çağırılmış, mahallenin hatırı sayılır kişileri kızgın tarafları barıştırmıştır. DE ya barışma olmamış olsaydı, ya silahlar konuşsaydı. Yazık günah değil mi bir anlık öfke sonucu bir çok insan yaralanmış ya da ölmüş olacaktı. Ancak halkımız ne olursa olsun polisi gördü mü bir miktar gevşeyebiliyor. Polisin niçin olay yerine gelmediğini bilmiyorum. Son PKK eylemlerinden ötürü mü ? Kim bilir belki de olayı bir pusu görmüş olabilirler. Çünkü olayın çıktığı yer Bağlar Mahallesiydi. Ya da görevinin başındaki bayan bir şekilde unuttu mu, nedendir bilinmez. Aradan bir saatten fazla süre geçer ve 155 tekrar aranır. Yine aynı bayan sesi.
Hanımefendi niçin olay yerine bir ekip göndermediniz?
Beyefendi saldırı sizin şahsınıza mı?
Ya her neyse, taraflar barıştı ancak büyük bir facia da olabilirdi, niçin gelmediniz?
Beyefendi sizden başka 155’i kimse aramadı
Kaç kişinin daha olaya gelinebilmesi için 155’i araması gerekiyor?
Cevap yok
Bakın bu yaptığınız doğru değil. Daha önceden de biliyoruz ki 155 arandığı zaman telefon kapatıldıktan sonra teyit için bu sefer 155 arayan kişiyi arar. Bakar ki doğrudur isim ve her neyse artık, olay yerine intikal başlar. Benim bildiğim öyle bir çok insanın aramasına da gerek yoktur. Tekrardan sizin aramanız gerekiyordu
Bana işimi öğretmeyin Beyefendi
Ben size işinizi öğretmiyorum Hanımefendi ama bir vatandaş olarak da neyin nasıl yapıldığını biliyoruz.
Bir dakika
Ama cevap gelmez, Hanımefendi, Hanımefendi ama cevap yoktur.
Bu Ülkede Başbakan, Bakanlar ve Valiler nelerle uğraşacaklar Allah yardımcıları olsun. Haber kanallarına göre bir olay. Şimdi ben bu 155 merkezinde görevli olan Bayandan şikayetçiyim desem, kalkıp ilişkileri zorlayıp en üstlerde dile getirsem, oradan da görsel basını kullansam, STK’lara gitsem, diğer gazeteci arkadaşları da konuyu takip etmelerini söylesem elime ne geçecek? Ekmeğinin peşinden memleketinden buralara gelmiş bir kızcağızı zor duruma sokmaktan başka. Ama diğer taraftan da düşünüyorum da ya o gece birileri ölseydi, birileri boynu bükük kalsaydı. Bu duygular içinde gidip geliyorum. Devletin memurunu devlete gambazlamak ile gambazlamamak arasında gidip gelirkene karar verdim yazacağım. Tarihe dip not düşsün ve görevini hakkıyla yapmayan polis memurları gereken cezayı çeksin diye. Ama söz veriyorum bu yazıdan başka da olayı deşmeyeceğim. Yapabilecekken yapmayacağım. Ancak şunun da bilinmesini istiyorum: Türkiye artık eski Türkiye değil ve bizler de halk olarak eski sindirilmiş bir halk değiliz. Yakında 12 Eylül anayasası da tarihe karışacak zaten. Bundan sonra kimsenin yaptığı kimseye kar kalmayacak.
Ancak şunu da hemen belirtmeliyim ki bundan yaklaşık 1 sene önce yine benzer bir olay için 155 yanımda arandı ve 3 dakika içinde de ekipler oradaydı. Yani gelişmiş ülkelerde bile 180 saniye de bir olaya müdahale edilebilir mi? Batman’da edilebiliyormuş. Ama sonradan Emniyet Müdürümüz Hasan Ali Bilim ile Gazeteciler Cemiyetinin Lokalinde ziyaret sebebi ile geldiklerinde olayı öğrendim ki ; her bir yerin, mahallin bir ekibi var ve vatandaş şikayet için 155’i aradığında o mevkiye çok yakın bir ekip bulunmuş olabilir. Çok kısa sürede olaya müdahale yeteneği aslında devriye gezmekten kaynaklanıyormuş.
Son olarak şunu belirtmek istiyorum. Vatanını, insanını seven polisi seviyoruz. Ergenekon tipi yapılanmaları içselleştirmiş, ırkçı polisleri sevmiyoruz. Milletin namusunu koruyan polis ile 1995’lerde vuku bulan Manisa olayında lise öğrencilerine kız-erkek coplu işkenceci polisleri bir kefeye koymak son derece yanlış. İyi ile kötüyü ayırmak lazım. O yüzden de amacımız belden aşağı vurmak değil.